- Kategori
- Futbol
Bıktım maç izlemeye gelen beleşçilerden

Bu Fenerbahçe’den çektiğimi, nasırımdan, kaynanamdan bile çekmedim! Galatasaray’a güvenip, tarihten akıllanmayıp, bir sürü kişi ile iddiaya girdim.
<ı>Duru görü yeteneğim var ya benim! Az buçuk kâhinliğim var. Ona güveniyorum!ı>
Bu Şükrü Saraçoğlu stadında kesin büyü var arkadaş. Öyle böyle değil!
“Vudu” büyüsü. Benim hiçbir kehanet tutmuyor. Özellikle son maçtan sonra, bir servet kaybettim dersem, abartmış olmam.
Pazar günü öğleden sonra, giydim Galatasaray formamı, maç saatini beklemeye başladım. Maçı evde izleyeceğim. Saat beş gibi, ev telefonu çaldı. Arayan kız kardeşim, maçı izlemeye bize gelmek istiyorlarmış. Yalnız gelse sorun yok da, eşi ile beraber gelecekler...
Bizim damat koyu Fenerbahçeli, hiç gelsin istemiyorum ama ne yaparsın akrabalık bağları... Tam bu maçın keyfi kalmadı diye düşünürken, bu sefer eşimin cep telefonu çalıyor. Arayan yeğeni, Oda eşi ile maç izlemeye gelmek istiyor. Bu damatta Fenerbahçeli, “Gelme” diyemezsin ki. Bizim ev Çakır Osman’ın şaraphanesine döndü bile.
Gelen misafirlere ikramda bulunmak lazım, yedireceksin, içireceksin, izlettireceksin. Öyle göndereceksin. Maça bir saat varken, çarşıya çıktım. Altı tane yufka ile tavukgöğsü aldım. Gelen misafirlere, tavuklu börek yapacağız
Bu arada bizim mahallede bir yufkacı var. Şimdi yazmaya başlasam kısa olacak, adama haksızlık edeceğim. Müsait bir zamanda adamı size uzun uzun anlatacağım.
Yalnız tavuklu börekle misafir ağırlanmaz tabii. Yanına, tatlı bir şeyler de uydurmak lazım... Uydurduk, kazandibi. Maça 15 dakika varken, çarşıdan geldim. Bütün misafirler gelmiş, oturma odasının, televizyonu en iyi gören yerleri kapışılmış. Tatsızlık çıkmasın diye sesimi çıkartamadım ama bundan sonra evde maç izlemeye tövbe, bu ne be? Ne kadar beleşçi hısım akraba varsa bizde...(!)
Neyse, ilk yarıda iki tane yedik. Evimde değilim ki, Galatasaray gibi deplasmandayım. Gerekli tepkileri gösteremiyor, bizim oynamayan futbolcuların kulaklarını bile çınlatamıyorum. Devre arasında Eurosport’a döndük. Orada da Honkong- İran maçı var. İran 2–1 galip. Çaylar, tavuklu börekler, kazandipleri derken. İkinci yarı başladı, bir tane attık. Bir gol daha atalım diye çok dua ettim fakat nafile. Maç 2–1 bitti bizde Honkong gibi yenildik...
Maçın bitiş düdüğü ile beraber, akrabaların bizimle işi kalmadı ya, ayaklandılar hemen. Onları uğurlarken, “yine bekleriz dedim” yarım ağızla ama... “Geliriz” dediler. Gelmezler mi? Hiç. Bir dahaki derbi de evde olur muyum bilmiyorum, olursam, bu akrabalara hesap açmazsam, giderken de fatura kesip paralarını almazsa!