- Kategori
- Futbol
Beşiktaş İngiliz eledi...

Girişinde ‘’you will newer walk alone’’ yazılı bir stadı olmayan ve bu nedenle de biletleri 3 gün önceden tüketip, Türkiye milli takımlar direktörünün dahiyane fikriyle stadı ters çevirip rüzgarına çözüm aranan Atatürk Olimpiyat Stadının devasa tribünlerine İstanbul trafiğini felç ede ede ulaşan Beşiktaş taraftarı, takımının muhteşem zaferinde 12. adamı olarak üzerine düşeni yapmanın sevinci içinde şimdi eve dönüş yolundaki çileye çoktan razı.
Beşiktaş 2007 yılında Şampiyonlar ligindeki 8-0 lık hezimetin hesabını 8 sene sonra kapatırken, bir üst turda kendine lazım olan güven ve morali de kazandı. Bu galibiyet sadece Milli takımlar katogarisinde bir türlü yenemediğimiz mağrur İngiliz’lere karşı alınan bu galibiyet Beşiktaş futbol tarihinin en önemli başarılarından biridir. Beşiktaş’lı buna ne kadar sevince o kadar yeridir ve o kadar haklıdır.
Maçın ilk 15-20 dakikalık bölümünde seyircinin müthiş temposuyla İngilizleri kendi alanına hapis eden Beşiktaş’ın ne yazık ki tehlikeli bir pozisyonu olamayınca gen. Ve diri Liverpool takımı 25.dakikadan devrenin bitimine kadar kontrolu sağladılar. Bu arada ne zaman zor bir görev devralsa altında daima başarıyla çıkan kaleci Cenk Gönen’in muhteşem 3 kurtarışı belki de Beşiktaş’ın direncini sağlıyor, oyun disiplininden kopup, dağılmasını engelliyordu.
İkinci yarı Liverpool’un uyutma taktiği tutmaya başlamış, top etkisiz bir şekilde ortalarda dolanıyordu. 0-0 la 1-0 mağlubiyetin hiçbir farkı olmadığını artık anlamaları lazım diye gözler kenara çevrildiğinde, maçın tüm heyecanını oyuncularla, seyircilerle iliklerine kadar yaşayan Bilic’in hamlesi geldi . Sosa’yı çıkardı, Tolgay’ı aldı ve her an her şey beklenen ama bir türlü kendini gösteremeyen Göktan Töre’de kendini göstermeye başladı.
Oyuna girdkten 2 dakika sonra Tolgay’ın 30 metreden gönderdiği füze, Fantoma’nın birinci ihtarı gibiydi. Direği sıyıordı gitti adeta ama ikincide Gökhan Töre’nin yine soldan getirip Demba Ba’ya getirdiği ama onun ayaklarında dolaştırdığı topa yine Tolgay ‘ın ceza sahası dılından gönderdiği ikinci füze bu kez doğru adresi bulmuş, ilk maçtaki skor dengelenmişti.
Beşiktaş bu gece çok zor bir iş başardı. Rakip sahada alınan 1-0 lık yenilginin telafisinin çok zor olduğu söylenir. Telafisi o kadar çok şey yapmanız gerekir ki, hem gol atacaksınız, hem gol yemeyeceksiniz. Zaten gol yediğiniz anda her şey bitiyor. Beşiktaş defansa hata yapmadı, hücumda da elinden geleni yaptı. Beklenenin ötesinde mükemmel bir futbol oynadı ve kadrosuna Tolgay ve Opare gib iki genç yıldı daha ekledi. Bu maç ayrıca onların da kendilerini tanıtım maçıydı.
Eğer Demba Ba’nın maçın 93. Dakikasında o şutu direğin içinden çıkmasa zaten maç uzatmaya dahi gitmeyecekti.
Uzatmada o dinç görünümlü genç Liverpool takımından eser kalmamıştı. Şuursuzca top kovalayıp, maçı penaltılara götürmek isteği pozisyonsuzlarından da, kalecilerinin ağır davranışlarından da belli oluyordu . Belki de penaltılarda turu geçeceklerine inanıyorlardı. Hesapları tutmadı.
Beşiktaş 5 penaltıdan 5 ini gole çevirme becerisini de gösterdi. Hepsi de çok güzel gollerdi. Son penaltıyı avuta gönderen Liverpool’lu oyuncunun yüz ifadesinde açıkça belli olan stresi sanki bu penaltıyı atamayacağının işaretiydi.
Dün gece kazanan sadece Beşiktaş değildi. İçerde kısır bir döngünün içine düşen, dışarıda itibarını yitiren Türk futbolu da Beşiktaş sayesinde rahat bir nefes aldı. Liverpool, Liverpool’dur ve bir İngiliz takımıdır. Bu galibiyetin Avrupa’da yankısı fazla olacaktır.
Dün gece Olimpiyat stadında adeta bir final yaşandı.
2012 yılında Avustralya Açık Tenis turnuvasında Djokoviç-Nadal finali tam 6 saat süren, galibi tam 6 saat sonra belli olan bir maçtı. Nadal kazanmıştı. Dünyadaki tüm tenisseverler tenise doymuşlardı.
Beşiktaş’ın dün geceki zaferi bana bu unutulmaz finali hatırlattı seyrederken. Maç 120 dakika oynandı. Sonra bir de penaltı heyecanı ve tur daha ne olsun. Seyircisii ile hocası ile futbolcusu ile beki de tüm İngiltere futbolseveri ile bu heyecan sonuna kadar yaşandı.
Ben bir Fenerbahçe’li olarak bir Beşiktaş’lı kadar sevindim. Çok sevdiğim Çarşı adına, Beşiktaş adına ve 55 senedir içinde olduğun Türk futbolu adına ve ülkem adına.
İnşallah kupa finaline.''newer wolk away''
Tebrikler Beşiktaş.