- Kategori
- İlişkiler
Beni azad et artık...
Sanmıştım ki ölene kadar beraberiz, sanmıştım ki gözlerimiz bir bakıyor seninle dünyaya. Henüz 23 yaşımdayım aslında, hayatımın ilk baharındayım daha. Sana hissettiğim duyguyu adlandıramıyorum, sevgi mi saygı mı, uzak, ulaşılmaz gelene ermekten mi kaynaklanıyor yoksa hayranlık mı duyuyorum sana? Kim bilir belki de hiç yaşayamadığım baba – kız ilişkisindeki baba yerine koymuşumdur seni. Yanındayken hissettiğimin adı huzur… Güvende olma duygusu, güvende hissetmenin gevşeten rahatlığı.
İnsanlar neden garip garip bakıyorlar bize anlamıyorum, anormal olan ne? Yaş farkımız mı? Ne var bu kadar yadırgayacak, ilk biz değiliz ki! Hem seviyoruz birbirimizi, kime ne! Boş ver deme, sinir oluyorum şu etraftaki kadınlara, sanki ahlaksız bir şey yapıyormuşuz gibi, ayıplayan gözlerle bakıyorlar bize! Gönül bu işte, yaş dinlemiyor ki…
Aslında itiraf etmeliyim ki benim de şüphelerim vardı ilk başta; acaba sana yetebilecek miyim, acaba konuşacak ortak ne kadar şey üretebilirim, benim isteklerimle seninkiler ne kadar örtüşecek diye. Ama bak nasıl da güzel anlaşıyoruz, artık fasıl dinlemeyi daha çok seviyorum, rakı içmek biradan da votkadan da daha keyifliymiş meğer. Hem canım ne var jet ski yapmak veya Bodrum’a gitmek yerine Asos’a gitmekte? Hem daha huzurlu ve dinlendirici oluyor böylesi. Nedir o öyle, tepin tepin sabahın ilk saatlerine kadar… Bu arada iyi ki Mustafa ile eşini de çağırmışsın tatile, dostlarla olmak ayrı keyif veriyor insana. Meğer ne kadar çok askerlik hatıranız varmış Mustafa’yla, ne kadar çok güldük değil mi? İyi ki varsın hayatımda, ne çok şey katıyorsun bana… Canımı sıkan bir şey olduğunda biliyorum ki sen halledersin, korkutmuyor hiçbir şey beni! Söz ver bana, hep böyle olalım; sen hep beni sev, hep beni kolla, olur mu? Ben hep senin küçük kızın kalayım…Ne oldu, niye iç çekiyorsun, yüzündeki o manalı tebessümün, acıklı bakışın sebebi ne?
Neden mi? Çünkü sen 50 yaşındasın, bense 25! Sıkıldım her seferinde ud, keman taksim dinlemekten, beni efkar basmıyor işte! Neden anlamıyorsun, bağıra bağıra şarkı söylemek, tepine tepine dans etmek istiyorum, şezlonga uzanıp saatlerce güneşin altında yatmak istiyorum. Tamam sen gelme, bırak ben gideyim, benim tansiyonum falan çıkmıyor! Ne yorulmasından bahsediyorsun Allah aşkına, ben daha 25 yaşımdayım, yoksa bana güvenmiyor musun? 2 sene oldu, arkadaşlarımla doğru düzgün görüşmüyorum, özledim onları anlamıyor musun? Nereye gelselerdi? Bu eve mi? Ne yapacaklar burada? Yemekten sonra hadi diskoya dendiğinde gidebilecek miydim onlarla? Sen istemeyecektin! Artık bırak beni ne olur… Ben yaşadıklarımın muhasebesini yapamayacak kadar küçüktüm ama sen!? Sen benim 2 yıl sonra ne hissedeceğimi bal gibi biliyordun değil mi?
Lütfen beni azad et… Seni hala seviyorum ama artık "ben" olmak istiyorum. Sanırım hayat gerçekleri yüzüme çarpmaya başladı canım. Bu yaşadıklarımı ne de olsa senin yaşına gelince yaşayacağım, ayağımın altından kayıp gidiyor yıllarım… Bırak da yakalayabildiklerimi yakalayayım. Bir gün ben de senin yaşına geleceğim. Tansiyonum çıkacak diye güneşten kaçacağım yıllara kadar, bırak bende 20’li yaşların deli çağlarını yaşayıp da çılgınlar gibi dans edeyim, sarhoş olana kadar votka, bira içeyim. Bırak arkadaşlarımla, etraf ne der diye düşünmeden şuursuzca şarkılar söyleyeyim sokaklarda… Benim de, sen ve Mustafa gibi, anlatabileceğim komik ve unutulmaz maceralarım olsun gençliğimden hatıra kalacak.
Sen ve kalbin, beni daha rahat atlatabilirsiniz, ben zaten acısını çekeceğim sensizliğin ama sen mi yoksa gençliğim mi diye sorunca kendime, geleceğim daha ağır basıyor canım. Bir gün gelip de çocuğum olduğunda, babasıyla futbol maçlarına gidebilsin ya da yüzmeyi, suya balıklama atlamayı babasından öğrensin istiyorum. Kim bilir… Hayat ne gösterecek bilinmez, belki ben senden önce gideceğim bu dünyadan ama şu kadarını biliyorum; Seni ve bana olan sevgini asla unutmayacağım. Sana nasıl delicesine aşık olduğumu da… Belki bir daha böyle aşık da olmayacağım. Ama bir gün, bir çocuğum olursa, benim ben olmamı sağlayan, karakterimi şekillendiren, beni büyüten birinin adını koyacağım ona; Deniz diyeceğim ve ona her bakışımda senin nefesini yüzümde hissedeceğim.
Şimdi lütfen beni azad et…