- Kategori
- Deneme
Benim Sahram

Bir çölde yürüyorum, adımlarım hızlı ve her adımda biraz daha hızlanıyorum. Hedefsiz bir yol var önümde.. Bohçam; içi dolu hicran, kırık dökük nameler ve efkâr...
Bir ben var beni bilenlerle beraber, bir bende bensiz, bana ulaşma peşinde.
Kendimi tanımlamak istemiyorum, sınırlarsam , bilenler hapsederler kendime, ben beni bilmeyene açmalıyım kalbimi.. sonsuzluk ufkuna kanatlanmam için onları çağırmalıyım haneme. Ben huzur istiyorum sonsuzluk bahçelerinde. Bir tutam tebessüm bekliyorum yarenlerden.. Biraz tefekkür, biraz nazenin bir kalp ya da anlamlı bir bakış bir çift gözde.
Ben kendimi bulmak istiyorum kaybettim beni, yok ettim, sizinle bir oldum yitirdim özümü...
Saklambaç oynamak yordu bedenimi. Kaçmak çözüm sunmuyor bu uçsuz sahrada, kırık dökük cümleler çare olmuyor yaralarıma. Ben yaralarıma korkmadan bakabilmek istiyorum..Yaralarımı; onları var eden hançerleri tuttuğunuz ellerinizle iyileştirmek istiyorum.
Var mısınız diye uzattığım ellerim boşlukta sallanıyor hayli zamandır. Çağrım makes bulmuyor yarenler gönüllerinizde.
Ben gönüllerinizle gönlümü bir eylemek istiyorum...
Ümidim kırılıyor her teşebbüste, bir tuğla daha yıkılıyor sessiz ve hızlı. Ruhum göcük altına biraz daha giriyor her zelzelede. Her teşebbüs bir zelzeleyi beraberinde getiriyor bu sahranın içinde. Güneş yaktıkça benzer bedenlerimizi, olgunlaşması gereken ruhum çocukluk istiyor. Bedenim gün geçtikçe yorgun düşüyor, gönlüm sizin çocukluğunuzun hayallerinde takılı...
Vakit acımıyor hiçbirimize, biz de acımıyoruz birbirimize...