- Kategori
- Futurizm
Beş yüz milyar dolar

Dış Ticaret Bakanlığı : 28.12.2023 : Ankara
Dış Ticaret Bakanı sabahtan beri çok gergindi. Odasında toplantı üstüne toplantı yapılıyor ama bakanın yüzü bir türlü gülmüyordu. Halbuki bu yıl kabinenin en başarılı bakanı seçilmişti. Güçlüydü, yakışıklıydı. Neşeli olması için birçok nedeni vardı. Sekreterler gün içinde gittikçe yoğunlaşan telefon ve randevu trafiği yüzünden bitap düşmüşlerdi. Saat dörde doğru soğuk bir kış günü daha birbir yanan şehir ışıklarıyla akşama çevrilirken son bir toplantı daha başlıyordu. Koşar adımlarla toplantı odasına doluşan bürokratlar da en az bakanları kadar gergindi. Dananın çelikten kuyruğu bu son toplantıda kopacaktı.
Dış ticaret bakanı abartılı bir uzunluğu olan toplantı masasında sıralanmış bürokratlarını tek tek süzdükten sonra:
- Hâlâ bir gelişme yok değil mi beyler?
diye sordu.
- Başladığımız yerde miyiz?
Dış ticaret sermaye şirketlerinden sorumlu olan genel müdür söz istedi:
- Pek söylenemez efendim. En az iki düzine şirketle konuştum ve bana göre bu iş bitti. Değil on milyon, bir milyar dolar daha ihracat yapabiliriz.
Bakanın yüz hatlarında hiçbir değişme olmadı. Dirseğiyle yorgun düşen başını destekleyerek :
- Peki nasıl olacak bu? Biraz açar mısınız?
diye sordu. Genel müdür bakanın hiç sevinmediğini görünce biraz şaşırmıştı ama fazla bir bozuntuya vermedi:
- Sözünü ettiğim firmalar arasında yurt dışında yerleşik olanları da var. İstediğimiz kadar dövizi transfer etmeye hazırlar.
- Yani hiçbir mal karşılığı olmadan mı?
- Şey…Evet efendim. Yılbaşına sadece üç gün kaldı. Bu kadar kısa bir sürede mallar hazırlanıp gümrükten geçirilemez. Formaliteleri sonradan yerine getiririz.
Bakan birden ayağa kalktı. Yüzü kıpkırmızı kesilmişti.
- Bana hayali ihracat mı yapalım diyorsunuz? Teklif ettiğiniz şey bu mu?
Genel müdür koltuğuna sinerek:
- Tabiî ki hayır efendim, diye geveledi.
-Sadece işlemler daha sonra…
Bakanın öfkesi giderek katlanıyordu. Genel müdürün sözünü kesti:
- Hayır hayır…Düpedüz hayali ihracat bu. Hayatım boyunca şişirilmiş, fiktif, yalan dolan ihracatla mücadele ettim. Çok şükür ki bu kötü hastalık artık geçmişte kaldı derken şimdi siz çıkıyor ve bana hayali ihracat teklif ediyorsunuz. Eğer bununla 500 milyar doları bulacaksak varsın eksik kalsın. İçinde bir gram hayali bulunmayan 499 milyar 990 milyon dolarla da iftihar ederiz.
Sonra tekrar gözleriyle masayı tarayarak:
- Başka bir teklifi olan var mı ?
diye sordu. Uzun bir sessizlik toplantının bittiğini ilân etmişti. Bakan ayağa kalkarak:
- Şimdilik bu kadar yeter beyler. Toplantı bitmiştir, dedi. Hızlı adımlarla kapıya doğru yürürken bürokratlar yerlerinde kala kalmıştı.
…………………. ………………………….
Dış Ticaret Bakanlığı : Aynı akşam, 28.12.2023, Ankara
Toplantıdan sonra bakan hemen çıkmış, sabahtan beri alabildiğine şişen kafasını toplayabilmek için Ankara’ya elli kilometre uzaklıktaki villasına gitmek için yola çıkmıştı. Evden işe, işten eve makam arabasını kullanmaz, kendi arabasıyla gelip giderdi. Bir haylide hızlı araç kullandığından görevli eskortlara zor anlar yaşatırdı.
Bakan çıkmasına çıkmıştı ama bürokratları tam kadro bakanlıktaydı. Akşamın son toplantısı müsteşar yönetiminde yapılacaktı.
Dış Ticaret müsteşarı bakanın aksine hoş görülü ve güler yüzlü bir adamdı. Ses tonunda bile insanı rahatlatıcı bir özellik vardı. Bu yüzden herkes eteğindeki taşları döker, beyin fırtınası yapıyormuş gibi aklına geleni söylerdi.
Toplantının açılış konuşmasını müsteşar yaptı:
- Evet arkadaşlar, diye söze başladı. Bu onun öğretim üyeliğinden gelen hitap şekliydi.
-Hepimiz inanılmaz yoğun geçen bir yılı geri de bırakmak üzereyiz. Öyle bir yıl ki, cumhuriyetimizin yüzüncü yılı olarak da büyük bir anlamı var. Böyle bir yılda çok önceleri planlandığı gibi beşyüz milyar dolar ihracatı gerçekleştirmenin eşiğindeyiz. Büyük gongun çalmasına sadece on milyon dolar kaldı. Ancak bu uzun yıl boyunca şartlar o kadar zorlandı ki depomuzda bir gram benzin kalmadı. 499 milyar, 990 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Türkiye son on milyon dolara takılı kaldı. Sayın genel müdürümüzün dediği gibi bu parayı dışarıdan bulup ihracat diye göstermek çok kolay ama biz çoktan hayali ihracat denen pisliği tarihe gömdük. Bu nedenledir ki sayın bakanımızın da çok haklı olarak bir gram hayali ihracat istemiyor. Eğer beşyüz milyar dolara erişmek istiyorsak gerçek bir ihracat yapmak zorundayız.
Gülen gözleriyle toplantı masasını tarayarak devam etti:
- Haydi beyler, şimdi ateş serbest. Bana gerçek bir ihracat bulun.
Beyin fırtınası yapılıyormuş gibi herkes ilk aklına geleni söylemeye başladı. Ancak bunların hiçbirisi elle tutulur bir çare getirmiyordu. Hepsi geniş zaman istiyordu çünkü. Halbuki yılın bitmesine sadece üç gün kalmıştı.
Nihayet genç uzmanlardan biri değişik bir fikir attı ortaya:
- Rize Dörtyol Organize Sanayi Bölgesinde kurulu bir yazılım firması var efendim. Bu yıl içinde hayret verici bir yazılım ihracatı gerçekleştirdiler. Ellerinde halen çok ilginç yazılımlar var. Bu işi yaparsa onlar yapar.
Müsteşar böyle bir firmanın Gebze Muallimköy’de yerleşik dev bilişim vadisi yerine Rize’de olmasına şaşırmıştı ama uzmana da hak veriyordu. Yazılım ihracatı mal ihracatı gibi değildi. Çok kısa bir zamanda gerçekleştirilebilirdi.
- Öyleyse hemen Rize’ye gidip bir kolaçan et. Sanırım gece uçağında yer bulabilirsin.
Benzer öneriler sunan birkaç kişiyi daha görevlendirdikten sonra toplantının bittiğini söyledi. Başta müsteşar olmak üzere toplantı çıkışı herkesin yüzü gülüyordu. Beşyüz milyar dolar için ümitler artmıştı çünkü.
Yeşil – Mavi Yazılım Firması, Dörtyol O.S.B., 28 Aralık 2023 gecesi, Rize
Çok değil 25-30 yıl kadar önce birkaç çay fabrikasından başka bir sanayi tesisi bulunmayan Rize Dörtyol bölgesi sahilden vadiye tünel geçişi açılması ve organize sanayi bölgesinin kurulmasıyla hızlı bir gelişme göstermiş, Doğu Karadeniz’in en gelişmiş sanayi sahalarından biri haline gelmişti. Özellikle katma değeri yüksek bilgisayar, yazılım ve küçük elektronik cihazlar üretiminde hatırı sayılır bir birikime sahip olmuştu. Bu gelişmede sağlanan teşvikler kadar burada açılan Rize fen lisesi ve ileri teknolojiler yüksek okulu büyük röl oynamıştı.
Çevresi karşı beri zümrüt yeşili çay bahçeleriyle çevrili, ortasından şırıl şırıl bir dere akan vadi dünyanın her yerinden ziyaretçi çekiyor ve değeri yüz milyonlarca doları bulan ihracat gerçekleştiriyordu.
Ankara’dan apar topar akşam uçağıyla Trabzon’a, oradan da karayoluyla Rize’ye gelen Dış Ticaret Bakanlığı uzmanı sabahı bekleyememiş, gece gece Dörtyol’a geçmişti. Arabasını Yeşil – Mavi Yazılım firmasının önüne çektiğinde binanın bütün ışıkları yanıyordu. Kendisini dört gözle bekleyenler vardı anlaşılan.
Görevli tarafından kapıda karşılanıp çatı katındaki toplantı salonuna çıktığında ilk gözüne çarpan şey nefis bir ay ışığı altında pırıl pırıl parlayan Taşlıdere oldu. Mevsim kış ortası olmasına rağmen dışarıda yaz gecelerini aratmayan nefis bir mehtap vardı.
Karşılıklı hoş beşten ve köpüklü kahveler içildikten sonra hemen konuya girildi. Dış Ticaret Bakanlığı uzmanı bir hayli ümitliydi:
- Evet beyler, olay bundan ibaret. Yüzyılın rüyası sizin ellerinizde. Bu ihracatı bu kadar kısa zamanda ancak siz yapabilirsiniz. Yarın sabahtan itibaren üç gününüz var. Saatler 1 Ocak 2024’ü vurduğunda bu ihracat yapılmış olmalı.
Yeşil - Mavi Yazılım’ın başkanı Ahmet Bey çok gerçekçi bir adamdı. Asla yapamayacağı bir işe girişmezdi. Şimdiye kadar sağladığı başarıları bu prensibine borçluydu. Aslında risk almayı severdi ve bu işin doğasında risk almak vardı.Ancak risk almakla bile bile lades demeyi kolayca ayırt edebilirdi.
- Söyledikleriniz çok güzel. Yüzyılın rüyası sizin ellerinizde…Ancak ben bir iş adamıyım. Süpermen değilim. Üç günde on milyon dolarlık iş bağlamak ve üstelikte parasını peşin almak…Bizden çok zor şeyler istiyorsunuz.
Dış Ticaret Bakanlığı uzmanı bütün gün boyunca ölesiye yorulmuştu. Saatler gece yarısına yaklaşırken dayanma gücünün sonuna geldiğini duyumsuyordu. Derince bir nefes alarak son noktayı koyuverdi:
- Denemeden bilemeyiz değil mi? En azından bir deneyin. Olmazsa olmaz ne yapalım? Ucunda ölüm yok ya..
Kahvesinden son bir yudum alıp ayağa kalkarken Ahmet Bey koluna yapıştı:
- Dur bakalım, nereye? Gelmek senden, göndermek bizden. Daha çaylarımızı içmedik. Sonrada bizim fakirhaneye geçeriz. Bu gece bizim misafirimiz olursunuz.
Öyle ya, Rize’ye kadar gelip de bir çay içmeden gidilir miydi? Hem sonra buralarda misafiri otele göndermezlerdi. En azından görgüsüzlük sayılırdı bu çünkü.
Dış Ticaret Bakanlığı uzmanı kravatını gevşeterek arkaya yaslandı. Sabahtan beri ilk defa rahatladığını hissediyordu.
Yeşil – Mavi Yazılım Firması, Dörtyol OSB, 30 Aralık 2023, Rize
Türkiye’de asrın başlarında gelişmesi hızlanan yazılım sektörü, bu alanda dünya devi olmayı başaran Hindistan’ın çok gerisinde kalmasına rağmen 2010’lu yılların sonunda ciddi bir atılım yapmıştı. Özellikle Gebze'de kurulan Bilişim Vadisi sektöre müthiş bir ivme kazandırmış, bir milyar civarında sürüklenen yazılım ihracatı onlarca milyar dolara fırlamıştı.
Taşlıdere kenarında bulunan ofisinde sabahtan beri çalışan Ahmet Bey sektöre ilk girdiği yılları düşünüyordu. 2005 yılında genç bir mühendis olarak İstanbul’daki bir yazılım firmasında işe başladığında sektör ihracatı birkaç yüz mliyon dolardı. Kendi çalıştığı firma da binbir güçlükle on milyon dolar kadar ihracat yapmış ancak bunu gümrükte anlatabilmek için adeta deveye hendek atlatmışlardı. Çünkü o zamanın gümrükçüleri ‘’yazılım ihracatını’’ anlamakla güçlük çekiyorlar, mal mı, hizmet mi olduğuna bir türlü karar veremiyorlardı. Halbuki şimdi yalnız kendi firması Türkiye’nin o günkü toplam yazılım ihracatından fazla ihracat yapıyordu.
Ahmet Bey Ankara’dan gelen misafirini uğurlar uğurlamaz hemen işe sarılmıştı. Bütün elemanlarını seferber etmiş, kendisi de bizzat direksiyona geçerek muhtemel alıcıları taramaya başlamıştı. Endonezya’dan Fildişi Sahili’ne kadar temas kırmadığı ülke kalmamıştı. Ancak iletişimde olduğu hiçbir firma bu kadar kısa zamanda yazılım ithal etmeye yanaşmıyordu. Üstelik fiyatları bir hayli kırmış, normalde elli milyon dolar tutacak projeleri on milyon dolara teklif etmişti.
Nihayet daha önce yazılım sattıkları İsviçreli bir firma ile yaklaşım sağlamayı başarmıştı. Ancak bu firma da iki günlük zamanı çok kısa buluyor, yazılımı denemeden para ödemeyi düşünmüyordu. Ahmet Bey teminat üstüne teminat vermesine rağmen İsviçreliler nuh diyor, peygamber demiyordu.
Sonunda Yeşil Mavi Yazılım firmasının patronu Ahmet Bey bütün riskleri göze alarak son teklifini yaptı:
- Tamam, siz akreditifi açın gerisin düşünmeyin. Eğer yazılım işe yaramazsa onbeş milyon dolara geri almaya hazırım. Bunun için de her türlü banka teminatını veririm.
Ahmet Bey’in yaptığı bu fedakârlığa şirkette herkes çok şaşırmıştı. Hatta ‘’ Abi, ne yapıyorsun? Beş milyon doları bile bile sokağa mı atacağız? ‘’ diye ayağa kalkan arkadaşları onu bu kararından döndürmeye çalışmışlardı. Ahmet Bey kararını değiştirmemiş,
- Yaptığınız işten emin değil misiniz?
diye onlara sitem etmişti. ‘’ Nasıl gidiyor? ‘’ Ankara’dan aradıklarında da ‘’ Çok iyi ‘’ diye cevap verdi ‘’ Bu iş olacak’’
Dış Ticaret Bakanlığı , Akşam Üstü, 31 Aralık 2023, Ankara
İki koca gün geçip de ne Rize’den, ne de İsviçre’den haber çıkmayınca bakanlığa derin bir sessizlik çökmüştü. Hiç kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Bankaların kapanmasına saatler kala bütün ümitler sönmek üzereydi. Galiba beşyüz milyar dolar bira hayal olarak tescil edilmekle kalacaktı. Uzun yıllardır bir efsane gibi dillerde dolaşan ‘’ Cumhuriyetin yüzüncü yılında beşyüz milyar dolar ihracat ‘’ miti hüsranla neticelenmişti.
Başta bakan olmak üzere bütün görevliler 2023 yılı ihracatını 499 milyar 990 milyon dolar olarak kayıtlara geçirmek üzereyken bakanlığın operasyon salonunda çoktan karartılmış dev haberleşme ekranı gelen bir sinyal üzerine birden aydınlandı. Ekranda beliren yüz çok tanıdık bir sima değildi ama verdiği müjde bakanlıkta adeta Meksika dalgalanması gibi bir sevinç rüzgârı estirdi.
Yeşil Mavi Yazılım Firması’nın sahibi Ahmet Bey bakanlığı arıyor ve İsviçre firmasının yerel saatle beş itibariyle on milyon dolar akreditif açtırdığını bildiriyordu. Böylece ihracat on milyon dolar daha artmış ve tam beşyüz milyar dolar olarak gerçekleşmişti.
Dış ticaret bakanı ‘’ Oh, nihayet!’’ diye derin bir iç geçirip başbakanı aramaya koşarken sevinçle birbirine sarılan bakanlık bürokratları birazdan bakanlığın önündeki geniş meydana doluşacaklardı.
Sekiz milyonluk Ankara semalarını ışığa boğacak bir sürü havai fişek ateşlemeyi bekliyordu çünkü.