Bir kişi hariç... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mayıs '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Bir kişi hariç...

Bazı masallar, hikâyeler vardır. Hemen herkes bilir.

Bilmesine bilir de, yeri geldiğinde her defasında anlatılır. Ben de önce size bu bildik hikâyelerden birini anlatacağım önce…

Efendim, adamın biri (hikâyeye böyle başlanır) her gün bir kuyunun başına gider, kuyunun içinden çıkan bir yılan ile muhabbet eder ve sonunda da yılanın verdiği bir altın ile evine dönermiş.

Bu olay her gün böyle yıllarca devam etmiş gitmiş. Adam, yılanın verdiği altınlar ile hem evini geçindirmiş, hem de işini geliştirmiş, bulunduğu sosyal ortam içinde de itibarlı bir şekilde ömrünü sürdürmüş.

Günün birinde hastalanıp yatağa düşmüş. Kuyunun başına gidemeyecek durumda hastalanmış. Bu durumda, oğlunu yanına çağırmış ve “Oğul… Filan yerde bir kuyu var. O kuyunun başına git ve bekle. İçinden bir yılan çıkacak. Sakın korkma. Sana bir kötülük yapmaz. Sen kendini ona tanıt, benim oğlum olduğunu söyle. Sana bir altın verecek, onu da al gel” demiş.

Oğlu da dediğini yapmış. Gitmiş Koyunun başına, beklemeye başlamış. Bir süre sonra kuyudan yılan çıkmış ve oğlan kendini tanıtmış, babasının evde hasta yattığını anlatmış. Yılan da kendine bir altın verip gözden kaybolmuş.

Bu olay birkaç gün daha böyle devam etmiş.

Oğlan bakmış ki yılan her gün bir altın veriyor “Ben” demiş “Altınların hepsini birden alıp zengin olayım” düşüncesine kapılmış ve dediğini da yapmaya kalkmış.

Fakat, yılan oğlanın saldırısından kurtulurken oğlanı da ısırıp zehirlemiş ve öldürmüş…

Aradan epeyce bir zaman geçmiş. Adam iyileşmiş ve yine her gün kuyunun başına gidip yılanı bekler olmuş. Nafile… Yılan çıkmıyor.

Günler böyle devam ederken, bir gün yılan kuyunun ağzında belirmiş. Adam hemen koşmuş kuyunun ağzına.

Yılan “Dur” demiş “Yaklaşma, artık sen ve ben eskisi gibi dost olamayız.”

Adam “Bak, benim oğlan bir hata etti. Ben birlim ki benim oğlan suçludur. Seninle benim aramda bir şey yok. Gel eskisi gibi dost olalım”

Yılan “Olmaz” demiş… Oğlanın saldırısı sırasında kopan kuyruğunu göstererek “Bende kuyruk yarası, sende evlat acısı olduğu sürece artık dost olmamız mümkün değil” demiş ve kuyunun içine akıp gitmiş, bir daha da gelmemiş…

Adam da bir daha kuyuya gitmemiş…

Şimdi bu hikâyeyi neden anlattım… Durup dururken değil elbette…

Tandoğan Meydanı mitinginden başlamak üzere, millet sağda ve solda bütün partilere “Birleşin” çağrısı yapıyor.

İlk somut adım da “DYP” ile “ANAP” arasında atıldı. Milletin isteği doğrultusunda bazı adımlar atılmaya böylece başlamış oldu…

Bu konuyla ilgili yorumlarını almak için haber kanalları çeşitli kişilere ulaşıp görüşlerini soruyorlar.

Hiç kimse olumsuz bir tek cümle kurmuyor…

Bir kişi hariç…

05 MAYIS 2007

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..