- Kategori
- Yurtdışından Bildiriyorum
Belli mi olur...

Özgün kartvizit merak uyandırabilir, biz cazibesine kapılmıyoruz. Resim int. alıntı
Kendimle mücadele ettim durdum.
Yabancılar tarafından verilen kartlar tehlike saçıyor.
Uyarsam mı yoksa uyarmasam mı daha hayırlı olur...
“İlhami: Uyarma, uyanıkları da uyarırsın bir nevi tüyo vermiş olursun, tatbikata geçerler, günaha girersin”
Ben onu bunu bilmem, belli mi olur belki de yeni moda kalleşlik: Ülkeme kancasını çoktan atmıştır.
Uyanık bir millet değiliz kabul ediyorum; bu mazeret sayılmaz, henüz kış uykusuna yatmadığımıza göre inimize çekildik de diyemeyiz.
Sen de çok ilginçsin lâkin… Kabiliyetli sayılmazsın.
“Tahmin edebilmek” Harcın değil; okulda arkadaşların; bu işle ilgili konuları işlerken…
Sen
“Yine yeşillendi fındık dalları” nağmelerinle kaçamak yapardın.”
Dinle hemşerim önce bir dinle hele…
İyice tanımadığın kişiden sakın ola “Kartvizit” alma.
Elini değdirdiğin an ayılır bayılırsın üçe kadar saymadan… Bir de bakmışsın soğan gibi soyulmuşsun.
Kötü duruma düşmenin en iyi ihtimalinden söz ediyorum.
Hele hele o kötü emelli zatla tek başına bir odada isen…
…Düşünmek bile istemiyorum.
Avrupa polisi: Kendinden geçiren, şırak diye bayıltan kartvizitlerin mucidi çetelerin peşinden koşturuyor.
Kartların üstüne her ne sürüyorlarsa…
Anında etkisini gösteriyormuş.
Kötünün en yeni mermisiz silahı…
Sessiz kokusuz derinden…
Halklarımız! Tedbirli olsun diye bu yazıyı yazdım.
Ben şimdiye dek…
Halkımız var sanırdım.
TV Haberlerinden yeni bir şey öğrendim; paylaşmak istedim.
Benim halkım, senin halkın…
Salkımını yutmayın.
Tanımadığınız kişilerin kartlarına rağbet etmeyin.
Canınız sıkılabilir.
28. Eylül 2010 Salı
Alev Meisel
İnternetli Köy