​ Ben babamı hiç görmedim öğretmenim / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '14

 
Kategori
Anılar
 

Ben babamı hiç görmedim öğretmenim

O gün öğleden sonraki ilk dersime girmiştim. Dersimiz Türkçe olduğu için konuyu da konuşma olarak seçmiştim. Birden aklıma öğrencilerimin sabah evden çıkarlarken anne ve babalarını öpüp ,öpmedikleri geldi. Hemen tebeşiri elime aldım. Tahtaya şu cümleyi yazmıştım. “Sabah okula gelirken kimler anne ve babasını öpüyor?” Öğrencilerim numara sırasına göre anlatıyorlardı. Kimisi her gün öptüğünü söylerken, kimisi de utandığını söylüyordu. Bazı öğrencilerim de babalarının kızdığını söyleyince onlara şöyle demiştim. “Anne ve babalarınız size kızsalar da siz yine de sabah okula gelirken ve okuldan eve vardığınızda onları sarılıp öpün. Hatta ellerini öpün. Onların kıymetini bilin.” Konuşma sırası devam ediyordu ve sıra Cansu’ya gelmişti. Cansu orta sıranın en arkasında oturuyordu. Çok başarılı olamıyordu ama bana olan sevgisinden dolayı elinden gelen gayreti hep gösteriyordu Cansu. Boyca da sınıfın en kısa boylu öğrencilerindendi Cansu. Kibar, sessiz bir o kadar da mahcup yüzlü bir öğrencimdi Cansu. Evet , Cansu’daydı sıra ve Cansu konuşuyordu. Şöyle başlamıştı sözlerine Cansu. “Öğretmenim, ben babamı hiç görmedim. Babam ben 1 yaşımdayken ölmüş. Nasıl bir insan olduğunu hiç bilmiyorum. Ama öğretmenim ,babamı görmeyi, onun boynuna sarılıp doya doya öpmeyi ne çok istiyorum biliyor musunuz öğretmenim! Arkadaşlarımın hepsinin babası var. Onlar bu duyguların ne demek olduğunu bilmezler öğretmenim. Lütfen arkadaşlarıma söyler misiniz, Evlerine vardıklarında babalarına sarılıp yanaklarından doya doya öpsünler.”

Evet Cansu’nun gözlerinden akan yaşlar küçücük yanaklarından yağmur gibi süzülüyordu. Sınıftaki herkes ağlıyordu. Kimsenin kimseye avutacak hali yoktu. Hemen Cansu’nun yanına vardım. Gözyaşlarıyla ıslanmış küçücük yanaklarından öptüm. Gözyaşlarımız birbirine karışmıştı. Ona “ Ben senin babanın yerine asla dolduramam ama beni baban olarak kabul eder  misin dedim.” O  da şöyle demişti. “Öğretmenim ben zaten sizi bir öğretmenden çok bir baba gibi seviyorum. Sağolun öğretmenim.”

İşte o anda sınıftaki hüzünlü ortam büyük bir alkışla yer değiştirmişti. Öğrencilerimize vereceğimiz iyi bir eğitim ve öğretim kadar onların küçücük yüreklerindeki sevgi açlığının da giderilmesinin ne kadar önemli olduğunu o gün daha iyi anlamıştım.

Okullarımızda sınıflarımızda arka sıralarda unutulduğu için içine kapanmış ve hayata küsmüş nice Aliler, Ayşeler, Cansular yok mu hala? Biliyorum onların da ,ekmek kadar,su kadar ,ana baba ve öğretmen sevgisine ihtiyaçları var.

Gönül kapılarını sevgiye muhtaç nice Cansulara açan tüm öğretmen arkadaşlarımı bu ülkenin çok ihtiyacı var. Sevgi ve saygılarımla…

                                                                                                 Yazan:Seyfi ÜLGÜL

 
Toplam blog
: 17
: 433
Kayıt tarihi
: 23.02.14
 
 

Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü mezunuyum. 2013 yılında alan değişikliği yoluyla Türkç..