Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '13

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
331
 

Ben bilmem ama eşim de bilmez

Türk Medyası kötü bir sınav veriyor. İşlerini biliyorlar mı yoksa onlara işlerini bizim anlatmamız mı gerekiyor? Medya halkın gözü kulağıdır derler, yoksa medya hastalandı mı? Ya çalışanlar, evlerine ya da çevrelerine neler söylüyorlar. Evlerine ailelelerini bakmak için götürdükleri paraları nasıl helal görüyor bilemiyorum. Türkiye'de dünyanın ilgi ve beğeni ile izlediği haberleri yayınlamıyorlar. nasıl bir düşünce içinde olduklarını merak ediyorum. Birileri çıkıp bu ciddi ve önemli duyarsızlığı açıklamak zorundadır.

TV ler direniş ile ilgili haberleri görmeden hayatlarını sürdürüyor. Birçok gazete ayni başlıklar ile yayın yapıyor. Ve dünya bu yanlışı kabul etmiyor. Bütün dünyanın para vererek satın aldığı görüntüleri yayınlamayan TV ler tarihe önemli kötü notlar düşüyor. 

Basın, halkın iktidar yada yönetimi, denetleme işini yapan organdır. Bu işi yaparken bireysel düşünümek ve kişisel tavır içinde olmak hakkına sahip değildir. Heleki çıkar hesaplarını işlerini yaparken öne çıkaramaz. Evet basının bütün kurumları şirkettir ve amaçları para kazanmak olarak ifade etmektedir. Ancak bu görevlerini yerine getirmeyerek haberleri yok sayarak yapılacak bir iş değildir.

Hürriyet Gazetesi kurucusu rahmetli Sedat Simavi yıllar öncesinde bir gazetecinin nasıl çalışması gerektiğini söylemiştir. Bu büyük gazeteci genç meslekdaşlarına kalemlerinizi kullanacak ve gerçekleri yazacaksınız asla birilerini memnun etmeyi düşünmeyecek meslek ilkelerinden uzaklaşmayacaksınız demişti. Bu sözlerini eğer bir gün mecbur kalırsan kalemini satmayacak o zor durumda kalemini kıracaksın demişti.

70 li, yıllarda Hürriyet Gazetesi bu güzel sözü bill boardlarda reklam olarak vermiş biz halkımızın emrindeyiz  cümlesi ile çalışma ilkelerini halka duyurmuştu. O günden  bugünlere nasıl geldik? Bugün kaç tane gazeteci bizde kalemimizi satmadık gerekirsede kırarız diyebiliyor? Bir zamanlar USA nın Türkiye'den bazı gazetecilere maaş ödediği söyleniyordu. Bir yabancı ülke neden bizim yazarlarımıza maaş ödesin? Sedat Simavi söylemini yaşatmak için yapmaz bu ödemeyi. 

Türk Medyası yayın yaşamının en gri günlerinde yaşıyor. Bizim ise sağlıklı ve güçlü medyaya çok fazla ihtiyacımız var.

Hayatımıza giren bir çok yarışma var. Bunların içinde en ilginç olanı "ben bilmem eşim bilir " Yaşam kadın ve erkeğin kurdukları en küçük topluluk aileden başlayan bir durum. Ailenin ne kadar önemli olduğunu anlatır dururuz. Bu önemi  bu yarışmada farklı bir göz ile görüyorum. Yarışmada kadın ve erkek çoğunluğu evli yada evlenecek insanlar bir araba kazanmak için mücadele ediyorlar. Katılımcı dört çiftten bir tanesi bu amaça ulaşıyor. Diğerleri kaybediyor ama yinede rakiplerini alkışlıyorlar.

Bu yarışmaya bakıp futbol terörünü anlayabilmek ne mümkün? Futbolda holiganların salt takımları kazansın diye yaptıklarından kaç holigan, kazanım sağlıyor. Bu yarışmada alacağı sıfır araba hedefini ıskalayan çiftler nasıl insanlıklarını koruyor?

İyi TV izleyicisi olmadığım halde bu yarışmaya bakıyorum. İzlediğim bir çok programda yarışmacıların biribirleri ile arkadaş olmaları ve seviyeyi üst düzeyde tutmaları kesinlikle güzel bir durum. Ancak hepsinde daha önemlisi sunucu. Bütün yarışmacılar ile sarılıyor ve öpüşüyor. Üstelik türban takan bayan yarışmacılar ilede ayırım yapmaksızın ayni samimiyet içinde. Sunucunun bu samimi tavırları bütün yarışmacılar için geçerli. Kazanan kaybeden herkes biribirine sarılıyor.

Biz Türk olduğumuz için övünürüz. Bizim toplumumuzda insani değerler her zaman bu düzeydedir. Fikri ve vicdanı hür insanlardır Türkler. Biz nereye doğru gitmek istiyoruz ve nereye gideceğiz ya da nasıl gideceğiz biraz daha düşünmemiz gereken günler yaşıyoruz.

Halkın Taksim de gerçekleştirdiği direniş bu anlamda çok önemli. İnsanların gençlerin önderliğinde yine Türk İnsanına yakışır bir eylem sergiliyor. Buda eylem dünyanın ilgi ve beğenisine ulaştı. İstanbul da polis ile gerçekleştirilen uzlaşı yayılarak bütün yurdu kapsamalı. Eylemci gençler içlerine provakatörleri sokmamalı ve eylem düzeyini asla düşürmemeli.

Bu ülke bizim bu cennet vatanda nasıl iyi yaşayabileceğimizi bugün artık çok daha iyi biliyoruz. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 182
Kayıt tarihi
: 08.09.09
 
 

01.04.1956 doğumluyum. İnsanca yaşamın en önemli değer olduguna inanırım. Paylaşmanın önemine ina..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster