- Kategori
- Güncel
Bir Cumhuriyetimiz var mı?

Türkiye'de demokrasi hep Cumhuriyetin önünden gitti. Yurttaş olmanın manasından habersiz insanların yaşadığı bir ülke için bu doğaldır.
Hakimiyet ve mülkiyet ya da vatan ve millet gibi kavramlar, Türk devletinin Cumhuriyet niteliğine göre anlaşılamadı/anlatılamadı.
Bu millet, kendisine Cumhuriyet'in dikte edildiğini düşündü ve bu dikteye karşı demokrasiyi kullandı. Demokrasiyi, her konudaki yobazlığına vesile yaptı.
Her konuda yobaz ve fanatik olan kitleler, demokratik kültürü de inşa edemedi. Hangi parti olursa olsun, iktidara çoğu zaman kendisine oy veren yobazların intikamını almak için geldi.
İntikam ve hınç, demokratik kisveyle Cumhuriyet'i hedefine koydu.
Tutmadı Cumhuriyet.
Kimse tanımını bile bilmiyor. Millete Cumhuriyetin ne olduğu sorulduğunda, herkes onun yerine demokrasiyi tanımlıyor.
Cumhuriyetin yurttaşı olmanın sorumluluğu, demokrasinin seçimden seçime dikkate alınan seçmeni olmaktan zor geldi herkese.
Kolaydan köşeyi dönme, kayırmacılıkla bir makama gelme gibi iştahlara yenildi Cumhuriyet.
Holigan gibi parti tutanların avazları çıktığı kadar bağırdıkları sloganlarla linç edildi Cumhuriyet.
Ülkenin topraklarına ve yurttaşlarına sahip çıkma sorumluluğundan kaçmak için kendi haline terk edildi Cumhuriyet.
"Cumhuriyet erdemli ve namuslu insanlar yetiştirir." diyordu Atatürk. Belki Cumhuriyet'in kuruluşundaki şedit tavır da Cumhuriyetin anlaşılmasına engel oldu.
Ama Atatürk samimi idi. Biz böyle kurduk ama onu yaşatacak ve yüceltecek olan sizlersiniz diye de Cumhuriyetin kendisinin malı olmadığını anlatmak istedi.
Olmadı. Öyle ya da böyle olmadı.
Türk devleti(nin niteliği) bir türlü Cumhuriyet olmadı.
Bayramından bayramına aklımıza geliyor işte.