Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

17 Haziran '10

 
Kategori
Kitap
 

Anadolu'dan seçme öyküler

Anadolu'dan seçme öyküler
 

Milliyet Blog yazarlarının öykülerinden oluşan kitabımız


Geçtiğimiz günlerde MB üyelerinin öykülerinden oluşan bir kitap çıkardık. Sitemizde şu an yazdığım "Kitap" kategorisinde bu güne kadar hiç bir arkadaşım kitap hakkında bir yazı yazmadı. Sadece blog kategorisinde kişilerin şahıslarına yönelik atışmalar gördük. Gönül isterdi ki bir eleştirmen gözüyle kitaptaki öyküler hakkında kritikler yapalım, yazarların bunları yazarken ruh hallerini kendi kalemlerinden okuyalım, kitabımıza zenginlik katalım. İnşallah bundan sonra konuya bu gözle bakarız. En azından bu konuda ilk adımı ben atmak istiyorum.

Eleştiri konusuna gelince, bizim tanıtım toplantımızda da konusu geçti, oradaki blog yazarı arkadaşlarımızdan Cem bey konuyu açmıştı. Eleştirilerin kişilere değil, yazılara yapılması konusunda hepimiz fikir birliğine varmıştık. Eleştiri, hiç bir zaman kötü anlamda ele alınmamalı, eksiklerin tamamlanması yönünde düşünülmelidir. Ben bu sitede en iyi eleştiriyi yapabilecek kişinin ise Ata Kemal Şahin olduğuna inanıyorum. Kendisi yazdığı roman ve şiirlerin dışında çok dikkatli bir okuyucu. Örneğin benim yazdığım bir blog yazısında yaptığım bir mantık hatasını yayınlamamak kaydıyla bana gönderdiği bir mesajda öyle güzel bir üslüpla belirtmiş ki, bana da sadece kendisine teşekkür etmek kaldı.

Bir de yazılara değil de, kişilere yönelik yıkıcı eleştiri yapan kişiler var ki, onların isimlerini burada anmak istemiyorum. Bu kişiler istedikleri kadar kendi görüşlerini savunsunlar, hatta aramızdaki bir arkadaşımızın bu kişilere övgü dolu bloglar yazması bile onları haklı çıkarmayacaktır.

Şimdi gelelim kitabımıza. Öncelikle bu kitabın ortaya çıkmasında Yurdagül hanımın maddi ve manevi katkıları inkar edilemez. Şöyle ki, eğer bu sitede Yurdagül hanım olmasaydı böyle bir kitap ortaya çıkmazdı. İlyas Bayram ve kendisiyle aynı müessesede meslektaş olarak çalıştığımızı yıllar sonra, bu toplantıda öğrenmem dışında Yurdagül hanımın çok sevecen ve insancıl bir kişi olduğunu söylememe gerek bile yok. Çünkü zaten yazılar kişilikleri az çok belli ediyor. Bu vesileyle kendisine bir defa daha teşekkür etmek istiyorum.

Kitap okumanın zevki başkadır. Hiç bir elektronik alet kitap okumanın zevkini veremez. Kitabı, otururken, yatarken, toplu taşıma araçlarında, sahilde deniz kıyısında, aklınıza gelebilen her yerde okuyabilirsiniz. Blackberry ve ona benzer elektonik aletlerle de bunları yapabilirsiniz ama, bunların hiçbiri insana kitaptaki okuma zevkini vermez. Örneğin ben uzun süre bilgisayardan yazıları okuduğumda, kelimelerin birbirine karıştığını ve gözlerimin yorulduğunu hissediyorum. Bilgisayar başında aldığımız radyasyon da işin başka bir boyutu.

Öykü kitabımız 33 blog yazarının MB de yazmış olduğu 50 adet öyküden oluşuyor. Öykülerin
% 90 ı ise kişilerin anılarından oluşuyor. Öyküleri hiç okumamış kişiler, kitabı okumaya başladıkları andan itibaren bir duygu seline kapılıyorlar. Çünkü öykülerin büyük bir bölümü hüzünlü ve düşündürücü.

Kitaptaki öykü seçimleri de gayet başarılı olmuş. Kişisel fikrim, başlangıçta blog yazarlarının oylarıyla seçilecek öykü seçiminin tam adil olmayacağı görüşündeydi. Çünkü bloglarda bile kişiler, yayınlanan her blogu okumuyorlar. Diyalog kurdukları kişilerin bloglarına öncelik veriyorlar. Yani bloglar konu başlığına göre değil, kişilerin adına göre okunuyor. Belki yanılıyor olabiliyorum ama benim kişisel fikrim bu. Herkesin bir oy hakkı olduğuna göre oy verecek kişilerin kendi tanıdıklarına oy vermesi de çok doğal olacaktı. Bazı yazarlarımız adına yapılan ödüllü yarışmalarda, öykü sahiplerinin adları bir rümuz şeklinde yazılır ve rümuz karşılığı ayrı bir zarfta bulunur ve bu zarfta yarışmaya katılanların kimlikleri yer alır. Böyle bir uygulamanın jürinin etki altında kalmaması için yapıldığı çok açıktır. Ama sonuç olarak öykü seçimlerini Yurdagül hanım tam anlamıyla oylamaya sadık kalarak yapmadı. Bence de doğrusunu yaptı.

Yazarlarımızın içinde önceden kitap çıkarmış, Ata Kemal Şahin, Ali Açıköz ve köy hikayelerinin yazarı Turgut Erbek var. Umarım, "Anadolu'dan seçme öyküler" kitabı diğer yazarlarımız için bir başlangıç olur belki de onlar da ilerde kendi adlarına bir kitap çıkarırlar.

Kitapta yeni yazılan öyküler yer aldığı gibi 2-3 yıl önce yazmış olduğumuz öyküler de yer aldı. Örneğin o öyküleri yazarken, ilerde bir kitapta yer alacağını bilseydik belki daha mı çok dikkatli yazardık? Büyük olasılıkla evet. Diğer arkadaşlarımı bilmem ama, ben yazdığım öyküleri kitaptan okuyunca, bazı hatalarıma rastladım. Örneğin bir öyküyü bir bölüme kadar geçmiş zaman kipinde yazarken, bir sonraki paragrafta geniş zaman kullanmışım.Daha sonra tekrar geçmiş zamana dönmüşüm. Bu nedenle İfade akıcılığını kaybetmiş. Aynı öyküyü şimdi yazmış olsaydım herhalde daha dikkatli olurdum. Normalde kitap editörünün bu tip hatalara müdahale etmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Diğer yazar arkadaşlarımız da kendi yazdıkları öyküler hakkındaki düşüncelerini ve yazma anındaki duygularını ister burada yorum şeklinde, isterse kendi yazacakları bloglarda belirtirlerse, bu ifadeler ilerde buna benzer çalışmalarda bize ışık tutar diye düşünüyorum. Ben şimdilik ancak kendi yazdığım öykülerdeki çıkış noktalarını burada paylaşabilirim. Birinci öyküm, sigara yasağının ilham verdiği bir öyküydü. "Hayaller ve gerçekler" adlı öykümdeki kadın karakter gerçek bir karakterdi. O kadın hakkında verdiğim bütün bilgiler doğruydu. O kimlikle benim hayal dünyamdaki kurgu birleşince ortaya o öykü çıktı. "Annesinden nefret eden kız" adlı öykü ise birebir doğrudur. O kızın teyzesi yazlık komşumdur ve zaten almış olduğum kitaplardan birini de kızın teyzesine hediye ettim.

Herkesin burada öyküleri yazarken çıkış noktaları ve yaşadığı anın duyguları vardır. Bunu daha önce kitap çıkarmış arkadaşlar çok daha iyi bilirler. Kitapta öyküsü olsun veya olmasın arkadaşlarımız bu öyküler yayınlandığı zaman zaten görüşlerini yorum bölümünde belirttiler. Ancak sonradan katılan arkadaşlarımız bunları okumamış olabilirler. Bence okuyacaklara önerim, bu öyküleri kitaptan okumalarıdır. Belki bu kitap ilerde kendileri için de bir ilham kaynağı olur.

Bizlere bir kitap kazandırmasında emeği olan, başta Yurdagül hanım, ve MB idaresi ile, MB blog yazarı ve okuyucularına teşekkürler.....

 
Toplam blog
: 974
: 3444
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara