- Kategori
- Gündelik Yaşam
Ben geldim!

Geldim geldim. Biraz uzun sürdü gelişim. Yorgundum, uyuyordum. Bezgin bir halde kendimi ordan oraya attığım, ruhumu savurduğum ama bedenimin yogun bir koşuşturmaca içinde kendinde olan değişikliklere alışmaya çalışırken baharın polenlerinden yazın güneşine uyum sağlamaya çalıştığı zamanlarda kaldım.
Geldim. Hep sen gidecek değilsin ya. Bu sefer ben gittim. Ama çarpmadan çıkmıştım kapıyı. Hani yorgundum ya söylemiştim. Dinlendim geldim. Yazmak beni ne kadar dinlendiriyor unutmuşum. O kadar olmuş gidişim. Yeni duygulara tohumlara filizlendim. Güneşi büyüttüm içimde. Şimdi çıktığım kapıyı aralayıp usulca süzülüvereyim istedim.
Doğadaki değişimle birlikte, aşka belendim. Sevgiyi soludum ciğerlerime kadar. Pencere kenarındaki menekşeleriminin doğuruşunu izledim. Coştular, doğdukça çoğaldılar. Ben özenle suladım. O arada ruhum yatağın içinden hiç çıkmıyor, bedenim kendini tanıyamıyordu. Yavaş yavaş uykusundan uyanan bir dev gibi uyandım. Yavaş yavaş doğruldum yataktan, acıkmıştım, susamıştım. Başucumda duran kitaplarımla başladım işe, sonra bir başlangıç olsun diye oturdum bilgisayarımın başına. Ruhum ve bedenim aylar sonra buluşmuştu. Ruhum bedenime baktı, en son çıktıgım beden bumuydu diye. Bedenim ruhuma kavuştu, daha coşkulu bir halde.
Ben geldim dostlar.
Bu sefer yalnız değilim.