- Kategori
- Siyaset
Bir Ecevit vardı...
Sayın Bülent Ecevit’in ölümünün onuncu yılındayız.
BÜLENT Ecevit denilince...Benim aklıma en çok... Ecevit’in 70’li yıllarda kullandığı...
“Ne ezen ne ezilen / İnsanca hakça bir düzen” sloganı geliyor.
Ne güzel bir sloganmış bu! Bozuk düzen…. Hem akılda kalıcı hem de hâlâ geçerliliğini koruyor.
CHP’de milletvekilliği yapmış bir babayla, ressam bir annenin oğlu...
Entelektüel açıdan verimli, yirmiye yakın eser kaleme almış, üniversite yıllarından itibaren ülke meselelerine kafa yormuş bir Cumhuriyet aydını...
Halkı için“Toprağı evimiz gibi sevdik seninle, birlikte sevdik kuru toprakta, ev küren köstebeği” dizelerini yazan, doğada kendini evinde gibi hisseden, romantik, bilge şair...
Memleket derdinde idealist gazeteci...
Genç yaşında genel sekreteri olduğu CHP’de efsanevi lider..
İsmet İnönü’yü fikri bilek güreşinde yenerek bir kenara iten hırslı politikacı.
Adı dağa taşa yazılan, 1977 seçimlerinde CHP’yi alıp, Türkiye’de yelpazenin solundaki bir partinin bugüne dek gördüğü en yüksek oya, yüzde 41 küsura ulaştıran ‘Karaoğlan’...
‘Ortanın Solu’ndan ‘Demokratik Sol’a Türkiye demokrasisi için, üzerine tam oturacak bir elbise arayan ve bu arayışta zaman zaman savrulan ideolog...
Eşi Rahşan Ecevit’le beraber ülkeye, tertemiz bir aşk fonunda mütevazı bir siyasetçi yaşamı izleten, herkesin ittifak ettiği üzere ‘dürüst’ insan...Adam gibi adam..
Dediğim dedik, inatçı, kimi durumlarda hizipçi bir karakter... Bir ömür boyunca dediğim dedik dedi gönmedi.
Anne tarafından dedesi olan Hacı Emin Paşa’dan kendisine yüklü bir miras kaldığı ortaya çıkmıştır. Bu paraları reddetti almadı.
Ecevit’i 1980 sonrası tanıyan sol eğilimli genç kuşakların takdir edebileceği en önemli erdemi onca yıla rağmen mütevazı malvarlığıydı.
Ne ayakkabı kutusu ne de kasaları, para sayma makineleri..
Ne sarayda gözü vardı ne de tek adamlıkta. O adamdı adam.
Gerçekten de politik kariyeri göz önüne alındığında Ecevit’in en dikkat çeken özelliklerinden biri, dürüst ve siyasetin kirine bulaşmamış temiz bir politikacı olmasıydı.
Siyasette adını duyurmaya başladığı andan itibaren sade yaşantısı ve mütevazı kişiliğiyle ön plana çıkmıştı.
Lüks makam aracı istemeyen ve Başbakanlık Konutu’nun sadece bir odasını kullanan, eski arabası ile bir başbakan olarak gazetelere haber oluyordu.
‘Bir lokma bir hırka’ düsturunu yansıtır biçimde, hiçbir zaman ‘malda mülkte, parada pulda’ gözü olmadı.
Geride bıraktığı malvarlığı, Ankara Or-An’da bir daire ve Gölbaşı’nda küçük bir arsadan ibaretti. CHP’liler ilk zamanlarda daha çok ‘Halkçı Ecevit’ sloganını kullanıyordu.
Karaoğlan ismi. Ecevit’e, ardından da parti genel merkezine ulaşarak etkili bir propaganda malzemesi haline getirilmişti.
Yalın ve doğrudan stili seçmenin nabzını yakaladı ve gittiği her yerde büyük kalabalıklar tarafından ‘Halkçı Ecevit’ sloganlarıyla karşılandı.
Kitlelerin Ecevit’e yakıştırdığı Karaoğlan benzetmesi, halkın onu bir politikacıdan çok popüler bir yıldız olarak algıladığını gösteriyordu. Çok az politikacının yapabileceğini başardı ve dinleyiciyle, onları oylarından fazla bir şey aradığına inandıran bir iletişim kurdu.
Köy kent projesi ile ülkede yepyeni bir yön vermeyi düşünüyordu. Erdemli yaşadı ve üzerine toz kondurmadan öldü.
Şimdi ortalıkta böyle bir benzerini görmek mümkün değil.
Tarih sayfalarına saygı ve dürüst siyasetçi olarak geçti.
Ne söylesek, ne yazsak az gelir tam olarak Ecevit’i anlatamam.
O çok çok özel bir kişi idi. Öyle geldi yiğitçe onuru ile gitti. Yetim hakkı yemedi, yedirtmemeye çalıştı.
Türkiye böyle siyaset adamı az gördü. Şimdi hiç ortada yok.
ozcanvural33@hotmail.com