- Kategori
- Dostluk
Belki gelirsin !

Bir haykırışa yüklenirsin giderken, çığlık olur ardın, yerden göğe tutulur her yan. Bir nazarın için, yeter de artar tek bir sebep, yollarına düşmek için, ardınsıra, yalın ayak. Yokluğun, "gayrı kaybedecek hiçbir şeyi olmayanındır, ölüme nispet yalın bir duruş.
Ve yokluğun!
soğuk sabahtır,
Ay yüzlü bebek çığlığı.
Göğsüne yeminlerin vurulduğu kızıl akşam.
Uzun oldu zaman, ben sıyrıldım nedensiz bir şekilde, alışamadığım yokluğundan, garip bir umut taşıyorum şimdi içime, karşılık beklemeyen ameleyim, taşıyorum “belki gelirsin” adlı umudu.
Belki gelirsin !
Gönlümün yeşilinden kopardım, Göğün mavisinden sağdım. Ve sana baktım, yokluğunda kullanmak üzere biriktirdiğim bakmalarımdan bir bakışla. gözlerimle kardım mavi ile yeşili. ve tebessümler damıttım, Turkuaz tadında. Belki gelirsin!
Ve sen gideli beri; dinlemedim , yokluk temalı öyküleri, senden nefret ettirecek hiçbir düşü kurmadım, hiçbir masala kulak asmadım. Belki gelirsin!
Gözlerimde umut, Gözlerimde sevinç,
Gözlerimde "ne bilim işte" .
Hani ! belki gelirsin.
-Geldin mi?
- !
-Hoş geldin.