- Kategori
- Kitap
Benim için yazmak...

internet
Her şeyden önce paylaşmak demektir. Duygularımı, düşüncelerimi, demir asa demir çarık yollara düşüp görüp yaşadıklarımı, paylaşırım okurumla. Tabi ki olumlu-olumsuz tepkiler gelir, gelecektir. Bunu yazıyı kaleme almaya başladığım andan itibaren kabullenirim. Okur kimi zaman paylaşır düşüncemi. Kimi zaman kılı kırk yarar eksiği noksanı çarpıverir yorumunda. Haklılık payı vardır/yoktur o ayrı konu. Önemli olan yazının okunmaya değer görülmesidir.
Yalnız okuyucuların önemli bir bölümünün atladığı bir nokta var. Yazının gerisinde yatan emek. Bir gezi yazısı ise kilometrelerce yol tepilmiştir. Yüzlerce kare fotoğraf çekilmiştir. Okuyucuya bunların en güzellerini sunmak isterim ki o da bir gün aynı yollara düşüp o güzellikleri yaşasın.
Yazının gerisinde yatan emeği kimi okur görmüyor da yazının yayınlandığı gazetenin ya da derginin sahibi görüyor mu sanki? Onlar hiç görmüyor, hiç umursamıyorlar bile. Ama bu yüzden patronları suçlamıyorum, bu kurtlar sofrasında onlar sadece kazanmayı düşünürler. Sayfalar nasılsa bir şekilde dolar. Benim asıl acıdıklarım, emeklerini bedava sunanlardır. Bir yazar her şeyden önce halkının gözü kulağıdır, onun sözcüsüdür. Kendi hakkını savunamayan elin hakkını nasıl savunabilir ki?
Kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.
&&&&
Yazara hak veriyorum ancak kendisi MB içinde olmuş olsaydı ve hakkını nasıl savunurdu bilemiyorum. Bizim eşrafımız kraldan fazla kralcılarla çevrili; genelde al gülüm ver gülüm esası işliyor. Karşılıksız kimseyi sevmene müsaade etmezler veya övmene. Ancak iş dövmeye geldi mi menfaat güçleri dirsek temasta vatan millet Sakarya edebiyatı ile yürürler aynı koldan!
Esas adamlar tarih boyunca tek başına isim yapmışlar ve bunun için ödeyecekleri bedeli ödemişlerdir
Şayet benim savaşım sırf kendim içinse savaş anlamsızdır.
Ancak benim meydanlardaki savaşım iyileri temsilen yapılıyorsa helâldir!
İyiler, kötüler kadar ortalıkta görünmüyorsa; kimse onların güçsüz olduğunu düşünmesin;
“Bir esas adam bin kötüye bedeldir”
Bedel ödenecekse ödenir...
Yalnız okuyucuların önemli bir bölümünün atladığı bir nokta var. Yazının gerisinde yatan emek. Bir gezi yazısı ise kilometrelerce yol tepilmiştir. Yüzlerce kare fotoğraf çekilmiştir. Okuyucuya bunların en güzellerini sunmak isterim ki o da bir gün aynı yollara düşüp o güzellikleri yaşasın.
Yazının gerisinde yatan emeği kimi okur görmüyor da yazının yayınlandığı gazetenin ya da derginin sahibi görüyor mu sanki? Onlar hiç görmüyor, hiç umursamıyorlar bile. Ama bu yüzden patronları suçlamıyorum, bu kurtlar sofrasında onlar sadece kazanmayı düşünürler. Sayfalar nasılsa bir şekilde dolar. Benim asıl acıdıklarım, emeklerini bedava sunanlardır. Bir yazar her şeyden önce halkının gözü kulağıdır, onun sözcüsüdür. Kendi hakkını savunamayan elin hakkını nasıl savunabilir ki?
Kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.
&&&&
Yazara hak veriyorum ancak kendisi MB içinde olmuş olsaydı ve hakkını nasıl savunurdu bilemiyorum. Bizim eşrafımız kraldan fazla kralcılarla çevrili; genelde al gülüm ver gülüm esası işliyor. Karşılıksız kimseyi sevmene müsaade etmezler veya övmene. Ancak iş dövmeye geldi mi menfaat güçleri dirsek temasta vatan millet Sakarya edebiyatı ile yürürler aynı koldan!
Esas adamlar tarih boyunca tek başına isim yapmışlar ve bunun için ödeyecekleri bedeli ödemişlerdir
Şayet benim savaşım sırf kendim içinse savaş anlamsızdır.
Ancak benim meydanlardaki savaşım iyileri temsilen yapılıyorsa helâldir!
İyiler, kötüler kadar ortalıkta görünmüyorsa; kimse onların güçsüz olduğunu düşünmesin;
“Bir esas adam bin kötüye bedeldir”
Bedel ödenecekse ödenir...