- Kategori
- Kültür - Sanat
Ben bir sanat düşmanıyım!

Bir sanat düşmanı var karşınızda biliyor musunuz?
Kızımın gitarını kırmıştım ben!
Oğlum İzmir’de okuyordu! Kızıma, doğum günü hediyesi olarak bir gitar getirmişti. Gönderdiğim harçlıklardan ayırmış bir gitar almış! İlk zamanlar benim de hoşuma gitmişti. Ben de tıngırdatıyordum solak olduğum halde!
Zamanla kızmaya başladım!
Ders çalışmıyordu manyak! Güya eczacı olacaktı! Akşama doğru eve geliyor, alıyordu eline gitarı!
“Kızım, dersin yok mu senin?”
“Baba, annem sofrayı hazırlayana kadar bir şeyler çalayım!”
“Beraber hazırlayın sofrayı işte! Sen de salata yap! Yardım et!”
“Annemin işine karışmayayım baba!”
Baktım kızım eczacılık yerine “Kurtalan Ekspres”e gitarist olmaya niyetli!
Öyle mi?
Bir gün merdivenin korkuluklarına vurdum gitarı, kırıldı!
“Gitar çalan eczacı da seni görecektim!” Dedim üstelik!
Sonra üzüldüm ama! Oğluma karşı üzüldüm! Ona iyi bir mazeret bulmalıydım!
“Ali ya, bu bizim hayırsız var ya, senin aldığın gitarı kırdı!”
“Nasıl oldu baba?”
“Merdivenden inerken ayağı takıldı, korkuluğa tutayım derken gitarı aşağı düşürmüş! Kırıldı! Ne kadar inceymiş oğlum!”
Kızımın sakarlığını bildiği için inandı!
Diyeceksin ki kızın eczacı oldu mu?
İyi ki olmadı!
Milleti zehirlerdi sonra!
Bankacı oldu!
İşe giderken onu görenler der ki bu kız taş taşımaya gidiyor!
Gelir gelmez de yatar uyur! Nasılsa oğlunu annesi bakıyor!
Keşke Kurtalan Ekspres’e gitarist olsaydı!
Üzgünüm!