- Kategori
- Futbol
Belediye süper ligi süpürüyor

BELEDİYE
Spordaki asıl amacının kitlelere spor yapma imkanını sağlamak, onlara spor, yürüyüş, koşu alanları, bisiklet yolları, açık hava voleybol, basketbol sahaları açmak olan Belediye’lerin takım kurarak, neden profesyonel liglerde yer aldığını anlamış değilim. Bir de şu var;
Bu şehirde yaşayan biri olarak, ona verdiğim vergiler karşısında bir de taraftarı olduğum takımı yenmiyorlar mı?. İşte o zaman daha çok kızıyor, daha çok öfkeleniyorum.
Futbolumuzun en köklü ve en çok kazanan kulüpleri olan İstanbul’un 3 büyükleri bile 100 milyonları aşan borçlara sahipken, Belediye’nin bu işi para kazanmak için yaptığı düşünülemez. Reklam desen, rakibi yok, neyin reklamı?.
Haydi İstanbul’un Süper ligdeki tek takımı desen o da değil. Üstelik bu kulüplerin yanında zurnanın son deliği. Esamesi okunmaz. O halde amaç nedir?. Anlamış değilim.
Haydi İstanbul’dakini geçelim. Her şehrimizin esas takımı yanında bir de Belediye takımı var. 3. lig bir Belediye ligine dönüşmüş. Malatyaspor var, Malatya Belediye var, Denizlispor var, Denizli Belediye var. Şanlıurfaspor var, Şanlıurfa Belediye var. İstanbul Kartal var, Kartal Belediye var. Aklıma hemen gelenler bunlar. Bunlar aynı ligde aynı şehrin takımına rakip de olabiliyor!. Avantaj mı, dezavantaj mı?.
Bir şehri temsil eden bir takıma destek olabilir ama Belediyespor diye 2.bir takım çıkarması doğru gelmiyor bana. Belediyeler borç içinde. kaynak ve enerjilerini gerçek hizmetlerine ayırmaları daha doğru olur diye düşünüyorum.
Bütün bunlara karşı, İstanbul Belediye’sinin profesyonel futbol takımını da son derece başarılı buluyorum. Beni yalanlarcasına başarılılar.
Bir takım düşünün, Hiç taraftarı yok. Onlar için avantaj mıdır bilmiyorum, belki baskı yemiyorlar ama bütün iç saha maçlarını kimsenin gitmek ve oynamak istemediği Atatürk Olimpiyat stadının sessizliğinde, rüzgar ve soğuğunda oynuyorlar. Öyle ahım şahım, tanınmış futbolculara da sahip değiller. Takımdan 5 kişi say deseler, kolay kolay kimse sayamaz. Buna rağmen bu takım, ligin kimyasını bozuyor, şampiyonluğun kaderini belirliyor.
Şüphesiz T.Direktörleri başarılı ve bunu defalarca kanıtladı. Abdullah Avcı bu takımla bu sene tarihi bir başarı yakalamak üzere. Bugün deplasmanda Gaziantepspor gibi güçlü bir takımı söke söke 3-2 yenmeyi başarmışlar ve ligin 6.sırasına yerleşmişler.
Abdullah Avcı’nın en büyük özelliği ise rakiplerini iyi analiz edebilmek. Bunu sahada fark edebiliyorsunuz. İst. B.Belediyespor şampiyonluğun kaderini çiziyor demiştik. Bu takım hepsinde puanlar almış. Boşu yok.
Fenerbahçe’ye 1-0 yenilmiş, sonra 2-1 yenmiş. Geçen sene de yenmişlerdi. Beşiktaş’la 1-1 berabere kalmış, 2-0 yenilmiş, Bursa’da 6 gollle yenilmiş, İstanbul’da 2-1 yenmiş ve ligi tekrar dengeye sokmuş, Bursa’nın arayı açmasına izin vermemiş. Trabzonspor’dan sahasında 6 gol yemiş, gitmiş Trabzon’da 0-0 berabere kalmış. Galatasaray’la Ali Sami Yen’de 1-1 berabere kalmış, 2. maçı henüz oynamamış.
Bir yandan Belediyelere ‘’neden işinizi yapmıyorsunuz?. Profesyonel futbol sizin işiniz mi?’’
Diye kızarken, Abdullah Avcı ve ekibinin başarısı karşısında söyleyecek söz bulamıyorsunuz. ‘’Ondaki imkan kimde var?’’ diye sormak yersiz. Ligden düşen Denizlispor ve Diyarbakırspor maddi, manevi herhalde bu takımdan daha az destek gören takımlar değildi. Hemşehrisi Kasımpaşa’nın bile daha fazla imkanları var.
İstanbul’da 3 büyükler varken, diğer takımların ligde şansı pek olmuyor. Ne Sarıyer, ne Karagümrük, ne İstanbulspor bu ligde tutunamadılar. Bu İstanbul’un Belediye takımı da
Kesin bu sene gider derken, iyice tecrübe kazandı. Güçlerini zorluyorlar. Kolay maçları kaybetmese, neredeyse UEFA ya gidecek bir derece yakalayacaklardı.
Ne yapalım?. Suyu, aydınlatmayı, çöpleri, ulaşımı ihmal etmesin, ikide birde zam yapmasın da, ne yaparsa yapsın. .
Süper ligi süpüren bu takımı ve hocasını ise, istemesem de alkışlamaktan başka çare yok galiba.