- Kategori
- Futbol
Bilica Çukuru

Bilica
Elli yıldır futbol maçlarını izlerim böyle bir hareket görmedim.
Bu akşamki Fenerbahçe- Beşiktaş maçında gördüğüm sahne beni hayretler içinde bıraktı. Böyle bir sahneyi Avrupa stadlarındaki maçlarda da görmedim.
Olay şöyle oldu. Maçın ikinci devresinde Beşiktaş bir penaltı kazandı. Hakem henüz düdüğü çalıp penaltı noktasını göstermişti ki, Fenerli Bilica penaltı noktasna doğru gitti ve penaltı noktasını kramponlarıyla kazımaya başladı. Takriben yarım karış yüksekliğinde bir çukur oluşturdu. Maçın hakemi bu sahneyi gördü ve Bilica'ya sarı kart gösterdi ve ayağıylada Bilica tarafından açılan çukuru doldurdu. Bu sırada futbol topunu penaltıyı atacak olan Beşiktaşlı Bobo da , penaltı noktasına dikmeye çalıştı, ancak yer tümsekli olduğu top için ilgili noktanın üzerinde sabit duramadı. Hem hakemin gayreti, hem de Bobo'nun gayretiyle top noktanın üzerinde durduruldu. Bobo kısmen beceriksizliği kısmen de çukurun azizliği ile topu kalecinin kurtarabileceği noktaya atarak BJK'yi bir puandan etti.
FB'li Bilica'nın bu hareketinin cezasının ne olacağı futbol kaideleri kitapçığında yazmadığı kesin. Belki centilmenliğe aykırı hareket diye değerlendirilebilir . Ancak, bu çukur kazma hareketi, doğrudan golü gayri nizami şekilde önleme hareketidir. Cezasının en azından kırmızı kart ve disiplin kuruluna sevk olmalıdır. Sahayı kazmak, karşı tarafın hakkına doğrudan saldırmaktır. Örneğin kasıtlı hareketle karşı taraf oyuncusunun ayağını kırmak veya kasıtlı olarak tekme atmak neyse, penaltı atışının yapılacağı noktayı kazarak topa dengeli vurmayı engellemek de odur. Her ikisi de kırmızı kart gerektirir.
Netice olarak, Bilica bu inanılmaz hareketiyle, bir ilke imza atmıştır. Tabii, " bir ilke " imza atmıştır derken, sokak aralarında yapılan mahalle maçlarını bu görüşün dışında tutuyorum. Zira biz çocukken, bu nevi hareketleri yapanları mahalle maçlarında görürdük.
Yazık bizim Süper ligimize...! Bir derbi maçında, bu türlü sahne yer almamalıydı. Yetişen gençlerimize zarar veriyoruz. Spor adalet, doğruluk ve centilmenlik değil midir? Bakalım daha nelere şahit olacağız.