​ Benim bildiğim Baykal dönmez, dönemez, dönmemelidir... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '10

 
Kategori
Siyaset
 

Benim bildiğim Baykal dönmez, dönemez, dönmemelidir...

Benim bildiğim Baykal dönmez, dönemez, dönmemelidir...
 

Doğrudur; Baykal, ailesini kurtarmak, aleyhte yayınları durdurmak, kasetin devamını engellemek için ailesinin de telkinleriyle aşırı duygusallık içerisinde panikleyerek istifasını vermiştir.

Doğrudur; yaklaşık 50 yıldır iliklerine kadar işlemiş olan siyasetten ayrılmakla Baykal bir anda kendisini boşlukta bulmuş, daha istifasının mürekkebi bile kurumadan istifa ettiğine pişman olmuş ve nasıl dönebilirimin çarelerini düşünmeye başlamıştır.

Doğrudur; bizim geleneksel siyasetimiz ilkesizdir, riyakardır, iki yüzlüdür, sahtekardır. Partide yaşanan olumsuzluklar bile oligarşik parti yapılanması içerisinde allandırılır pullandırılır ve sanal bir alem yaratılarak iş "Türkiye seninle gurur duyuyor" noktasına getirilir. Olumsuzluktan bile bir kahramanlık yaratılır. Olabildiği kadar parti tabanının efsunlanmasıdır önemli olan. Doğruyu söyleyenler yani aleyhte yazanlar ise anında vatan hainliğiyle suçlanırlar.

Doğrudur; istifayla beraber, "özel hayata alçakça saldırı" denilerek belli bir mağduriyet ortamı yaratılmış ve olayın aslı unutturulma yoluna gidilmiştir.

Doğrudur; CHP'de, kimisi Ali Topuz gibi açık açık, kimisi de gizliden gizliye "bu kadar da olmaz" diyerek dönüşü istemeyenler olsa da, Baykal döndüğünde kurultayda rakipsiz kalacak ve kesinlikle yeniden genel başkan seçilecektir.

Doğrudur; Baykal, adeta kendisiyle özdeşleşen siyasi hayatını bu şekilde onursuz olarak kapatmak istemez. Siyasete dönerek bu olayı unutturmak ve yeniden saygınlık kazanmak isteyecektir.

Ama; Baykal döndüğünde, ona operasyon uygulayan kasetçilerin boş durmayacakları ve yeni kasetler tedavüle çıkaracakları kuvvetle muhtemeldir. Bu kaset olayında ailesiyle kenetlenmeyi başararak, "birlikte atlatma" yoluna giden Baykal, ikinci kaseti, üçüncü kaseti göze alamaz. Siyaset Baykal'ın iliklerine kadar işlemiş olsa da Baykal için nihai aşamada ailesi her şeyden önemlidir ve Baykal'ın en son isteyeceği şey ailesinin bir daha huzursuz olmasıdır. Komlocular yakalanmadan ve yargı da bu konuda kararlar vermeden Baykal siyasete dönemez.

Ama; Baykal 50 yıla yaklaşan siyaset tecrübesiyle siyasi havayı da çok iyi koklayabilecek durumdudır. İstifasından sonra kitle gazetelerince yapılan anketlerde "Kılıçdaroğlu gelsin" diyenler % 60'a varan oy oranlarıyla birinci sırada yer alırken, "Baykal dönsün" diyenler % 10'larda kalarak üçüncü sırada yer bulmuşlardır. Baykal bu durumu görmezden gelemez.

Ama; medyamız "yandaş medya" ve "karşıt medya" diye ikiye ayrılmıştı. Baykal'ın politikalarını medyada biri mi eleştiriyor, yanıt hemen hazırdı: O yandaştır! Artık başka bir şey söylemeye gerek kalmamıştır. Elde Baykal'ı destekleyen kocaman bir karşıt medya vardı. İstifadan sonra karşıt medya da yandaş medya oldu! Hatta kaset olayından sonra eski yandaş medya sus pus dururken, yeni yandaş medya (eski karşıt medya) istifa istifa diye tutturdu. Baykal'ı hala destekleyen bir kaç gazeteci var, onlar da mahcubiyet içerisinde seslerini çıkaramıyorlar. Baykal, siyasete döndüğünde, kendisini çok daha zor günlerin beklediğinin farkındadır. Baykal bu yeni durumu da kesinlikle görmezden gelemez.

Ama; Baykal siyasete döndüğünde siyasi rakiplerinin her fırsatta kaset olayını Baykal'ın önüne koyacakları, Başbakan'ın "eşine ihanet eden mağdur olamaz", Hüseyin Çelik'in "hem kel hem fodul" sözlerinden anlaşılmıştır. Bu, partisi için de büyük bir kambur olacaktır. Daha da önemlisi bu durumun aileye yansıması Baykal'ın elini kolunu bağlayacaktır.

Ama; Baykal her kurultaydan zaferle çıkmış, muhaliflerini temizleye temizleye en sonunda CHP'yi dikensiz gül bahçesine çevirmişti. Kaset olayından sonra partide yeniden çıkan dikenlerle, kolu kanadı kırılmış Baykal'ın uğraşacak gücü kalmamıştır.

Ama; Baykal, 12 Eylül dönemini saymazsak, belki de ilk defa ailesiyle başbaşa sakin bir ortamda durum değerlendirmesi yapacak ve sağlıklı kararlar alacaktır. Kumar masasında kumara kızışıp, "bu sefer kazanacağım, bu sefer kazanacağım" diyerek bütün malını mülkünü hatta karısını kaybeden kumarbazlar gibi değil de, daha soğukkanlı ve gerçekçi düşünecek ve yeni bir maceraya kalkışmayacaktır.

Sonuç: Kafasında durmadan "gel git"ler yaşasa da, açık kapılar bıraksa da, Baykal'ın son kararının siyasete dönmeme yönünde olacağını düşünüyorum. Bu, Baykal'ın da Türk demokrasisinin de yararınadır. Güvenini kaybetmiş Baykal'la zaten demokrasimiz topaldı. Yeni yüzlerle, yeni umutlarla siyaset yeniden rekabete açılabilir. Umarım yanılmam...

 
Toplam blog
: 337
: 4184
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Hukukçuyum... Hukukun üstünlüğünün ve hukukçunun saygınlığının ülkemde gelişmesini ve kalıcı olma..