​ Beşiktaş ve Mustafa Denizli'nin tercihi / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '09

 
Kategori
Futbol
 

Beşiktaş ve Mustafa Denizli'nin tercihi

Beşiktaş ve Mustafa Denizli'nin tercihi
 

Mustafa Denizli sakin, tatlı sert bir futbol adamı. En kızgın olduğu anda bile yüzünden tebessüm eksik olmuyor. Dün medyada çıkan ‘’Şampiyon olamazsa Beşiktaş’ı bırakıyor’’ haberi onu çok fazla sinirlendirmiş olmalı ki, eğer o da yanlış değilse ‘’ben öyle bir şey demedim, inadına seneye de buradayım’’ demiş. Hatta daha da ileri giderek, ‘’bırakın Beşiktaş’ı, biz şampiyon olamazsak mesleği bırakırım’’ gibi oldukça iddialı bir açıklama yapmış.


Mustafa Denizli’nin en büyük hedefi elbette kariyerinin ağırlığını ortaya koymak ve diğer iki büyük kulüpten sonra, Beşiktaş’ da şampiyon yaparak, bunu başaran ilk Türk antrenör olabilmek. Başarır mı, başaramaz mı, o ayrı konu. Çok önemli bir dört hafta daha var, fixtürü rakibine karşı zor görünüyor ama o hep zorlukları seviyor. Başarının rahat kazanılmadığımnı biliyor.


Mustafa hocanın Fenerbahçe’ye de, Beşiktaş’a da gelişi de diğer Türk antrenörleri gibi aynı ‘’nöbetçi antrenör ‘’ deyiminde tarif edilen gibi. Zor durumlarda, zoraki hoca değişiklikleri sonucu gerçekleşti. Nedeni bilinmez, kendisinin, kulübün kapısından giremeyeceğini söyleyen başkanlar tarafından, yine de bu işin altından ancak onunla kalkılabileceğini düşünüp, göreve çağırmaları, onun güvenilir, ciddi, iddalı ve hesaplı bir Teknik Direktör olduğunun ispatıdır.


Ali Şen, ‘’eğer Fenerbahçe başarısız Aragones’i devre arası gönderseydi, Mustafa Denizli için ben başkanı ikna edecektim’’ diyor.


Son Fenerbahçe mağlubiyeti şüphesiz Beşiktaş’ı sarsmış, tam da Sivas’ın mağlup olduğu bir anda, şampiyonluk yolunda önemli bir avantajdan yoksun bırakmıştır. Yine de kaybedilen sadece avantajdır. Mustafa Denizli zoru başarmayı seven bir hocadır. Sonuna kadar bu işi kovalayacak ve belki de kazanacaktır. En azından bu şansı var.


Beşiktaş Kulübü, sonuç ne olursa olsun seneye onunla devam etmelidir. Çünkü bu takımın oyuncuları onun seçtiği oyuncular değildir. O Yusuf’u getirdi, Seriç’i gönderdi, Earnst’ü getirdi o kadar. İddiasını kaybetmiş bir takımı, şampiyon adayı bir takım yaptıysa, kendi yapıp hazırlayacağı vir takımla daha başarılı olma ihtimali daha fazla.


Onun son Fenerbahçe mağlubiyetinde yapabileceği çok fazla bir şey olabileceğini düşünmüyorum. Elindeki yabancı futbolcuların Earnst haricindekilerinin kalitesi tartışılır. Böyle maçların kader adamı olması gereken Delgado ve Tello’nun bu kadar kötü olabileceğini sanırım düşünemedi. Yoksa riske bu kadar kolay girme özelliği olan bir hocanın, onları bırakın kadroya, ilk 18 e bile almayacağını biliyorum.


Şimdilerde onu sık sık korkak olmakla suçlayan eski dostu, sonradan ‘’ içimizdeki İrlandalı’’!. Hıncal Uluç, geçmişte onun inadını ve kararlılığını ‘’Mustafa’yı, mıstık yapamayacaklar’’ diye ifade ederdi.


Mustafa Hoca’yı kızdırdılar, şimdi gideceği varsa da kalacağım diyor. Üstelik meydan okuyor. Şimdi kimin şampiyon olacağını bir yana bıraktım, Mustafa Hoca’nın kazansa da, kaybetsede, lig sonunda ne yapacağını merak ediyorum ve bu kez de ben iddia ediyorum;


İran Pas kulübünü saymazsak, kendilerine şampiyonluk bile kazandırsa, Türkiye’de kendisine bu kadar güvenen bir başka kulüp olmamıştı. Bu da az bir şey değildir ve imkanları bu kadar geniş bir kulüpte, Denizli her durumda bu güven ve imkanı değerlendirecektir. Beşiktaş, M.Denizili'nin kolay bulamayacağı bir kulüptür. Bu da madalyonun diğer yüzüdür.

 
Toplam blog
: 465
: 918
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..