- Kategori
- Felsefe
Ben bir şeyi karşı olduğum ya da doğru bulmadığım için değil canım istemediği için yapmam

Nihai gerçeğe ve bugün için en ideal doğruya ulaşma yolunda benimle birlikte yürüyenlere teşekkür ediyorum. İşte yeni bir felsefeyle tekrar karşınızdayım.
Yaptığım iş sırtındaki kabuktan insanlığı kurtarmaya çalışmak. Başlıkta verdiğim öyle bir felsefe ki insanlara aktarmayı başarabilsek kurtuluşun mihenk taşı olacak.
Akıl boşluktaki düşüncedir, yolunu algılarla bulur; yani dünya nasılsa akıl öyle düşünür. Çünkü akıl yanlış düşündüğü zaman beyin zarar görmez (beynimiz ağrımaz mesela) Bunun için akıl serbesttir (keşke olmasaydı)
Buradaki yanlış akıl bedeni yönetiyor. Biraz da beden aklı yönetseydi, mesela canım güneşli havada dolaşmak istiyorsa aklım evet deseydi sadece canımız istediği zaman(yani vücudumuz istediği zaman) bunu yapardık ve bu bizim için bir kural haline gelmezdi.
Ama akıl bedene bağlı olmadığı için dışarıdan ne üfürülüyorsa (Yollanıyorsa) bedenin ihtiyacı olsun olmasın aldı. Oysa bedenin ihtiyacını beden bilir. Şimdi birileri diyecek ki vücudun tepkileri aklımızı harekete geçirmiyor mu? Geçiriyor da dinleyen kim? Yukarıdan(dışarıdan, hatta bilim, gerçekler, gereklilik) “Böyle olacak, olmalı” dendi, vücut hayır istemiyorum diye kıvransın dursun.
İnsanlığın yolunu açıyoruz. Karanlıklardan çıkarmaya çalışıyoruz. Daha önce söyledim gelmiş geçmiş tüm düşünceleri reddediyorum, hepsi temelde yanlış.
Vücudun istekleri neyse onu yapacaksın, ne demek akla göre? Akıl tepenin üzerinde dur dese tepemizin üzerinde mi duracağız? Algılara göre, dış düşüncelere göre vücudumuza şekil veriyoruz; vücut sana öyle bir şekil verir ki işte böyle feleğin şaşar.
Vücudumuz doğruyu bulur, kitaplarda doğru aramaya gerek yok ki; en doğru kılavuz vücuttur ve vücut hayatın mihenk taşıdır. Vücudun dışına çıktığında hayat biter. Vücudun dışındaki her şey safsata. Akıl, el gibi ayak gibi vücudun işlerini yapan bir organıdır (ben anlaşılsın diye özellikle akıl diyorum, beyin deyin ya da başka bir şey)
Akıl vücudu yönetirse yandık, kelle kesen IŞİD’li de akıl. Ey insanlık, Kerim Korkut’a sahip çıkınız, o sizi doğru yola ulaştıracak!
İnsanın canının istemediği her şey yanlış, canının istediği her şey doğrudur ve doğrunun ölçüsü de budur. Diyecekler ki ama kötü şeyleri de canımız istiyor; alışkanlık denen şeytana dikkat edin, vücut yanlışı kusar; ama akıl çöplük gibidir. Aklın suçu yok, onu yanlış kullanıyoruz; akıl emri vücuttan alacak. Şimdi noluyor vücut emri akıldan alıyor; affedersin el ( kitap, bilim, gerçek, söylem)ne anlar benim kı… ımın derdinden (kı… ımın derdini kıçım bilir!). Vücudun aracı akıl, aklın yardımcısı (daha doğrusu gerçekten öyle olup olmadığını araştırıp bulup teyit edeni) bilim.
Karşı olmak, karşısında durmaktır. Eğer siz birine karşıysanız size karşı olanlar da olacak, bu da kavga demektir. İnsana karşı olunmaz, farklı düşünüyorsunuz.
Doğruluk ise umurumda bile değil, yüzyılların doğruları insanları soytarıya çevirdi; atın doğruluk kitaplarını vücudunuzu dinleyin, o ne istiyorsa doğru odur! Mesela insanın canı ölmek ister mi? Yukarıdan(dışarıdan, kitap, bilim, gerçekler, gereklilik) hepsi de sana “Öl, ölmen lazım” diyor. Yani hepsi de bizi kandırıyor. Aklımızı bize karşı kullanarak istemediğimiz bize istemediğimiz bir şeyi yapıyor. Aklımız vücudumuz olsaydı ayağımıza diken bile batmazdı