- Kategori
- Psikoloji
Beni ziyaret ettim dün gece......
Dün gece sokak kapısının canhıraş bir şekilde güm güm güm yumruklanması ile biranda yataktan fırladım. Oysa uzun bir mücadele sonrası uykuya henüz dalabilmiştim. Kapıyı hala güm güm güm yumruklanmaya devam ediyordu. Kendimi palas pandıras merdivenlerden aşağıya, antreye zor attım. Bir an polisemi haber versem diye tereddüt ettikten sonra elim kapının tokmağına uzandı ve tokmağı çevirdim. Kapıyı açmamla birlikte yaşamakta olduğum panik bir şoka dönüştü. Kapımı canhıraş bir şekilde çalan kişi bendim. Şok olmuş bir vaziyette kapıda bana bakakalmıştım.
- Kendine gel dostum korkma sana zarar vermeye gelmedim.
diyerek gülümsedim ve yanağımı sevgiyle okşayarak kapıyı hafifçe aralayarak içeri girdim.
- Ben önce en iyisi şöyle güzel mis gibi kokan bir kahve hazırlayayım, hem seni kendine getirir, hemde ilk defa karşılıklı sohbet etme şansı bulacağımız bu gecede bizi biraz canlı tutar.
Nutkum tutulmuş kapıda kalakalmıştım. Şaşkın şakın kendimi izliyordum. Sanki kendi evimmiş gibi evimde hiç de yabancılık çekmiyordum. Mutfaktaki filitre kahve makinasına, masanın üzerinde duran sürahideki suyu doldurdum ve dolaptaki kahve kavanozundan 5-6 kaşık filitre kahveyi makinaya koyduğumda, makina hemen fokurdamaya başlamıştı zaten.
- Kahvemiz birazdan hazır olur ne dersin salona geçelim mi?
diyerek elimi omzuma attım ve omuzumu sıkarak
- Hadiiiii dostum kendine gel artık. Bu akşam seninle çok önemli şeyler konuşacağız. Belki de uzun zamandır kafanı kurcalayan bazı şeylerin cevabını bulacağız seninle bu gece.
Bir anda kendi evimde, kendim tarafından ağırlanan bir misafir durumuna düşmüştüm. Salonda camın önünde duran karşılıklı iki koltuktan birine oturdum.
- Kahveleri alıp hemen geliyorum diyerek
mutfağa gittim. Bir kaç dakika sonra nihayet kendimle karşılıklı oturmuş birlikte kahvelerimizi yudumluyorduk.Ben hala tek kelime bile edememiş bir durumda tuhaf tuhaf bana bakarken,
- İstersen söze ben başlayayım
diyerek söze girdim.
- Aslında doğduğundan beri hep seninle birlikteyiz ve sürekli olarak seni izliyorum. Seninle birlikte bende üzülüyor, seviniyor, ağlıyorum.Yaşadığın sıkıntıları, hissettiğin ve düşündüğün her şeyi seninle birlikte bende yaşıyorum. Bugüne kadar –özellikle- her canın yandığında, her kendini yalnız hissettiğinde, inan seni o kadar çok ziyaret etmek istedim ki. Ama hep kendimi tutmak zorundaydım. Çünkü seni ziyaret edebilmem için öncelikle seninde beni anlayabileceğin olgunluğa gelmen, birlikte bu gece gerçekleştireceğimiz son değişime senin de hazır olman gerekiyordu. Son yıllarda okuyarak, gözlemleyerek ve sorgulayarak inan çok büyük mesafe kat ettin. Kafandaki bir çok sorunun cevabını sen kendin buldun, bir çok korkunu sen kendin yendin. Artık hayatı, insanları, herşeyi sorgulamayı, sorgulamadan hiç bir şeyi kabul etmemeyi ögrendin. Artık mantığının kabul etmediği hiç bir şeyi, sırf yaşadığın toplum bunu böyle istiyor diye, toplum tarafından kabul görememe korkusu nedeniyle kabul etmiyorsun. Bu noktaya, bu olgunluğa geldikten sonra artık yapman gereken tek şey kaldı. Bunuda bu gece birlikte çözeceğiz seninle. Gerçekleştireceğin bu son değişim belki hemen gerçekleşmeyebilir, biraz sancılı ve uzun soluklu olabilir. İnanıyorum ki sen, çok kısa sürede bunu da aşacaksın.
Gelelim gerçekleştireceğin bu son değişime, sana, doğduğun günden bugüne kadar, ailen ve yaşadığın toplum tarafından, bazıları direkt sözlü olarak aktarılan, bir kısmı, sana hiç fark ettirilmeden sürekli kulağına fısıldanarak iyice beynine kazınan, büyük bir kısmı ise çevrendeki insanlar tarafından gözünün önünde sergilenen yaşamları ile sana görsel olarak aktarılan, en önemlisi ise bütün toplumlar tarafından kabul gören, hepimizin sırtına giydirilmiş “erkek” , “kadın” rol tiplemelerinden tamamen kurtulup, aslında hepimizin bir erkek veya bir kadın olmanın çok ötesine içimizde varolan bütün duygularımızla sadece bir insan olduğumuzu kabullenebilmen. İnan bunuda gerçekleştirdiğinde, bu içine hapsedildiğin, senin davranışlarını da etkileyen bu kalıplardan kurtulacak, kendini inanılmaz özgür hissedeceksin. Aynı zamanda hayatını paylaştığın sevgilinde seninleyken kendini ona ögretilen bu kalıpların çok dışında ve içinden geldiği gibi davranabileceği kadar özgür hissedecek. Neticede senin yaşamın bu son değişimle birlikte adeta bir şölene dönüşecek.
Oturduğum koltuktan kalktım, bana doğru yürüdüm ve hayatımda ilk defa kendimi sevgiyle, sımsıkı kucakladım.
12 Aralık 2006