​ Bilgi Üniversitesi porno skandalı nasıl yönetilemedi? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '11

 
Kategori
Güncel
 

Bilgi Üniversitesi porno skandalı nasıl yönetilemedi?

Bilgi Üniversitesi porno skandalı nasıl yönetilemedi?
 

PR nedir bilen pek yok, hele ki pazarlama işinin içinde değilseniz olaya fransız kalabiliyorsunuz. İnsanlar hala PR denince uzun bacaklı kızların davetlerde, seminerlerde hoş geldin beş gittin bir iş olduğunu zannedebiliyor. Son yıllarda PR kavramı da öldü aslında. Artık bu işin adı stratejik ilişki danışmanlığı oldu ki bence çok yerinde bir değişiklik oldu.

Profesyonel dünyada ise kurumsal iletişim gittikçe önem kazanan ve destek departman olmaktan çıkan, yönetimin merkezine oturan bir departman almaya başladı. Şirketler özellikle yaşadıkları kriz anlarında kurumsal iletişimin önemini kavramaya başladılar. Ne zaman şirketle ilgili basında bir kriz çıksa kurumsal iletişimin kapısı aşındırılmaya başlandı, işte o zaman PR hak ettiği yeri biraz da olsa buldu.

Ama gelin görün ki PR Türkiye'de hala yerlerde sürünüyor. Üç beş kurumsal şirket dışında bu işi ne hak ettiği gibi yapan var, ne de bu işe gerektiği değeri verecek bir yapı var.  

Neden bunlardan bahsettim derseniz, sebebi belli. Bilgi Üniversitesi gibi akademik bir kurumun bile sadece birkaç gün içinde düştüğü durum olayın kurumsal iletişim açısından nasıl yönetilemediğini açık seçik ortaya koymuştur.

Bünyesinde çok da sağlam bir halkla ilişkiler departmanı olan bir üniversitenin, bu kadar iletişimci kadrosundan bile danışmanlık almıyor oluşu da çok garip geldi bana açıkçası. Olayı biliyorsunuz zaten;porno tez yapıldı ve ertesi gün tez danışmanları okuldan atıldı. Bu nasıl bir iletişim yönetilemezliğidir anlamadım gitti. Olayın en sıcak anında, tartışmaların en yoğun olduğu anda okul kendi hocalarını fişleyip kapının önüne koyuyor. Bana çamur bulaşmasın mantığı ile tam da balçığın içine saplanıyor aslında.

Hocaların ifadeleri alınmadan, herhangi bir heyet, kurul vesaire oluşturmadan, içerde yaşanan süreçleri, olayın detaylarını basına vermeden nasıl böyle bir harekette bulunabilirler? Açıklama yapılmadan hocalar kapının önüne kondu ve sorun çözüldü, bu mudur?

Diğer taraftan özgür üniversite ortamını sorgulamak gerekir, öğrenci-hoca ilişkilerini özellikle sorgulamak gerekir ve yaşanan olaylardan ders çıkarmak gerekir. Burda önemli olan kimin haklı olduğu değil, kriz ve iletişim süreçlerinin yönetimidir. Bu anlamda Bilgi Üniversitesi Rektörlüğü'n kınıyorum ve binlerce ailenin çocuklarını emanet ettiği bir kurumun saygınlığını koruması gerektiğine inanıyorum. Akademik bir kurum, şirket gibi yönetilemez, yönetilmemeli!  

 
Toplam blog
: 102
: 1607
Kayıt tarihi
: 26.08.08
 
 

1980 İzmir doğumluyum. Kendimi bildim bileli gözlem ve yorum yapmayı çok seviyorum. Genelde hayatı h..