​ Bir müdürden daha kıvrak zekalı biri varsa o da bir annedir / Anne-Babalar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ağustos '08

 
Kategori
Anne-Babalar
 

Bir müdürden daha kıvrak zekalı biri varsa o da bir annedir

Bir müdürden daha kıvrak zekalı biri varsa o da bir annedir
 

Zeka”nın bir de “Kıvrak” versiyonu vardır. Yani zeki olmak başka bir şey, kıvrak zekaya sahip olmak başka bir şeydir. Şirket müdürleri işleri gereği zekaları ile çok şaşırtıcı örnekler yaratmıştır. Zeka, insnaları yönetsin diye başa getirilen daha üstün yetenekli insanlarda bulunamayan bir nimet değil. Milyonlarca müdürde mevcut. Ancak ne hikmetse “Kıvrak Zeka” konusunda hiç kimsenin bir annenin “Kıvrak Zeka” sı ile yarışmasının olanaksız olduğunu düşünüyorum. Daha da iddialı konuşursak müdürler annelerin kıvrak zekası ile yarışmaya kalkarlarsa, yan kulvarda bile koşamaz, ancak tribünden seyredebilir kanımca.

Çünkü müdürler insan yönetir anneler insan yetiştirir ve annesinden doğru eğitimi alabilen bir müdür en az annesi kadar kıvrak zekaya sahip olabilse de boynuz kulağı her zaman geçmez.

Avustralya Genetik Mühendisliği kaynaklı bir araştırma raporu dünya bilim literatürlerine geçmiş durumda.Rapor zeka genlerinin şifrelerinin sadece X kromozonunda bulunduğunu, Y kromozonunda ise zeka genlerinin izine rastlanmadığından söz ediyormuş. Cinsiyeti belirleyen kromozonlar anneden daima X olarak geliyor, babadan gelen kromozonlar ise X veya Y olarak değişiklik arz ediyor. Babanın X kromozonu ile annenin X kromozonu doğacak olan çocuğun cinsiyetini “Kız” olarak belirlerken, babadan gelen Y kromozonu ile anneden gelen X kromozonu doğacak olan çocuğun cinsiyetini “Erkek” olarak belirliyor.

İşte bu duruma göre bir baba hiçbir zaman oğluna zeka genlerini aktaramıyor. Oysa anne, hem kızına ve hem oğluna zeka genlerini aktarabiliyor. Durum böyle olunca annelerin zekası kesintisiz olarak evlatlarına aktarılabilirken, babaların zekası cinsiyet nedeniyle kesintiye uğruyor. Yani özetleyecek olursak erkek çocuklar zeka genlerini kuşaktan kuşağa sadece ve sadece annelerinden alabiliyorlarmış.

Bir mevlut durumu var, ev hıncahınç kalabalık, küçük bir oğlan çocuğu kalabalığın ortasında zıplayıp duruyor. "Oğlum niye zıplıyorsun?Dursana azıcık rahat!" çocuk zıplaya zıplaya mutfağa gidiyor "Anne olmuşmudur?" " Olmuştur,olmuştur !" diyor annesi.Meğerse mevlut okunmuş, ikram yapılmış.Menü pilav et ve ayran. Ayran bitmiş. Oğlan annesinin eteğine yapışmış tutturmuş ayran da ayran.Anne bulaşık makesni yerleştirip boşaltma telaşında,yok tabak getiren,yok su isteyen,yok hocaya ikram vs.vs. kadının yeniden ayran yapacak vakti yok. Anne oğlanın ağzına iki kaşık yoğurdu tıkmış.Üzerien bir bardak suyu içirmiş."Git şimdi zıpla içeride ayranı kendin yapmış olacaksın." Böylesi doğal yayık ayranı o telaşta kimi aklına gelir?

Bir anne tanıyorum, asgari ücret alıyor eşi.Kadının dört çocuğu var. Ev kiraları yok Allah'a şükür.Kanımca o anne bir firmaya çok iyi bir finansman müdürü, hatta ve hatta Türkiye'nin başına Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak bile gelebilir. Hiç kimseye avuç açmadan dört çocuğunu da okutabiliyor, karınlarını doyurabiliyor,yaz okullarına gönderebiliyor, gönderemese bile kendi yaz okulunu kendi açıyor, oyncaklarını almaya dahi bütçe ayırabiliyor ve çocukalrının kimseden geri kalmamasını sağlayabiliyor. Nasıl mı? Kadıncağızı ne zaman görsem elinde marketlerin indirim listeleri. Her gün IMKB hisse senedi takib eder gibi hangi markette hangi ürünler promosyonda ya da indirimde onları takib ediyor. Bütün bursları takib ediyor, burslu yaz okullarını takib ediyor, bedava etkinlikleri takib ediyor, çocuklarını ücertsiz tiyatro gösterilerine götürüyor, ücretsiz spor oyunlarına götürüyor,ücretsiz sinema günlerine götürüyor.Dolma yapmak için kırık pirinç kullanıyor.Hiç bir yemeği atmıyor.Bir avuç pilav arttıysa o gün sofrasında , ertesi gün onu çorba olarak değerlendiriyor.Kalan ekmekleri bile,biberle ve yağ ile kızartıp çorbaya sos yapıyor.Çocuklarının canı kumpir çekiyorsa oturup evde kumpir hazırlıyor.Asgari ücretle 4 çocuğunu hiç bir şeyden eksik etmeksizin mutlu ediyor. Çocuklar özgüvenli ve mutlu yetişiyor.Yüzlerinde gülümseme, davranışlarında saygı eksik değil.Kıskanç,ısrarcı,tutturan çocuklar değiller.Özgüvenleri çok yerinde,oyun oynarken paylaşmayı biliyorlar.Asla kavga etmiyorlar.Bu bir ütopya değil.Benim şahit olduğum ve gıpta ettiğim, günümüz Türkiyesinde az rastlanan, gerçek ve örnek bir anne ve aile.

Hangi müdür, asgari ücretle, 6 kişilik bir aileyi bir ay boyunca mutlu mesut yaşamlarını sürdürebilecek ve hiçbirşeyden geri kalmayacak şekilde kaynak kullanımında bulunabilir?

Sözün özü,bir müdürden daha kıvrak zekalı biri varsa o da bir annedir.!!!

 
Toplam blog
: 167
: 1867
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

01/06/1967 Rize/fındıklı doğumlu olmama rağmen doğum yerimi hiç görmedim. Türkiye'nin hemen her ilin..