- Kategori
- Aşk - Evlilik
Bilmezdim... meğer birbaşınalık boşluk yaratırmış

Gelde hak verme;" gidişiyle boşluk oluşturanlardan ol, gelişiyle boşluk dolduranlardan değil "diyenlere...
Bazen bilsekte eksikliğin giderilmesi içindir bu arzu sadece. Yine de enerjisine ihtiyaç duyarız bir diğerinin.
"O" olsun diye değildir bu dayatma, birbaşına olmak yeter gelir cana...Biliriz bundan kaynaklıdır bu onla olmada ki inada vardırılan çaba...
Paylaşmak istersin gördüğün manzarayı... "ne kadar güzel değil mi?" diyebilmeyi özlersin işte...
Gördüğün güzelliklere baktığın yerden, bir omuz mesafesinde biri daha dursun dilersin...
"Kim olursa olsun" demesen de, yakınlık kurmayı istersin bir diğer canla, bazen çokta seçici olmadan.
Sevginin yüreğinden akması için, bir kapıdır o ve açarsın kendini....Bir kapıdır sende bu ona doğru aralanan.
Bilirsin, bir sestir senin aradığın, sesine cevap olsun diye sadece...O değildir tamamlayan seni, o değildir paylaşılacak paylaşırken sendekini çoğaltacak kişi...Bilirsin, bilmesinede; bilsende bezen umursamssın işte...
Ama saplanmışsındır ona birbaşınalıktan, bir nevi mecburiyetin gölgesinde kalmışlığının dayattığı, zorunlu bir tercihdir O. Bilirsin, bilirsin de kulakardı edersin bilincini.
Zaafların vardır, eksik enerjinin tamamlanması üzerinedir o hal durumundayken seçimlerin. İraden kapı dışında seni gözlemektedir. Bu da hep aklının bir köşesindedir. İradenenin zaaflarınla yer değişitireceği güne güvenirsin ve belki de sen buna güvenip de giresin en derin girdaplara dalarsın en kesif sis bulutlarına, gözün kara...çünkü güvenirsin sen ona. nasılsa bilirsin o sırasını beklemektedir, köşesinde ve usulca...
Yine de özel kılmışsındır onu, yer tutmuştur kalbinde. Bu da açık bir gerçektir...
Zaten başka türlüsü sen de mümkün değildir.
Çünkü sen yüreğinde yer vermeden alamassın bir yabancıyı; ne koynuna, ne masanda ki boştutuğun yere...
Ama yine de olmadımı, olmaz işte...
Hayata aynı yerden bakmadığınla paylaşamassın ki sen; ne değerlerini , ne sevinçlerini, ne hüzün ve hayallerini, ne de baktığında gördüğün güzellikleri. Bilirsin sen kendini.
Paylaşmak istemektendi değil mi onun senin için var oluşu? Buna dayanıyordu en baştan beri onla oluşun. Zaten bu isteğin için gayert eder, denersin yine ve yeniden...
Kör değilse de o; baktığında gördüğü manzara seninle aynı değildir, anlarsın çok kısa zamanda. Ama anlsanda zorlarsın. Sağır değildir o... ama, duyduğu sesindir, sözlerindir;yüreğindeki tını değildir ona ulaşan. Baştan beri bilirisin...Bakar, ama gördüğü gördüğün değildir. Duyar, ama duyduğu söylediğin değildir...
Hangisi ne denebilir ki? Bilirsin, algılayış boyutla ilintilidir. Bulunduğun yer ana rahmiyken, dünyayı bilemessin. Bulunduğun düzlemden tanırsın çevrendekini. senin için ne hayat ne de insan basit değildir...anlatmak istesen de direnene geçmez ki sözün, kapalı olan kalbe ne fayda eder sözün?...
"Gördüğün, görebilmene müsade ettiğin kadarıyla kalacak" diyemessin ki ona. "Duyduğun algılayabildiğin kadarıdır" denebilseydi algılayacak mıydı ya? Şimdi hayır...ama belki zamanla...
Kızmak uzaktır senden,
Öfke ve beklenti terk etmiştir yüreğini epey önceden...
Bilerek almışsındır yaşamına, isteyerek taşımışsındır onu maherem odalarına,
Kapatmamışsındır bilsen de kapılarını ona, açmışsındır yüreğini sonunda olacakları tahmin ediyor olsanda...
Kızamassın ona, o olduğu için...
Kızamassın kendine, birbaşınalığın boşluğunu bir can olsun diye, onda tamamlamayı seçtiğin için...
Olsa olsa dersin ki:
Bilirim; boşluktan bu saplanış ,
Hep birbaşınalıktan ya, bu demiralamayış,
Kendine "acaba mı?" deyip deyipte, halen devam eden bu kalış...
Bilirim; birbaşınalıktan bu aklını susturmaya çabalayış...
Bilsende asıl yanıtları; hala ve inatla gözyumup kendine kanabilmek için, içten içe bu yalvarış...
Bilmezdim...
Meğer birbaşınalık; budenli boşluk yaratırmış...
Sevgi ve ışıkla
Ayna
Mayıs 2007