- Kategori
- Güncel
Bi yer var mı bildiğin?

‘‘Hayatın her anında herkesten farklı şeyler görebildiğin…
Yalnızca duymak istediğin sesleri duyabildiğin…
Her durumda kendin olmayı becerebildiğin…
Bağlanmaktan korkmadığın…
Anca beraber kanca beraber dediğin…
Değişime her daim açık olabildiğin…
Ve benim yolum bu dediğin…
Bi yer var mı bildiğin ?’’
Gerçekten de böyle bir yer var mı bildiğiniz? Gençlerin yaratıcılık sınırlarını zorlayarak dilediklerince özgür olabildiği, toplum baskılarını yaşamadan kendileri olmayı becerebildiği, gönül gözüyle yalnıza görmek istediklerini görüp duymak istedikleri seslerle kuşatıldığı, birine bağlanmaktan korkmayacağı kadar güvenli bir duvarla çevrildiği, dostlarıyla omuz omuza verip sırtından bıçaklanmadığı ve yolunu belirleyip kararlı adımlarla o yolda yürüyebildiği bir yer var mı bildiğiniz?
Gençler yüzyıllardır zaman mekan dinlemeden böyle ütopyaların peşindeler. Yetişkinler dünyası tarafından kısıtlanmadıkları, özgür düşüncelerinin peşinden koşarak gerçek kıldıkları hayallerin meyveleriyle bereketlenecek toprakların arayışındalar.
Son zamanlarda medyada gençlere yönelik bu tarzda pek çok reklam yayınlanmakta. ‘’Gerçekçi ol, imkansızı iste.’’ Ya da ‘’Hiçbir şey imkansız değildir.’’ gibi…
GençTurkcell’in ‘’Bi yer var mı bildiğin?’’ reklamı da bu gençlik ütopyalarını anımsattı bana. ‘’gnctrkcll’’ kısaltmasıyla gençlerin cep telefonu mesajlarında fazla kontör harcamamak adına Türkçe’yi harcayarak yaptıkları tasarrufun tipik bir örneği olan bu Turkcell kulübü genç kuşağın özlemlerini çok çarpıcı bir şekilde dile getirmiş.
Ben de ‘’gnctrkcll’’ yetkililerine sormak istiyorum. Peki gençliğin güzel bir Türkçe ile konuştuğu, ’’sh’’lerin ‘’ş’’ yerine geçmediği, güzelim ‘’v’’ harfimizin ‘’w’’ya dönüşmediği, ’’k’’nin yerine ‘’q’’ların kullanılmadığı, sesli harflerin boynu bükük kelimelerden kovulmadığı
‘’Bİ’’ yer var mı bildiğiniz?