​ Saydıcı mısın? Rağmenci mi? / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '15

 
Kategori
Psikoloji
 

Saydıcı mısın? Rağmenci mi?

Saydıcı mısın? Rağmenci mi?
 

Saydı cımısın ? Rağmen cimi ?

“Olsaydı”ve rağmen” kelimelerini kullanma biçimleri! Bu iki kelimeyi kullananlar” Eylemci” insanlarla “Söylemci” insanları birbirinden ayırır.

Engeller karşısında iki temel  insan tavırlarına baktığımızda insanlar ikiye ayrılır.

1.Saydıcılar

2.Rağmenciler

Bir hedefe doğru yürürken bir takım engellerle karşılaştığında,bazı insanlar engelleri nasıl aşacağını bulmaya ve bulduğu çözümleri uygulamayı deniyor.Engellere”rağmen” ilerlemeyi çalışıyor.Bu gruba Rağmenciler diyoruz.

Daha büyük çoğunluk ise,engellerle mücadele etmek yerine söylenmeyi;o engeli ya da engeli önüne koyduğunu düşündüğü kişileri suçlamaya seçiyor.O engel “olmasaydı”,nasıl da harika işler başarabileceğinin anlatır.Bu gruba da “Saydıcılar” diyoruz.Rağmenciler;önlerine çıkan engellere “rağmen” hedeflerine ulaşanlar,en azından bunun için yılmadan çaba gösterenlerdir.Saydıcılar ise,önlerine çıkan engeller karşısında,o engeller,olmasaydı,neler yapabileceklerini anlatıp duran,o engelden dolayı suçlayacak birilerini arayan kişilerdir.Bir insan hayatının bazı noktalarında rağmenci,bazı noktalarında saydıcı da olabilir.

Beraber ve solo söylenme korusu: “Saydıcılar”

İnsanların çoğunluğu başarılı olmak istiyor,ama engellerle karşılaşmak istemiyor.Zengin konumlu olmak istiyor,ama çabalamak istemiyor!

“Eğer param olsaydı…”

“Eğer müdür olsaydım…”

“Eğer yabancı dilim olsaydı…”

“Eğer elimden tutan olsaydı…”

“Eğer diğerleri gibi imkanlı olsaydım…”

“Eğer zorluklar olmasaydı…”

Saydılar,nasıl başarılı olabileceklerinden daha çok,neden başarılı olamadıklarını açıklamaya kafa yoran insanlardır.Mazeret bulma merkezleri gibi çalışırlar.Eylemci değil söylemcidirler.Sürekli niye yapamadıklarını açıklamaya kafa yorarlar,nasıl yapabileceklerini değil.Saydıcı mantığıyla düşünenler neden hayatı  patinaj halinde yaşar ? Benjamin Franklin bunun cevabını şöyle söyler;İyi mazeretler bulmayı başaranların,başka bir iş başarabildikleri pek görülmemiştir.! “ Neden çıkardıkları gürültü çok bitirdikleri iş yoktur ?

Yerinde sayanlar yürüyenlerden daha çok gürültü çıkarır(Cenap Şahabettin)

Baş nakarat şudur; Benimde  elimden tutan biri olsaydı!”Saydı’cılar başarısızlıklarının nedenini değiştirilmesi gereken kendi ellerinde olmayan faktörlere bağlamakta ustadırlar.Bir saydıcıyla akıl yürütme biçimiyle başa çıkamayız,”Mesela bu yazıyı okumaya başladığında keşke bu kadar uzun olmasaydı,bende daha çabuk  anlar kolay okurdum .”

Rüzgara karşı yürüyenler: ‘ Rağmenciler’

Bu tür kişiler’saydıcıların tam tersine,bulundukları herhangi bir durumda nasıl başarılı olacaklarına kafa yorarlar.Şartları,önlerindeki engelleri,kendileirne destek olmayanları suçlamak yerine,”Şimdi ve bu şartlarda elimden gelenin en iyisini nasıl yaparım”? diye düşünürler.Su gibi eğimli buldukları yerden akarlar.Önlerine set çıkarsa seti suçlamaz,kendilerini büyütür,setin üzerinden aşarlar.”Elimden tutan olsaydı” gibi başkalarını kendisine karşı borçlandıran inançlara beyinlerinde yer vermezler.Dış destekle değil,iç güçlerini kullanarak bir şey yapmaya çalışırlar.İşler kötü gittiğinde şanslarının dönmesini beklemek yerine,çabalarını iki kat çoğaltmayı seçerler,Zor zamanlarında daha fazla çalışırlar.Engelleri ve imkansızlıkları,dehalarını kanıtlamak için fırsat görürler.

‘Sıfırdan zirveye başarı öyküleri’rağmencilerin yaşam öyküsünden çıkar.Diğer kişilerin tersine unvan maçını severler.Karşılaştıkları her engelde kendilerini sınarlar.Bir engeli aştıklarında kazandıkları ivme ile diğer engeli aşma enerjisini kendi içinde üretir.Eğer önlerinde engel yoksa,göz alıcı bir başarı üretme şanslarının da olmadığını bilirler.Bu nedenle engellere karşı ,bir tür minnettarlık duygusu taşırlar.Engellerin başarıyı hak edenle hak etmeyeni ayıran,çok yararlı bir mekanizma olduğunu düşünürler.

Rağmenciler;

-Paraları olmamasına rağmen,

-Yetkilerinin olmamasına rağmen,

-Ellerinden tutan olmamasına rağmen,

-Kıskanç bir çevreleri olmasına rağmen,

-Rakiplerinin imkanlarına,şartlarına ayrıcalıklarına sahip olmamasına rağmen,

Yinede işlerine asılırlar ve bu yüzden en çarpıcı başarı hikayeleri bu kişilerden çıkar.Rağmenciler kariyerlerine ilk başladıklarında sıfır noktasındadırlar;paraları,ilişkileri,imkanları,ellerinden tutanları,yoktur.Büyük iş başarma tutkuları ve özgüvenlerinden başka,’başlangıç sermayesi yoktur’

Sırtlarını kendilerine yaslayarak harekete geçerler,Felsefeleri: Her şey benimle başlar,benimle yürür,benimle biter…

Hiçbir şeye sahip olmadığınız halde,her türlü engele rağmen yapmanız gerekenleri yapabilmelisiniz.

Atatürk’ün gençliğe hitabesinde dediği gibi, “ vazifeye atılmak için,içinde bulunduğun vaziyetin imkan ve şartlarını düşünmeyeceksin!”Herşeye rağmen,şimdi ve buradan başlamayı seçin.Göle düşmüş bir taşın yarattığı dalga gibi içten dışa adım adım büyüyün.Sorunun değil çözümün parçası olun.Söylemcilerden değil,Eylemcilerden olun.Suçlamak yerine  sorumluluk almayı deneyin.Arkanıza kendiniz aldığınızda yapamayacağınız hiç bir şey yoktur…

HAYDİ HERŞEY SENİNLE BÜYÜR…

 
Toplam blog
: 8
: 953
Kayıt tarihi
: 04.11.14
 
 

Ege'nin incisi Muğla'da doğdu.Sakarya Üniversitesi İşletme Yönetimi Bölümü'ndeki eğitim hayatında..