​ Benim sığındıklarım var / Doğal Hayat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '13

 
Kategori
Doğal Hayat
 

Benim sığındıklarım var

Benim sığındıklarım var
 

Şu üç beş günlük dünyada, har gür içinde yaşamaktan, bilmediğimiz, görmediğimiz, farkında olmadığımız o kadar çok güzellikler var ki...

Çok yorgun olduğumuz zaman, ruhen ve bedenen dinlenebileceğimiz, sıkıldığımızda yeşile bakarak, su sesiyle rahatlayabileceğimiz, bunaldığımızda bizi dinlendiren, kimi zaman sorunlarımızı unutturan, huzur bulduğumuz ve bizi alıp başka dünyalara, başka hayallere götüren güzelliklerden bahsediyorum.

Bunlar bizi yaşama bağlayan unsurlar olsa da farkında değilizdir çoğu kez doğal yaşamın.

Kısmen çocukluğum, Güneydoğu Torosların devamı olan dağlarındaki Kartal Kayalıkları ve Karga Tepeleri diye adlandırılan eşsiz güzellikteki o dağlar arasındaki ormanlıkta geçtiği için; bazen şehir yaşamından bunaldığım, sıkıldığım zamanlar, gider oralara sığınırım. Sıkıntımı, yorgunluğumu, orada atarım.

Kısmen de olsa yaşadığım o yerlere gitmek için, nerede olursam olayım, nerede yaşarsam yaşayayım, benim en büyük en vazgeçilmezim, özlemimdir çoğu zaman.

Düşlerimden, hayallerimden ve hülyalarımdan bir parça hep oralara aittir.

Çocukluğumda yaşadığım bir zaman parçası olsa da, bütün anılarım yine de önemlidir ve değerlidir benim için.

Yıllarca oranın doğasına âşık gibi yaşadım. Kulaklarımda hep oranın sesi vardı, güzelliklerin içinde dinlendim. Dağların, derelerin, dağlar arasındaki o vadilerde esen rüzgârların sesini hep dinlerim.

Yıllar süren bir özlemden sonra, hasreti çekilen sevgiliye kavuşmak gibidir benim için zaman zaman oraya ulaşıp ta ilk etapta hissettiklerim...

Oldukça mutlu hissederim kendimi. Bir kere o canciğer dağ köylüsü insanının cana yakınlığını severim. İçtenliğini, samimiyetini severim. Sanki hep orada onların arasında yaşamışım, yaşlısı, genci, yeni yetmesi hepsi beni tanır. Oysa yaşlıların dışında kimseyi tanımıyorum.

Onlar gibi olmayı, onlar gibi yaşamayı sevmemin sebebi; bana daha doğal ve daha insani bir yaşam biçimi gibi geldiğindendir.

O insanların çabalarını, yaşama biçimlerini çok yakından gözlemlediğimde; onlara büyük hayranlık duyuyorum. Ne güzel bir şey, ailesinin nafaka ve rızkı uğruna emek harcamak, kirden, kötülükten uzak doğal olmak, doğal yaşamak ve doğal kalmak…

Kendine has bir güzelliğe, özelliğe ve iklime sahip olan yaşama kültürü içindeki yaşantıları, orada yaşayanlar için çok önemlidir.

Günümüz modern yaşam tarzına göre otantik ve egzotik yaşama biçimi vardır. Modern yaşamda olmalarına rağmen, modern yaşama biçiminden farklıdırlar ve kendilerini soyutlamış gibiler.

Bakir tabiatta kirlenmemiş hava, bulunduğu yerde billur gibi soğuk su, yazın en sıcak günlerde bile ferahlatıcı serinlik vardır. Büyüleyici güzellikte dağ manzaraları, çeşit çeşit bitkileri, tabiî ortamlarda yetişen otlardan yiyen hayvanlardan elde edilen ve yapılan gıdalarıyla doğal, tadına doyulmaz bir yaşam sunar yaşayan insanına.

Su toprak ve dağlar, yaşamım sesi.

Tadına varınca, çıkar nefesi.

Hep mutluluk verir, nefis havası.

Yaşa, doğayı gör, uyan ey insan!

 

 

Kerim Baydak

kbaydak61-artan@hotmail.com

 

 

 
Toplam blog
: 1022
: 214
Kayıt tarihi
: 06.11.12
 
 

Kerim BAYDAK 01.01.1961  ADIYAMAN  doğumlu.. 2003 yılında Anadolu Üniversitesi  İşletme Fakultesi..