- Kategori
- Sağlıklı Yaşam
Bilinçaltı kıskançlık

Elde edememe, sahip olamama, zarar verme duygusu olan kiskanclik. Istediklerine sahip olma arzusunun yaninda, kayip etmeye yonelik yogun bir korku vardir kiskanclikta. Korkakligin semsiyesi altindaki, sahip olmanin verdigi guc, kaybetme dusuncesinde insani, delilikle normal'in arasinda ince bir noktada birakir. Ya delilik tarafina duser, kiskanmanin cinnet taraflari yasanir, ve ya aklibasinda olan insanlarin yasantilarina ait olaylar ve dusuncelerle meskul olup durur.
Birey ilk dogdugu andan itibaren yasantinin her doneminde, yasanan her iliski'de kiskanclik duygusu yasar. Oral donem'de anne baba'yi kiskanmakla baslayan korkulu kiskanclik, kendisini, arkadaslik iliskilerinde, is yasaminda, romantik/duygusal iliskilerde ve anne baba olma durumunda, o yakip kavurucu atesini gosterir.
Kiskanclik temelde, iliskiyi korumaya yarar.Ciftlerin iliskilerini korumasini, uremesini, cocuklarini buyutmelerini, yani soy agacinin surdurulmesini saglar. Her iki cinste'de cinseligin kaynagi ayni olmasina ragmen, her iki cinsin bilincaltinda farkli gercekler vardir. Kadinlarin yasamalarina devam ettirmek ve iliskileri korumak guduleri vardir, erkeklerinse babaliklarinin kesinliginden suphe duymamak icin gudusel kiskanclik gosterirler. Bu nedenle kadinlar duygusal, erkeklerde fiziksel ihanete daha duyarlidir. Aslinda hatali algilamayi takip eden yorumlamanin ya da algilamayi takip eden hatali yorumlamanin, davranisa donusme halidir kiskanclik. Korkunun korukledigi kiskanclik, dusuk kendillik saygisinin, guven eksikliginin, kaybetme duygusunun ve askin gostergesidir. Bence kiskanclik, acinin gostergesidir.
Bir cok dalda kendini gosteren kiskanclik, son yillarda psikiyatri ve psikolojinin arastirma konulari arasina girmistir. Bu konuda bir cok calisma yapilmistir. Ornegin; Psikoanalizin odaklandigi nokta, seksuel dinamikler kiskancligin olusmasinda rol oynar.
Psikiyatrinin Oteritelerinin degisik gorusleri:
Freud'e gore; bilincalti tarafindan beslenen, cocukluk yasantilarinin uzantisi olan kiskanclik taniminin temelinde oidipus catismasinin sagladigi deneyimler yatar.
Sullivan'a gore; Kendine yetersizlik ve acima duygulari ayni olcude gider.
Honey'a gore; Daha sosyal iceriklidir.
Klein'e gore; Yasamin ilk yillarinda baslayan nesne, iliskisine bagli olarak gelisen hasetten kaynakladigi bildirilmistir.
Insan ne kadar yetenekli olursa olsun, rakipsiz degildir. Bu turden dusunce yapisiyla aci ceker insan, yeryer kendini suclar, "el elden ustundur" atasozunu unutur, yetenekli bir baskasiyla karsilastiginda, breyi kiskanclik ofke ve kontrolsuzluge goturur. Beceri, yetenek mantikla deger kazanir. Yetenegin olmadigi yerde, basarisizlik bas gosterir. Hatta yetenekli olup, sabir gostermeyen birey'de yeteneklerini degerlemdiremez.
Birey kendini surekli gelistirmeli, tek duzen yasmamali, hayatinda ufakta olsa arada degisiklikler yapmalidir. Bu sekilde cevredeki farkliliklari hissedebilecek, baskalarina gore daha becerikli ve uretken oldugunun farkina varacak.
Selamlar,
Mustafa Ucman