- Kategori
- Kahve
Bir fincan kahve

Deniz(ev arkadaşım)le birer fincan kahve keyfi
Bu konuda yazmasaydım bloglarım eksik kalırdı büyük ihtimal. Öğrencilik hayatının el verdiği kadar oluşan kahve kültürümden ziyade, kahve içmenin bende oluşturduğu histen bahsetmek istiyorum.
Bir zamanlar kahve-çikolata ikilisinden başka hiçbir şeyle beslenmemle başladı kahve tutkum. Gastritimin olduğunu söylediklerinde en çok üzüdüğüm kahve içemeyecek olmamdı ama dinlemedim ve devam ettim. Beni o güzel tattan ve bir kaç saatlik uyanıklıktan mide problemlerim bile alıoyamazdı. Bir kaç yıl sonra kahve çamur gibi gelmeye başladı. Üniversite zamanı Sturbucks Cafe ye sıklıkla gitmeye başlayınca damak zevkiniz farklılaşıyor.
Yine de her sabah uyandığımda o kahveyi içmezsem olmaz. Benim Kahvaltı kültürümden çok Kahve Üstü kültürüm gelişti sanırım. Bir virüs gibi çevremdeki herkese de bulaştırıyorum. Ev arkadaşım, erkek arkadaşım, eski ev arkadaşlarım... Çoğunda sabah uyanır uyanmaz kahve içme alışkanlığı yoktu ama sayemde artık var. Onlara yapabilceğim en güzel iyiliği yapıp hayatlarına farklı bir zevk kattım. Gerçi onlar yanında sigara da içerek kahvenin tadını bozuyorlar bence ama , neyse.
Haftasonları... Asıl keyif o zaman tadını belli ediyor. Sabah uyanılıp sevgiliyle karşılıklı içilen bir fincan kahve gününüze zindelik katmaya yetip, artıyor da. Ardından eve gelip kitap okurken kucağınızda kedinizle-bir de kedinizin adı Kahve'yse- içtiğiniz bir fincan kahve daha... Huzur değil mi ama?! Hele bir de sade guatamala French Press ise!
Bilgisayarda o site senin bu site benm dolanırken, arkadaşlarla cafede oturup sohbt ederken, kızlarla- kızlar varsa kesinlikle Türk Kahvesi- dedikodu yaparken...
Ev arkadaşıyla bir kaç gün birikmiş konuların, salonda farklı karakterdeki kahvelerle beraber dedikodusunun yapılması...
Aslında her kahve çeşidi bir damak zevki, her damak zevki de bir karakter unsuru değil midir? Ben mesela kesinlikle sütlü ve bol şekerli severim kahvemi. Sütte saflık, beyazlık, bir umut vardır. Koyu kıvamdaki sade kahveyi yumuşatır ve sakinleştirir. İçersine yavaş yavaş katılan sütün oluşturduğu kahve tonlarını izlemek beni mutlu eder. Şeker... Klişedir 'tat katar' demek ama ben öyle demeyeceğim. Şeker kahvenin metresidir. Dışardan bakılınca görülmez. Tadına ve kokusuna varmak gerekir farındalık için. Kahveyi mutlu eden şeydir şeker. O sert görnümünün altında yatan bambaşka bir karakteri ortaya çıkarır. İnsanlar gibidir kahveler de. Onlar konuşunca bizler susar ve o etkleyici ses tonlarının, o kokusunun keyfini çıkarmaya çalışırız.
Bu kadar çok bahsedince kahvem geldi sanırım. Birazdan içeceğim bir fincan kahveyle beraber, acaba kahveyle geçirilen o anların güzelliğini kahve mi sağlıyor yoksa o anlar zaten güzel de, kahve tadına tat mı katıyor diye düşüneyim.
Herkese iyi günler dilerim.