​ Bir mektup... / Aşk - Evlilik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '09

     
    Kategori
    Aşk - Evlilik
     

    Bir mektup...

    Bir mektup...
     

    Merhaba,

    Bir rüya gibiydi evlendik, bir hayaldi benim için... Benim olmuştun sonunda hiç belli edemedim hiç inandıramadım mutluluğumu sana.

    Ben hiç başaramadım ki bunu yıllarca, her mutlu olduğumda her güldüğümde yüzeysel değil şöyle derinlerden, hep birşey geldi başıma beni mutsuz edecek.
    O yüzden hep korumak istedim kendimi kötülüklerden belli edemedim senin kollarındayken ne kadar mutlu olduğumu, sana verdiğim değer anlatamadım sana...

    Ben bir aile ortamında büyümedim, bir ailem olsun istedim değer verdiğim değer gördüğüm. Bir yuva kurmak istemiştim güvenebileceğim, sevdiğim sevildiğim kişiyle.
    Kurmaya da çalıştım ama bak şimdi yine yalnızım. Sevgim mi azdı HAYIR buna kocaman bir HAYIR diyorum sadece çünkü ben sevdim çok sevdim.
    Seninle olduğum her an özeldi benim için...

    Şimdi düşünüyorum da sen de anlamak için çaba sarfetmemişsin ki hiç, benim bunca yılı tek başına yapayalnız her zorluğa karşı bir başıma dimdik olarak karşılamamın getirdiği binlerce kırıklık varken içimde neden hiç sorgulamadın?
    Bu kız bir başına bu boktan dünyaya dayanabildiğine göre minicik kalbi yorulmuştur, daha çok yorulmamak için ya da insanlara belli etmemek için bir korunma mekanizması geliştirmiş diyememişsin.
    Sevdiğim herkesten bir kazık yiyince artık sevgimi de belli edemez oldum, ben yalnızdım korumalıydım kendimi.
    Benim yanımda olur dediğim tek kişi de bırakıp gittikten sonra beni.

    Mutluydum seninle gerçekten mutluydum, sana her bakışımda içim erirdi benim.
    Sana çok değer verirken belli etmediğim için mi soruyordun hep seni sevip sevmediğimi, ben kuru bir şekilde sevdiğimi söylerken içimden sana doğru akıp gidenleri göremedin hiç.
    Benim için "ne" olduğunu bir bilebilseydin keşke.

    Nefes alışımdın sen benim, dostlarımla tek konum, hayatımın neşesi, kalbimin sıcaklığıydın sen benim. En mutlu eden aynı anda en mutsuz da edebilen.
    ılıktın, sıcaktın, umuttun, gelecektin benim için. Babaydın sıcaklığını hiç duyamadığım, çocuğumun babası olacaktın benim gibi büyümesini istemediğim, dosttun hiç yalnız bırakmayacak...
    Özgürlüktün aynı anda hapsolduğumdun... Sen ben'din, kalptin, aşktın, AŞKIM'dın. Gittin...

    Suçlu ne sensin ne de benim, suçlu belki de... Bilemiyorum... Tek bildiğim senden uzakta olduğum. Bu yazdıklarımı bir geri dönüş, bir kurtarma çabası gibi görme sakın.
    Bunlar sana ayrılırken haykıramadıklarım, içimden geçen ama sana söyleyemediklerim. Hiçbir şeyi yeniden başlatmak gibi bir düşüncem yok sadece bil istiyorum ben böyleyim işte, belli edemem içim acı ile doluyken, gülüyorum ne yapabilirdim ki sen beni bırakıp giderken bir çok kişi zaten çok önceden beni bırakıp gitmişken...

    Ağlamamı mı bekledin, ağlamadım mı sandın, gecenin karanlığında alışkanlığım olan yalnızlığımla başbaşayken, üzülmedim mi sanıyorsun koca bir topluluğun içinde yapayalnızken,
    gelip seni geri almak istemedim mi sanıyorsun ya da seni son anda, beni bırakıp giderken kollarından tuttup sarsıp "yapma" diye hayrınmayı istemedim mi sanıyorsun.
    Çok istedim ama tek yaptığım kadere boyun eğip kabullenmek oldu, beslediğim duyguların yetersiz olduğundan değildi, aşkımın hafiflediğinden değildi yapmadım işte belki de
    gururumdu beni engelleyen beni bırakıp giden seni, çevirmek istemedim sen dön istedim.
    Şimdi ise birşey en ufak bir şey istemiyorum senden gelen, tek derdim bil yeter ki bil birlikteyken göremediğin sevgimi düşkünlüğümü bil.

    Ben bunca acıya dayanabilmişken senin aşkın vız gelir demek isterdim, senin özlemin umrumda mı demek isterdim ama değil işte...
    Biz denedik ama başaramadık, hata sen de ya da ben de ne farkeder ki bu saatten sonra, biz biz olmayı, biz kalmayı bile başaramamışken...

    Bir de rüyalarım olmasaydı, beni bırakıp gidişlerinin sabahlarında... Seninleymişim gibi uyanıp boş yastığı görmeseydim yanımda...

    Şimdi ne olacak nasıl devam edecek derken sürüyor hayat işte, nefes alıp veriyorum bu demekse hayat yaşıyorum hala, hayattayım işte!....
    Sorularla sorgularla yanılgılarla yenilgilerle ama sürüyor gidiyor belki keşkelerle dolu, yaralı hüzünlü...
    Güneş doğuyor farketmiyorum akşam oluyor yıldızlar parlak ama göremiyorum, içiyorum yiyiyorum tat almıyorum ama doyuyorum.
    Kış bitti yaz geliyor bahardayız farketmiyor ama günler geçiyor mevsimler değişiyor çok önemsemiyorum ha bahar ha yaz benim içim hala kışta, ama zaman bu geçip gidiyor.
    Acımı azaltır diyorum azaltmıyor, keşkelerim azalır diyorum tersine artıyor. Umut etsem diyorum çok geç bu kadar kırığın arasından bir ışık görülmez deyip devam ediyorum.

    Hayatında olmadığın kadar mutluluk dilerim sana, eksikliğimi hissetmeyeceğin kadar hoş anlar dilerim... Her ne kadar artık iki yabancı olsak da sen benim hep en özelimdin hep öyle kalacaksın...


    Hoşçakal

     
    Toplam blog
    : 1
    : 748
    Kayıt tarihi
    : 15.05.09
     
     

    Gazetecilik mezunuyum Okumayı ve yazmayı severim, en büyük zevkim sessizlikte okumaktır.....