- Kategori
- İnternet
Bir E-Günlüğün 100. Sayfası

MB dan 100. sesleniş...
Günlük tutma; bir anlamda insanın,kendisiyle yaptığı hesaplaşmaların bir ürünü bana göre.Sadece çevremizde olup bitenleri aktarmakla kalmaz, kendi iç dünyamızdaki gel-gitlerin izlerini, yansımalarını da sergileriz günlüklerimizde.
5-6 yıl önce, birisi bize, e-günlükten söz etseydi, günlüğün de elektroniği ,olur muymuş derdik sanırım.Olaylarla ilgili düşüncelerimizi, yakınlarımıza aktardığımız duygularımızı, bütün dünya ile paylaşacağımızı söyleselerdi inanır mıydık...
Çoğu şey gibi, haberleşme de, elektronik krallığının hakimiyetine girdi.Artık posta kutularında, o özlemle beklenen, bir solukta okunuveren mektuplardan eser yok.Faturalar, tebligatlar için varlar o küçük kutular...Cep telefonları,internet ; pabucunu dama attırdı, mektup,telgraf,tebrik kartlarının.
E-günlük de bir çeşit haberleşme, insanların birbiri ile kurdukları etkili bir iletişim şekli.MB'un e-günlüğünde; tüm dünyayı ilgilendiren, çevresel ,siyasal sorunlar ilgi gördüğü gibi, tamamen kişisel, gerçek günlük formatında yazılar da okuyanların ilgisini , dikkatini çekiyor.Zaman zaman, ben de, özel yaşantımdan bazı kareleri, burada sizinle paylaştım.100. BLOĞUMDA DA, izninizle, beni çok duygulandıran, sevindiren bir olayı, yine sizlerle paylaşmak istiyorum.
Geçtiğimiz Çarşamba ayın 14 ü, benim doğum günümdü. 55 'imi doldurdum...Eşim, doğum günlerimde pasta alır,gelir, işte adet olduğu üzere, mumları üfleriz filan...Bu yıl,"alma,istemiyorum, mum da üflemeyeceğim"dedim:))))"Zaten iki kişiyiz, çocuklar da yok, o pasta ziyan oluyor ,onun yerine tatlı al, hiç olmazsa yenir"dedim.Artık mumlu,pastalı seronomiler bu yaştan sonra tatsız geliyor bana...Belki de, bir yaş daha yaşlanmanın verdiği huysuzluk...İşte böyle, pek sevimli olmayan bir ruh hali içindeyken ,eşim einde bir paketle geldi,akşam. İzmir'deki kızımızla,damadımızın gönderdiği bir hediye olduğunu söyledi.Paketi açarken,seri halde 6 adet kitap olduğunu fark ettim."Herhalde ilginç bir seri" diye düşünürken,kapağın üzerindeki yazıyı okudum:"Hazanda güzeldir" Nur Eşmeli...Ne hoş bir süpriz yapmışlar, nasıl mutlu oldum anlatamam.Oğlumuz(damadımız)la, kızımız ,MB 'daki yazılarımı içeren, 180 sayfalık, 6 adet kitap bastırmışlar.Önsözünde kızımın yazısı var, "seni çok seviyorum, iyiki doğdun anneciğim" cümlesi ile biten.....Bütün hüzünlü bulutlar dağılıverdi, güneş açtı gönlümde.Ertesi günü de; Ankara'da okuyan,küçük kızımın; Elif''imizin yeni doğduğu günlerde, birlikte çekildiğimiz aile fotoğrafımızı ,bir duvar saatinin arkasına monte ettirdiği, hediyesi geldi...Aynı sevinci, bir kez daha yaşadım.
Binbir emekle yetiştirilen ağaçlardan alınan meyvelerin ,verdiği zevk misali; onların tattırdığı sevinç, onur, gururla, yılların yorgunluğunu unutuveriyoruz...Emeklerimiz boşa gitmediği için, şükürler ediyorum, Yaradanım'a.Allah, her ana-babaya; ailesi, vatanı, milleti ve insanlık için hayırlı evlatlar nasip etsin...Onları, iyi birer insan olarak, topluma kazandırabilenlere ne mutlu...