​ Bir fincan kahve!.. / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '14

 
Kategori
Deneme
 

Bir fincan kahve!..

Bir fincan kahve!..
 

Kahve ...


Kahve içmek sizin için de ayrıcalıklı bir zevk ise anlatacaklarım ilginizi çekecek.

Eee  öyleyse buyurun birer kahve içmeye ne dersiniz?

Yemen' den İstanbul' a gelin gelir. İnsanların sevgilisi olur. Sevgilinin sevgiliye ikramı olu verir. Dostun dosta selamı oluverir...

Sevgili için gönülden gönüle muhabbet köprüsü… Dostun dosta vefası… Hatta sevgiliye duygularını ifade etmenin de yolu olur bir fincan kahve!..

Hele varsa kahve falı bakma marifetiniz doyumsuz olur duyguların aktarıma. Küçücük fincanın içine bakıp dünyaları görür ve dünyalar dolusu dilekleri dille getirirsiniz. Tüm dilek ve beklentiler ardın sıra dizilir gider ufka doğru…

Hiç kahve falının nereden kaynaklandığını merak ettiniz mi? Ben bunu tesadüfen bir falcıdan öğrenmiştim. Öğrenmiştim derken direk bana anlatılmadı. Kahveden sonra falına bakılan birine falcı anlatırken sözlerine kulak misafiri olmuştum. “ Sarayda cariyeler birbirlerine söyleyemediklerini dedikodu yoluyla fincana bakarak anlatıyorlarmış. Fal da böyle çıkmış…” işin özü direk anlatmakta zorlanılan mevzunun anlatına sebepmiş kahve falı. Tıpkı bildiğimiz ama kendimize itiraf edemediklerimiz gibi…

En özel anılarımızda yeri vardır bir fincan kahvenin. Kız isteme ritüeli, dost ziyaretinin şahidi, yorgunluğun istirhati, Okuduğunuz kitabın yareni, efsunlu mekanların kokusu…

İstanbul'da Kapalı Çarşı, İzmir'de Kızlarağası Hanı, Diyarbakır'da Hasanpaşa Hanı… Yolu bu şehirlere düşüpte uğramazsanız gönlüm kalır söyliyim!. Kendi adıma bu üç efsunlu hanlarda kahve içme mutluluğuna vardım. Hele dost ikramıysa kahve… Şu an hatırlayınca ne kadar mutlu oldum anlatamam. Kırk yıllık hatır bu olsa gerek…

Bir fincan kahve bu yahuuu!.. deyip geçmemeli. Aslında bir kahvenin, efsunlu geçmiş eşliğinde, özüne bağlı kalınarak içildiğini düşünecek olursak, işte o zaman bu tam bir keyif ve zevk ifade ediyor. “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır…” denince kırk yıllık sürenin insan hayatındaki yerini bilmek lazım. Vefanın ve gönülden bağında başka ifadesi olsa gerek.“Gönül ne çay ister, ne kahve gönül dost ister kahve bahane.” Ne demeli? Gönül bu yahuu !.. kırmaya da üzmeye de gelmez. Söylenecek özde sözü olanın ısrarını “Bir kahve içimi..” ile ifadesine ne demeli? Israrın nazik hali olan “Bir acı kahven de mi yok? “ kahve ile bağlayacak aklıma gelmeyen ama sizin de ekleyeceğiniz epey söz olduğuna eminim.

Bunca sözün ardından size önerim; ilk fırsatta “O’nu!..”  kahve içmeye davet edin…

 

Hasan Dede

20.01.2014 

 
Toplam blog
: 46
: 1265
Kayıt tarihi
: 30.01.12
 
 

1967 Muş - Varto Doğumluyum. Kişinin kendini anlatması zordur aslında. Ne yazarsam yazayım, ne be..