- Kategori
- Gezi - Tatil
Bir günlük büyükada gezisi...

İki gün önce
''gitmek istiyorum ama gidemiyorum'' adlı yazımı yazarken çok içten yazmış olmalıyım ki, gece ani bir karar alarak işten izin alıp bir günlüğüne buralardan gitme hazırlığına başladım. Ve sabah gözümü açtığımda kendimi adalar vapuruna attım, nereye olursa...
Gönlüm nerede dur derse...
Kendimi en son büyükada da buldum hemde canım dostum, sırdaşım, biricik arkadaşımla başbaşa.
Kimseler yoktu başka, dostluk ve huzur başbaşa
Öncelikle deniz güneş ve kumun tadını çıkardık. Huzuru çektik içimize sessizliği, günlük hayattan bir günlükte olsa ayrı olmanın sessizliğini dinledik. Dalgaların sesiyle bulduk mutluluğu.
Ardından uzun zamandır görüşmediğimizi anladık, bayağı konuşacak birşeyler birikmiş konuş konuş bitmedi... Ordan burdan.
Daha sonra adanın huzur veren güzelliği ve çiçeklerin muhteşem manzarası eşliğinde gezdik. Güldük oynadık, yedik içtik.
Gezerken milliyet blog arkadaşlarımı unutmadım tabiki, sizleri de andım Büyükada gezisini. Ne güzeldi sevgi dolu dostluk dolu, sıcacıktı.
Geri dönüş saati hiç gelsin istemedik ama gün bitimi dönüş vaktiydi. Gitmek güzelde dönüşler neden hep zor gelir insana? sorusuyla çıktık yola.
Güzel bir günün ardından mutluyduk ama doyamadık adaya huzura.