- Kategori
- Felsefe
Ben, artık yoruldum...

kızmakta çok haklı..
Ben, artık yoruldum.. Ülkemde ve tüm Dünya'da olagelen tüm haksızlıkları izlemekten, görmekten..
Artık yoruldum.. Doğa'ya yapılan haksızlık ve tahribatlardan.. İnsanın insana ettiği zulümden.. den.. den.. Yorgunum insan kardeşlerim, yorgunum.. Ve kimbilir benim gibi hisseden niceleri var.. biliyorum..
Peki bu bir teselli olmalı mı? Yani, benim gibi hisseden çok insanın olması!! Eh bir nebze de olsa bir teselli elbette. Yani, tam tersini düşününce, yani, ya bir kişi bile olmasaydı? Peki, bu kadar çok insanın, Dünya'da olagelen tüm olumsuzluklara duyarlı olması neyi değiştiriyor? Yani, oturduğumuz yerden yazıklanmak, ağlamak, dövünmek.. Belki böyle bir enerji yaymak, belki bir işe yarıyordur, bilemiyorum. Bundan emin olmak o kadar zor ki. Peki, bu yeterli mi? Elbette değil.
O zaman izin verirseniz, hepimizin adına bir hayal kurmak istiyorum.
Farzedelim ki; Dünya'daki tüm iyi niyetli, savaşa karşı, düşmanlığa, açlığa karşı, biri tok yatarken diğerinin aç yatmasına gönlü razı olmayan, halkların kardeşleşmesinden yana olan, içi sızlayan, merhametle bezenmiş, yiten her can için gözyaşı döken, canı yanan her canlı için canı yanan tüm insanların, birleştiğini, bir araya geldiğini, örgütlendiğini.. Şöyle bir hayal edelim.. Nasıl? Güzel bir hayal değil mi? Ve böyle güzel bir hayal olmaya da devam edecek görünüyor.. Hayal olarak.. Ne kötü.. Keşke gerçekleşebilseydi..
Daha önceki bir yazımda da değinmiştim sanırım, kötüler azınlıkta aslında diye. Yani güç dengelerini bozanlardan, insanlığı feleketlere sürükleyenlerden, doymayan, sınır tanımayan, acımayan, inanmayan, kendinden başka kimseye yaşam hakkı tanımayan, yani, bu güzel Dünya'nın dengesini bozanlardan bahsediyorum. Yani, ezenlerden..
Ya ezilenler.. Hakkı yenilenler, insan yerine bile koyulmayanlar, hatta hatta canlı yerine bile koyulmayanlar, acı çektirilenler, öldürülen çocuklar, hayvanlar, ağaçlar.. Onlar daha çoğunlukta değilmi? Peki, niye 'çok' 'az'a yenik düşüyor? Burada ki fark nedir? Onlar daha mı akıllıdır, daha mı becerikli, daha mı donanımlı..
Peki bir yerlerden, iyilik adına bir hareket başlatılamaz mı? Hem de kendimizi düşünmeyi uzunca bir süre erteleyerek.. Fedakarlık yapmadan olmayacak, bunu hepimiz biliyoruz.. Onlar bizi tuzağa düşürüyor. Hem de bireyselleştirerek, yalnızlaştırarak, birbirimizden uzaklaştırarak.. Bu oyuna gelmeyelim..
Nasıl bir hayal? Güzel değil mi?
Gerçek olabilir mi?
Bir olup, bir düşenemez miyiz?
Sizce insan kardeşlerim.. sizce?