​ Bir muallimin hatıra defteri 3: Balıkesir ve İzmir günleri / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '12

 
Kategori
Anılar
 

Bir muallimin hatıra defteri 3: Balıkesir ve İzmir günleri

Bir muallimin hatıra defteri 3: Balıkesir ve İzmir günleri
 

Mektebimiz evimizden rahattı...


 

19.Teşrinevvel(Ekim).1939. Balıkesir ve İzmir Günleri.

Perşembe günü  Bandırma’dan trenle hareket ettim. Üç saat süren yolculuktan sonra saat 10’da Balıkesir’i geldim. Elimde çantam ve dosyam ile birlikte mektebe geldim, Zeki Bey’i gördüm. Zeki Bey, “Oğlum sen şimdi sınıfa git, öğleden sonra sizi çağırtır numaralarınızı veririm,” dedi.  Teneffüs saatiymiş. Bandırmalı, benden evvel gelen arkadaşlarım Ahmet Akman, Kemal Yücel ve diğer ikinci sınıf arkadaşlarımızla görüştük. Mektep’de ilk girdiğim ders “Coğrafya” dersiydi. Emirhan Bey ders veriyordu. Öğleden sonra Zeki Bey bizi kaydetti. Okul numaram 670 oldu. Böylece tam üç buçuk ay sıkıntı çektikten ve mektebe girememek korkusundan kurtulduktan sonra yine mektep hayatına kavuşmuştum.

Burada doğrusu evimde görmediğim rahatlığa kavuştum. Mektebimizin konforu yerinde. Mektep binası 1.5 Milyon liraya yapılmış. Yatakhanede gıcır gıcır karyolalarda gece mavi elektrik ışığı altında yatıyoruz. Yatıp kalkmamız saat ile. Zil ile yatıyoruz, zil ile kalkıyoruz. Benim geldiğim gün, gurbet ellerden bir çok arkadaş daha geldi. Bunlar arasında (1935) ilk mektep arkadaşım Galip Ünal da geldi. Onlardan Eski Pazardaki (Karabük-Safranbolu) arkadaşlarımdan haberler aldım.

29.Teşrinevvel.1939
Cumhuriyet’in ilanının 16.Yıl dönümünü yurdumuzun her tarafında olduğu gibi biz de kutladık. Merasime biz Öğretmen Okulu talebeleri, Lise Ortaokul ve İlkokul talebeleri iştirak etti. Merasime istasyon civarında Cumhuriyet alanında İstiklal Marşı ile başlandı. Kolordu Komutanı, Vali ve Belediye Reisi ayrı ayrı talebelerin bayramını kutladılar. Merasimden sonra geçit resmine başlandı.

Evvela kahraman ordumuz, Lise,  ondan sonra da bizim Mektep geçti. Geçit resminde bizim Öğretmen Okulu çok alkışlandı ve takdir edildi.

10.Teşrinsani.1939
Bu gün , Ebedi şefimiz kahraman büyük Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün Birinci Yılıdır. Atamız ben Bandırma’da Ortaokul son sınıfında okurken 10 Teşrinsani.1938 Perşembe günü, saat 9’u  beş geçe hayata veda etti.

 İhtifal için Mektebimizin  Konferans Salon’unda toplandık.  Müdürümüz Bay Nuri Ormancı Atatürk’ün hayatını uzun uzun anlattı. Bundan sonra Birinci Muavin Ziya Bey’de Milli Şef İsmet İnönü’nün Atatürk’ün ölümü dolayısıyla halka, Millete yazdığı beyannameyi okudu.

Ramazan Bayramına birkaç gün kaldı. Epey bir müddetten beri şimdi İzmir’de oturmakta olan Efendi Ağabeyimle ve ablamla görüşemedik. İki üç aydan beri de mektuplaşamıyoruz. Bu yüzden dolayı pek fazla merak ederek üzülüyorum. Bir taraftan da çamaşırlarımı tamir ettirmek istiyorum. Ayağımdaki ayakkabı ve sırtımda olan bir tek entari de eskidi. Sonra artık havalar soğuduğu için paltoya ihtiyaç var. Paltom da İzmir’de. İşte bu meseleleri göz önünde tutarak hem ziyaret hem ticaret İzmir’e gitmeye karar verdim. Bu gün İzmir’li arkadaşlarla yirmi kişilik grup halinde saat beş kırk beş treniyle Balıkesir’den hareket ettik. Trende çok güzel vakit geçirdik. Arkadaşlarla mandolin çaldık; şarkı söyledik. Gece Manisa istasyonunda bir saat kadar bekledik. Çünkü hatta vagon yoldan çıkmış. Yedi saat süren yolculuktan sonra gece saat on buçuk sıralarında İzmir’e geldik. Arkadaşım Hayrullah Balkaç’la Altunpark kıraathanesine giderek Efendi Ağabeyimi sorduk. “Ağabeyini yarın buluruz,” dediler. Ben de Basmahane civarında bir otele gelerek istirahat ettim. Arkadaşlarım da evlerine gittiler. O da adresi iyi bilmiyormuş. Bu hatırayı otelde yazdım. Bakalım bu geceyi nasıl geçireceğim? Yarın inşallah Efendi ağabeyim ve ablamla görüşürüz.

11.Teşrinsani.1939
Bu sabah otelde erkenden uyandım. Gece geç vakte kadar uyuyamadım. Sabaha karşı dalmışım. Güneş doğarken Altınpark’a geldim ve bir çay içerek oturdum. Ben otururken arkadaşım Hayrullah kardeşi ile beraber geldiler, “Haydi kalk, biraz gezelim,” dediler. Üçümüz oradan ayrılarak gezmeye çıktık. Konağa gittik.; oradan Kordon boyunca gezerek Atatürk’ün abidesinin önüne geldik. Atatürk’ün abidesini pek yakından seyrettik. Oradan geze geze Kıraathaneye geldik. Kıraathaneci benim yanıma bir kimse vererek, bu adam seni eve götürecek, dedi. Ben bavulumu beraber alarak, Çayırlıbahçe’deki evimize geldim. Evde kimseyi bulamadım. Bir iki saat sonra ablam (teyzesi) , onun arkasından Efendi Ağabeyim   geldiler.

Tabii ki uzun bir ayrılıktan sonra bir birimize  kavuştuğumuz için pek çok sevindik. Gece yarılarına kadar muhabbet ettik ve konuştuk.

Ablam bana Frenk gömleği dikiyor. Benim paltomu , yanına da 1.5 lira koyarak Balıkesir'e göndermişler. Tabii ki buradan gidince onları alacağım. Bu akşam bir arada otururken bu hatırayı yazdım. Komşularımız da bize geldiler. Onlarla da tanıştık ve muhabbet ettik.

 

 
Toplam blog
: 2579
: 848
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..