- Kategori
- Deneme
Beyhude

İçeriden en içeriden gelip boğaza kadar dayanıyor acılar. Merhemine yandığımın dünyası acımadan tuz basıyor açık yaralara. İçerimde çığlık çığlığa ağlayan bi kız çocuğu,ordan oraya vuruyor kendini. Çıkarmış ayakkabılarını çözmüş saçlarını... Rüzgara bağırırcasına bağırıyor. Nefes olup çıkıyor sesi dudaklarımdan, yürüdüğüm yollarda kanlı ayak izim kalıyor, hayal kırıklıklarıma basmışım gene. Bacaklarımdan kurtulup uçuşuyor etekler gitmek istercesine alev alev tenimden. Sokak köpeklerine gıpta ederek yaşıyorum gene. Bir ağacın gölgesinde uyumak, ufak birikintilerden kararında sular içmek ya da sabahın beşinde avaz avaz gökyüzüne bağırmak ne büyük lütuf. Durmadan içiyorum, durmadan dönüyor başım, hiç açılmayacak gibi kapalı gözlerim. Kırmızı bir halının üstünde gökyüzüne ulaşıyor bedenim. Dudaklarım aralanıyor ve günler sonra ilk defa soluna yükselerek unuttuğum gamzelerimi çağırıyor yanağıma. Sigaram mütemadiyen yastık altında. İçimdeki renkler griye çalıyor şimdi. Şefsiz bir orkestra misali telef oluyorum zamanda. Atomlarım birbirine çarpıyor ve nötrleşiyor haykırışlarım. Bir kaç elektron daha sola kayıyor. Karara bağlıyorlar var oluşlarını. Git gide inceliyor sanki derim soğuğu daha çok içeri almak için .Susmak da zor geliyor artık. Altın renkli kalemlere tutkunum şu günlerde. Sayfalar ... siyah pek tabi. Kömür ateşinde pişiriyorum çayı ve bardaklar hep ince belli. Sonra oturup en yüksek tepelerden hatırlıyorum acıları. Durmadan bıkmadan usanmadan tekerrür ediyor zihnim ve her çaba beyhude. Boynumun baki borcu hatırlamak.