​ Bir adam, üç balık / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Yıldırım Çakmak

http://blog.milliyet.com.tr/zin

30 Kasım '10

 
Kategori
Öykü
 

Bir adam, üç balık

Bir adam, üç balık
 

Odamda aklımda bazı sorular, elimde dikkatimi toplamama yardım etmesi için koyu bir kahve, sorunlar ve muhtemel çözümleri ile tembelce oturmanın keyfi arasında gidip geliyordum. Gözüm masanın üstündeki akvaryuma gitti. Kahve hariç her şeyden uzaklaşırsam daha iyi hissedeceğimi anladım. Üç balık, küçük akvaryumda bir sağa bir sola yüzüyorlardı. Radyoda eski bir rock parçası çalıyordu. Sesini kısıp akvaryuma yaklaştım. Parmağımla cama vurdum. "Nasılsınız çocuklar?"

'Acaba sıkılıyorlar mıdır?' diye düşündüm. 'Tamam akvaryumum pek büyük sayılmaz ama, rahat ve güvenli bi hayatın kıymetini bilin.' Küçük balık suratlarına bakarken onlar da bana doğru cama yaklaştı. 'Şapşal şeyler. Şu an benim bir uzaylı olduğumu düşünüyor ve korkuyor olmalılar.' Balıkları heyecanlandırmamak için biraz geri çekilsem mi diye düşündüm.


Akvaryumun içi


Mavi balık: "Hadi amaaa, yemek vericek misin, yoksa vermiycek misin? Zaten halsiz hissediyorum bugün. Bütün gün senin o şapşal suratına bakamam."
Turuncu balık ve yeşil balık birlikte akvaryumun diğer tarafına yüzdüler.
Turuncu balık, rahatsız olmuş gibi, "Ne oldu?" diye sordu.
Yeşil balık burnunun ucuyla mavi balığı göstererek, "Renginin biraz açıldığını farketmedin mi? Son isteyeceğimiz şey burada hastalanmak, inan bana. Bir süre ona fazla yakın durmasak iyi olur, " dedi.
Turuncu, maviye inceleyen gözlerle baktı. "Sence büyük balıktan bişey kapmış olabilir mi?" diye sordu.
Yeşil, bir süre ifadesizce baktıktan sonra, Dalgınlıktan çıkmak ister gibi kafasını iki yana salladı.

- Ee.. Seni duyamadım, kulağıma su kaçtı galiba.

- Birkaç gün önce şu iri olanın bizim maviye dokunduğunu görmüştüm.
Yeşile dönünce onun şaşırmış yüz ifadesiyle karşılaştı ve irkildi. "Ne?"

- Tamamen emin olmak için soruyorum. Camın arkasındaki koca oğlandan mı bahsediyoruz? Hani günde birkaç kere üstümüze yem serpen tip?

- Evet?

- Onun balık olduğunu düşünüyordun, ha?

Turuncu nihayet konuyu anladığını ifade edercesine "Hııı" diyerek gözlerini devirdi. "Daha önce böyle bir çeşit görmemiştim." Yüzgeciyle adamı işaret ederek, "Ahtapot?"
Yeşil gülümsedi. Başını hafifçe yana eğip şefkat gösterir gibi baktı. "Benim gibi yaşlı ve bilge birinden öğrenebileceğin çok şey var, " dedi ve göz kırptı. "Ben senin yaşın kadar çok akvaryum gezdim. Eh, 3 tane. Bu, dostum, bizim aksimize kuru bir hayat yaşayan, insan dediğimiz yaratık."
Turuncu duyduğu ilginç bilgiyle adamı büyük bir dikkatle incelemeye başladı. Kendi kendine tekrar etti: "Kuru bir hayat...İnsan..."
Birden gözleri kocaman açıldı, yeşile döndü. Ağzının açılıp kapanması hızlanmıştı, bir balığın olabileceği kadar dehşet içinde gibi görünüyordu. Kısık, ama vurgulu bir sesle sordu:
"Bana, bu camın arkasında su olmadığını mı söylüyorsun?"

 
Toplam blog
: 4
: 621
Kayıt tarihi
: 17.11.10
 
 

1982 doğumluyum. Yazmak bana kendimi tamamlanmış hissettiriyor...