- Kategori
- Mizah
Ben ne güzeller gördüm eşleri kütük…

Nedense Bilim Adamı lafını çok komik bulurum. Bana daha çok mizahi geliyor. Çok geniş bir mesleki alana yayılmasından mıdır, hep ciddi olduklarından mıdır nedir çıkaramadım. Sanki astronot gibi, uzayvari insanları çağrıştırıyor bana.
Bilim Adamı… Hani demiş ya babası, “Kaymakam olmuşsun ama adam olamamışsın.” lafı maalesef burada geçerli değil. Mesleği “adamlık” olan, ya da öyle hitap edilen bir meslekteki abimizin bu tür bir “baba-oğul” diyalogu gerçekleşmesi imkânsız. Adam gibi adam, Bilim Adam… Her türlü pisliği yapsan da, adamsın maalesef!
Sonrası daha kötü… Bu tür adamların açıklamaları ayet gibidir. Maazallah adamı dinden ederler. “ Yaptığımız araştırmalara göre…” bu cümleyle başlayan her kelimeye gıcığım. Cümlenin ortasında, sonunda, yanında, yakınında bu “araştırma” lafı o kadar mizahi geliyor ki bana.
Neyse, “Yaptığımız araştırmalara göre; erkek, güzel kadın yanında yemeği daha az tüketiyormuş. Kadın da, yakışıklı erkek yanında daha az yemek (bildiğimiz yeşillik!) tüketiyormuş.” (SABAH-22.02.2011)
Bu açıklamanın, sosyal, ekonomik, kültürel, mültürel boyutlarını göz önünde bulundurursak, o kendini “adam” zannedenleri içeri tıkmak lazım.
Bu açıklamayı okuyan 20 yıllık (TOKİ taksiti gibi) evli olan teyzemiz sizce ne yapar? “Allah belanı versin!” şeklindeki hafif bedduası ile kocasına sümkürmez mi? Sonrasında, 20 yıldır midesine gönderdiği her şeyi ama her şeyi kocasından bilmez mi?
Bu açıklama boşanma sebebi dahi olabilir (!) Bu tür insanlara “adam” muamelesi yapıyoruz.
Şimdi Brad Pitt’in kiloları ne olacak? Ne kilosu demeyin, adam 95 kiloymuş. Baktım demin gugula… Angelina Jolie’ nin selülütlerinde kimin hatası var? Düşünsenize, ben Angelina’ nın kocasıyım, tamam üstüme gelmeyin. Sadece düşünsenize dedim. Bi’ on saniye kadar. Lütfen!
Angelina akşam yemeğini yapıyor. Ben de çoban salatası yapıyorum. Yemekte, bulgur pilavı, dün akşamdan suya koyduğu kuru fasulye, tahinli pekmez ve ColaTurka… Sofraya geçtikten sonra bir-iki dakika güzele bakılır. Sadece bir- iki dakika… Tamam, kızmayınız lütfen, 10 dakika Angel’e (ben öyle diyorum) baktıktan sonra, bulguru da, kuruyu da bitirmek için niyet edersin. Olay bundan ibarettir.(!)
Hatta bizim memlekette, güzele bakınca acıkma üzerine geyikler var. Ağzım sulandı gibi terimler bu toprakların deyişleridir.
Ben ne güzeller bilirim (üstünde elbise yok demeyeceğim) kocaları kütük, ben ne yakışıklılar tanırım eşleri tonton…
Bence bu tür adamlar oturup oturup, araştırma ayağına kararlaştırma yapıyorlar. Deney-meney hikâye geliyor bana… Sırf bi’ kaç güzel görmek için yapılan bir kararlaştırma diye düşünüyorum. Hatta… Neyse…
Mahir Temur