- Kategori
- İlişkiler
Bir acı kahvenin hatrı

Etrafımızdaki dünyaya ve yaşam serüveninde yaşadığımız olaylara karşı yaklaşımımız, doğadaki ahengi oluşturan niteliklerle benzerlik taşımalı. Nasıl ki doğanın tüm unsurları birbiriyle uyum ve karşılıklı dayanışma ile varoluşlarını sürdürüyorlarsa, biz insanlar da birbirimize bu şekilde yaklaşmalıyız. Böylelikle hayatta iç huzuru, gerçek mutluluğu hissederiz. Bugün ben sana bir el uzatıyorum ve biliyorum ki yarın öbür gün, yardıma ihtiyaç duyacağım o anda sen de bana o eli uzatacaksın. Güven ortamının egemen olduğu bir çevrede, o çevreyi oluşturan yapı taşlarından her biri, yani her birey kendi yarattığı yersiz kuruntulardan kurtulur. Yardımlaşma, modern toplum insanını kendi yarattığı stresli ortamdan kurtaracak yegane şeydir. Bir başkasını saygı, sevgi çerçevesinde dinleyerek, karşımdakiyle empati kurarak yaptığım şey aslında kendime yardım simidini atmaktır. Yani bir bütüne hizmet ediyor olduğumuz bilinciyle yaşamayı seçtiğimizde hayatlarımız daha büyük bir anlam kazanır. Kocaman şehirlerde milyonlarca insan bir arada yaşıyoruz ama çoğu zaman birbirimizin yüzüne bile bakmadan ordan oraya koşturup duruyoruz. Bir acı kahvenin hatrını en son ne zaman hissettik ya da bir başkasına hissettirdik? İyi günlerimiz olacak, kötü günlerimiz olacak peki ama böyle zamanlarda yanımızda kim olacak, insanı kendi yalnızlığından kim kurtaracak? Tabii ki de bir başkasının gözlerinde bulacağı sevgi, sadece sevgi...