- Kategori
- Gündelik Yaşam
Bir Barış' ın annesi olmak

Oğlum üç yaşında. Yeni doğduğu zamanlarda Savaş Ay’ın bir haberini okuduğumdan beri detaylı incelemem gazeteleri. Haberleri, mümkün olduğunca seyretmem. Amacım bi-haber yaşamak değil tabii ki hayattan. E kendimize, çevremize göre bir kültürümüz de var çok şükür ama sevmiyorum beynimize kazınan kaza, cinayet, savaş, mutsuzluk, haksızlık bildirilerini. Bir trafik kazasında son nefesini veren bebeğin durumunu en ince ayrıntısına kadar anlatmayı gazetecilik görevi sanan felaket tellallarına da son derece kırgınım bu kırgınlığım onların umurunda olmasa dahi…
Kötü haber çabuk yayılır derler ya çok doğru. Duymak, görmek, bilmek istemediğim bütün haberler geliyor zaten insanlardan bana. “Falanca yerde deprem olmuş. Filanca adam ailesini doğramış”. Soygunlar, cinnetler…Hiç kaçırmıyor insanlar böyle havadisleri. Yakınlarım bilir ve mümkün olduğunca açmazlar bu konuları yanımda. Kötü haber odaklı bir milletiz biz. “Önce ben söylemeliyim” diye atlayıveriyoruz en öne, en felaket haberle. İşte en günceli; “Barış Akarsu ölmüş, yaşıyormuş ama kesin ölürmüş, suçluymuş, suçsuzmuş”….Hepsinin de sonucunda kocaman bir acı var.
Haberi duydum ve kendimce dualarımı ettim. Üzerinde durmayayım dedikçe gene sardı etrafımı haberler. Dakika dakika son durumlar…Tam ümitsizliğe kapılırken bir cümle ile yeşeren umutlar… İş yerinde gencecik bir arkadaşımız var. O her anını takip ediyor olayın. Üzülüyor, ağlıyor, feci kaptırdı kendini. Sürekli haberleri okuyor internette. “ Kızım, bu kadar üzülme. Her şey Allah’tan” gibi bir sürü büyük laflar ederken okuduğu bir haberle kendime geldim bir anda. “Yattığı hastanede doğan bebeğe Barış ismini koymuşlar”…Başımdan aşağıya kaynar sular döküldü birden bire. Bir ateş topu yerleşti yüreğime. İlk kez geldi aklıma ve dudaklarımdan dökülüverdi kelimeler: “Benim oğlumun adı da Barış”…
Biz de bir Barış’ın annesi – babasıyız. Delikanlılığa aday bir Barış’ımız var bizimde. Büyüyecek, araba kullanacak, tatile gidecek, arkadaşlarıyla eğlenecek…Kısacası tam ortasında olacak hayatın.
Okusam da okumasam da apaçık gerçekliğiyle, derin mi derin acısıyla gerçek bir haber var karşımda artık. İsmi her söylenişinde yüreğimi sızlatan bir evlat yatıyor uzaktaki bir hastanede ecel sayılmayan bir nedenden dolayı üstelik. Suçu kimse kabullenmiyor. Karayolları hatasız, sürücü kusursuz…Canı ile mücadele eden bir Barış ve gencecik aramızdan ayrılan diğer arkadaşları…
Bu olayın neresinden ders almamız gerektiği belirsiz. Söylenecek, yazılacak hiçbir şey kifayetli değil durum karşısında.
İçimden geçeni tüm açıklığıyla söylüyorum ki bir daha hiç kimse böyle bir acı yaşamasın inşallah. Hata her kimin ise acilen onarsın. Barış, kendisi için iyi olacaksa yaşasın ve benim Barış’ımın ismini hiç kimse bu sebepten dolayı yeni doğan bebeğine koymasın.Tüm bu çaresiz bekleyişteki anne babalar dualarım, kalbim sizinle. Allah, sizlere sabır versin.