- Kategori
- Psikoloji
Belirlenmiş mutluluk alanınızı en üst düzeyde yaşayabilir misiniz ?

GEÇMİŞİMİZDEN HOŞNUT OLMAK,
BELİRLENMİŞ MUTLULUK ALANINIZI EN ÜST DÜZEYDE YAŞAYABİLİR MİSİNİZ ?
Olumlu duygu ,geçmişle, şimdiyle ya da gelecekle ilgili olabilir. Gelecekle ilgili olumlu duygular arasında, iyimserlik,umut, inanç ve güven bulunur. Şimdiki zamana ilişkin olumlu duygular, neşe, keyif, sakinlik, zevk, coşku, haz ve ( en önemlisi) akıştır; çoğu insanın gelişi güzel, ancak çok dar bir anlamda,”mutluluk”tan söz ettikleri zaman kastettikleri duygular bunlardır. Geçmişle ilgili olumlu duygular arasında, doyum, hoşnutluk, memnuniyet, gurur ve dinginlik yer alır.
Duygunun bu üç anlamının birbirinden farklı olduğunu ve aralarında mutlaka sıkı bir bağ bulunması gerekmediğini anlamak çok önemlidir. Her üç anlamda da mutlu olmak istendik bir şey olsa da, her zaman gerçekleşmez. Geçmişimizle gurur duyabilir ve geçmişimizden hoşnut olmayabiliriz ve geleceğe karamsar bakabiliriz. Benzer bir biçimde, şu anda pek çok hoşluk yaşarken, geçmişle ilgili kötü duygular besleyebilir ve gelecekten umutsuz olabiliriz. Üç farklı mutluluk türünün her birini öğrendiğimizde, geçmişimizle ilgili duygularımızı, gelecek ile ilgili düşüncelerimizi ve şu anki yaşantımızı değiştirerek duygularımıza olumlu yön verebiliriz.
Geçmişle ilgili duygular, sevilmek, memnuniyet, önemsenmek, huzur, gurur, sevilmediğine inanmak, adaletli davranılmadığına inanmak, değer verilmemek, dinmeyen bir acı ve intikam dolu bir öfkeye kadar değişiklikler gösterebilir. Bu duyguları belirleyen, tamamen, geçmişle ilgili düşüncelerimizdir. Bir birey üzgün olduğunda, mutlu anılardan çok üzücü anıları anımsaması çok daha kolaydır. Bilinçaltımız daha çok negatife odaklıdır. En ufak yaşadığımız bir olay, duygu, düşünce bizi hemen daha önce yaşadığımız olumsuz duyguya götürerek bizi aşağıya çeker. İlişkilerimizde bunu daha çok yaşarız. En ufak bir davranış bak bu da aynı mı diye tedirgin olup ön yargılarımız devreye girer ve ilişkilerimizi sabote ederiz farkında olmadan.
Duygusal yaşamımızın bir bölümü anlık ve tepkiseldir. Geçmişle ilgili tüm duyguları tamamendüşünce ve yorum yönlendirir: Örnek verirsek;
- Canan ve Ahmet boşanmıştır. Canan ne zaman Ahmet tin adını duysa, onun kendisini aldattığını anımsar ve olayın üzerinden yirmi yıl geçse de, içinde hala yakıcı bir öfke duyar, ve bu öfke bugünlere taşındığı için yeni ilişkisinde an da olmayı her zaman başaramaz. En basit yaşadığı olaylarda bile bilinçaltı onu o ana götürür ve belki de mutlu olacağı şu andaki ilişkisini sabote edebilir.
-Yasemin, yaşamına geriye dönüp baktığında, huzur, sevgi dolu mutlu olduğunu hisseder. Ailesi gelecek olarak ona bir şey verememiş olsa da kendinin mücadeleci olması ve hayata sımsıkı sarılmasıyla aştığı zorluklar onun “ o meseleyi kapattığını” hisseder ve an da olmasının huzurunu mutluluğunu yaşar.
-Kardeşiniz, sizin başarınızı masum bir şekilde sizi takdir ediyor, tebrik ediyorken içinizde öfkenin, kızgınlığın kabardığını hissediyorsunuz. Her şey, kardeşinizin anne babanızın size olan sevgisini çalmış olmasından kaynaklanan kıskançlıkla başlıyor; bunu nasıl ihmal edildiğinize ve sen yapamazsın kardeşin daha iyi ile ilgili anılar izliyor ve sonunda hak etmeyen, gereğinden fazla ayrıcalık tanınmış kardeşinin size alaycı şekilde kutladığını takılıyor olabilirsiniz.
Bir anı ya da bir düşünce, ardından gelen duyguya müdahale de bulunur ve onu yönetir. Geçmişle ilgili sık ve yoğun olumsuz düşünceler, hoşnutsuzluk ve doyumun önünü kesen hammaddedir ve bu düşünceler, dinginliğe ve huzura kavuşmayı olanaksızlaştırır. Çocukluk dönemi sadece biçimlendirici değildir, yetişkin kişiliğimizin belirleyecisidir.
Geleceğinizi geçmişin belirlediğine mi inanıyor musunuz ?
Geçmişin geleceği belirlediğine ne ölçüde inanırsanız ? kendinizi, rotasını etkin bir biçimde değiştiremeyen bir gemi olarak görme eğiliminiz o denli fazladır.
Geçmişinizle ilgili mutluluğunuzu kalıcı olarak artırmanın üç yolu vardır. ;İlki “zihinsel” geçmişimizin geleceği belirlediği fikrinden kurtulmak. İkinci ve üçüncüsü “duygulardır” ve her ikisi de anılarınızı kendi isteğinizle değiştirmenizi içerir. Geçmişinizdeki iyi şeyleri duyduğunuz minnettarlığı artırmak ve geçmişteki hataları bağışlamayı öğrenmek, doyumu olanaksızlaştıran acıları etkisiz kılar.
Hayata olumlu bakabilmenin anahtarı geçmişi kabul etmenin özgürlüğünü yaşayarak, geleceği endişe ve korkularla değil hedef ve yürünen güzel bir yol olarak bakabilirsek ve içinde bulunduğumuz zaman diliminde an da kalmayı minnettar olduğumuz ve şükredeceğimiz bir çok şeyin olduğunu görebildiğimizde mutlu olabiliriz.
İnsan kaybolur öncesiyle, sonrası arasında bir tarafa anıları bir tarafa hayalleri doldurur,Her ikisi çoğalınca mutlu olacakmış gibi…ama sadece kaybolur.
İnsan yer arar kendine dünü de bugünü nüde satın almak ister zamanlardan. Gider gelir sürekli geçmişten geleceğe, ya bitmiştir ya da olmamıştır daha…
İnsan en çok an”dadır onu da an”lamaz..
Mutluluk An”dadır…www.hemerakocluk.com