​ Beşiktaş İngiliz eledi... / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '15

 
Kategori
Futbol
 

Beşiktaş İngiliz eledi...

Beşiktaş İngiliz eledi...
 

Girişinde  ‘’you will newer  walk alone’’ yazılı bir stadı olmayan  ve bu nedenle de  biletleri 3 gün önceden tüketip,   Türkiye milli takımlar direktörünün dahiyane fikriyle  stadı ters çevirip  rüzgarına çözüm  aranan  Atatürk Olimpiyat Stadının devasa  tribünlerine İstanbul trafiğini felç ede ede ulaşan Beşiktaş  taraftarı,   takımının muhteşem zaferinde 12. adamı olarak  üzerine düşeni yapmanın  sevinci  içinde  şimdi eve dönüş yolundaki çileye çoktan razı.

Beşiktaş   2007 yılında  Şampiyonlar ligindeki 8-0    lık hezimetin  hesabını  8 sene  sonra kapatırken,  bir üst turda  kendine  lazım olan güven ve morali de kazandı.  Bu galibiyet sadece  Milli takımlar  katogarisinde bir türlü yenemediğimiz  mağrur İngiliz’lere karşı  alınan bu galibiyet  Beşiktaş futbol tarihinin  en önemli  başarılarından biridir.  Beşiktaş’lı buna ne kadar sevince o kadar yeridir ve o kadar haklıdır. 

Maçın ilk 15-20 dakikalık  bölümünde  seyircinin müthiş temposuyla  İngilizleri kendi  alanına hapis eden Beşiktaş’ın ne yazık  ki  tehlikeli bir pozisyonu  olamayınca   gen. Ve diri Liverpool takımı  25.dakikadan devrenin bitimine kadar  kontrolu sağladılar.  Bu arada  ne zaman zor bir görev devralsa altında daima başarıyla çıkan kaleci Cenk Gönen’in muhteşem 3 kurtarışı  belki de Beşiktaş’ın direncini sağlıyor,  oyun disiplininden kopup, dağılmasını engelliyordu.

İkinci yarı  Liverpool’un  uyutma taktiği tutmaya başlamış, top etkisiz bir şekilde ortalarda dolanıyordu.  0-0 la  1-0 mağlubiyetin   hiçbir farkı olmadığını artık anlamaları lazım diye gözler kenara çevrildiğinde,  maçın tüm heyecanını oyuncularla, seyircilerle iliklerine kadar yaşayan Bilic’in hamlesi  geldi . Sosa’yı çıkardı,  Tolgay’ı aldı ve  her an her şey beklenen ama  bir türlü kendini gösteremeyen Göktan Töre’de  kendini göstermeye başladı. 

Oyuna girdkten 2 dakika sonra  Tolgay’ın 30 metreden  gönderdiği füze, Fantoma’nın birinci ihtarı gibiydi. Direği sıyıordı gitti adeta ama ikincide Gökhan Töre’nin  yine soldan getirip Demba Ba’ya getirdiği ama onun ayaklarında dolaştırdığı topa  yine Tolgay ‘ın ceza sahası dılından gönderdiği ikinci füze  bu kez doğru adresi bulmuş,   ilk maçtaki skor dengelenmişti.

Beşiktaş bu gece çok zor bir iş başardı.  Rakip sahada alınan 1-0 lık yenilginin telafisinin çok zor olduğu söylenir.  Telafisi o kadar çok şey yapmanız gerekir ki, hem gol atacaksınız, hem gol yemeyeceksiniz.  Zaten gol yediğiniz anda her şey bitiyor.   Beşiktaş defansa hata yapmadı,  hücumda da elinden geleni yaptı. Beklenenin ötesinde mükemmel bir futbol oynadı ve kadrosuna Tolgay ve Opare  gib iki genç yıldı daha ekledi. Bu maç ayrıca onların da kendilerini tanıtım maçıydı.

Eğer Demba Ba’nın maçın  93. Dakikasında  o şutu direğin içinden  çıkmasa zaten maç uzatmaya dahi gitmeyecekti.

Uzatmada   o dinç  görünümlü genç Liverpool takımından eser kalmamıştı. Şuursuzca  top kovalayıp, maçı penaltılara götürmek isteği  pozisyonsuzlarından da, kalecilerinin ağır davranışlarından da belli oluyordu .    Belki de penaltılarda turu geçeceklerine inanıyorlardı.  Hesapları tutmadı.

Beşiktaş  5 penaltıdan 5 ini gole çevirme  becerisini de gösterdi.  Hepsi de çok güzel gollerdi. Son penaltıyı avuta gönderen  Liverpool’lu oyuncunun yüz ifadesinde açıkça belli olan stresi sanki bu penaltıyı atamayacağının işaretiydi.

Dün gece  kazanan sadece  Beşiktaş değildi.  İçerde kısır bir döngünün içine düşen,  dışarıda itibarını yitiren Türk futbolu  da Beşiktaş sayesinde  rahat bir nefes aldı.  Liverpool, Liverpool’dur ve bir İngiliz takımıdır.  Bu galibiyetin Avrupa’da  yankısı fazla olacaktır.

Dün gece  Olimpiyat stadında adeta bir final yaşandı.

2012 yılında Avustralya Açık Tenis turnuvasında Djokoviç-Nadal finali  tam 6 saat süren, galibi tam 6 saat sonra  belli olan  bir maçtı. Nadal kazanmıştı.  Dünyadaki tüm tenisseverler tenise doymuşlardı.

Beşiktaş’ın dün geceki zaferi bana bu  unutulmaz finali hatırlattı seyrederken.  Maç  120 dakika oynandı.  Sonra bir de penaltı heyecanı ve tur daha ne olsun.  Seyircisii ile hocası  ile futbolcusu ile beki de tüm İngiltere  futbolseveri ile bu heyecan  sonuna kadar yaşandı.

Ben bir Fenerbahçe’li olarak  bir Beşiktaş’lı kadar sevindim.  Çok sevdiğim Çarşı adına, Beşiktaş adına ve  55 senedir içinde olduğun Türk futbolu adına ve ülkem adına.

İnşallah  kupa finaline.''newer wolk away''

Tebrikler Beşiktaş.

 
Toplam blog
: 465
: 918
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..