- Kategori
- Gündelik Yaşam
Bir büyüdür koku...
An olur eski bir tatil beldesini, an olur anneyi, an olur evimizi, an olur sevgilimizi anımsatır alır götürür kanatlarına...
Kimi zaman uzaklara, kimi zaman sevdiğimiz insanın yanına bazen geçmişimize bir yolculuk yaptırır, gerçekten geçmişe. Hangisini yaşarsak yaşayalım bir gülümsemeyle beraber özlem duymazmıyız?
Algılaması kısa, anımsaması derin, doyumu güzel, bazen özlemi müthiş, bazen öfkesi taşıp gider, kokular ve anımsattıkları...
Bir alışveriş merkezinde yürürken yanımızdan geçen güzel genç kızın sürdüğü koku, belki bizim seneler önce kullandığımız bir kokudur ve hemen döneriz o günlere "Okul zamanı Ayşe’de kullanırdı bu parfümü di mi?"
Minibüste yanımıza oturan temizce giyimli yaşlıca amcanın traş losyonunun kokusu bizi anneannemizin evine bir bayram gününe götürür kimi zaman.Ya babaannemizin köftesi o kokuyu ne zaman nerde duysak gelmez mi aklımıza hani bütün ailenin beraber olduğu uzunca sofra. Kokuyu hafifçe ciğerimize çekip gözlerimizi kapatıp izin veririz bizi götürmesine."Bu deniz yağı kokusu benim geçen sene Datça’da kullandığım. Ne güzel geçmişti o on gün dolu dolu deniz, güneş ve güzelim Ege. Şimdi orda olmak vardı." diye söylenmezmiyiz hiç.
Bazı kokuları duymak istemeyiz anımsatır sevgiyi, sevgiliyi beraberce geçirilen güzel günleri özlem duymamıza sebebiyet verir. Şimdi ne yapıyordur, nerededir acaba dedirtir.
Bazıları acı verir. Kaybedilen, yitirileni hatırlatır istesen de, istemesen de iki inci tanesi süzülür yanaklara boğazımız düğümlenir.
Hepimizin, heryerin kendine has değişik kokusu var. Çok uzaklarda sizin sürdüğünüz parfümün, kullandığınız şampuanın, kremin, sabunun kısacası sizi anımsatacak en küçük bir kokuyu algılayan biri de şu an sizi düşünmekte olabilir.