- Kategori
- Spor
Bir Öğretmen Nasıl Ölür?

Bu ölümle birlikte, atanmayı bekleyen öğretmenlerin “bir öğretmen beklerken nasıl ölür” listesine yeni bir yöntem daha eklenmiş oldu
Pazartesi akşamı Murat Karabaş’ın ölüm haberini aldık. 29 yaşındaki Murat, 1.500, 5.000 ve 10.000 metrelerde Türkiye şampiyonlukları olan bir sporcuydu. Ölüverdi ömrünün baharında!
Bu sütundan birçok kez sporcu ölümlerini ve endüstriyelleşen mesleklerinin onları nasıl ölüme zorladığına dair yazılar paylaştım sizlere. Şimdi de bir atletin genç yaşında ölümünden bahsediyorum…
Sakın yanlış anlamayın. Murat Karabaş, öyle Temmuz sıcağında tartan pistte çatlarcasına koşarken ya da kondisyon salonunda kardiyo yüklemesi yaparken ölmedi. Muğla’nın Bodrum ilçesindeki bir okulun inşaatında çalışırken öldü Murat Karabaş. İzolasyon çukuru kazarken tonlarca toprak ve molozun altında kalarak can verdi…
Tabii akla gelen ilk soru, ”Defalarca Türkiye şampiyonu olmuş bir atletin metrelerce derinlikteki bir çukurda işi neydi?” oluyor…
Cevabı bulmanız, soru sormaktan daha kolay aslında. Murat’ın ölüm haberini yapan her gazetede görebilirsiniz o cevabı. Ekmek parası…
Her ölüm soğuktur elbette. Her ölümün acısı ve büyüklüğü onu çekenin bileceği şeydir. Ama ne yalan söyleyeyim Murat’ın ölümü sadece bir ölüm değil, utanma ve hesap sorma arasında bir ölümdür benim için. Ve bu topraklarda utandıran ölümleri sıkça görürüz biz…
Evet, ekmek parası için öldü atlet Murat. Ama bildiği işi yaparken ölmedi o. Türkiye şampiyonu bir sporcu olarak kazma salladığı çukurda göçük altında kalarak öldü!
Böyle bir olay düz bir yerde gelseydi başına, muhtemelen koşarak uzaklaşacaktı oradan. Çünkü Murat koşmayı biliyordu. 8,5 metrelik bir izolasyon çukurundan zıplamayı değil…
Tahminim o ki; Murat’ın hayali ağabeyinin yanında inşaat işçisi olmak falan da değildi. Bir çukurda kazma sallarken can vermek ise hiç değil. Çünkü o bir sporcuydu. “Milli” bir sporcu!
Ege Üniversitesi Beden Eğitim ve Spor Meslek Yüksekokulu mezunu (BESYO) olduğu için her öğretmen adayı gibi o da girmiş olduğu KPSS sınavından gelecek sonucu bekliyordu. Beden eğitimi öğretmeni olacaktı. Ancak hayat kimseyi beklemiyor. Geçinebilmek, daha doğrusu yaşayabilmek için para gerekiyor. Üstelik yeni nişanlandığı için Murat’a acil para gerekiyordu…
Çalışması şart olduğundan abisinin yanında işe başladı o da. En azından KPSS’den gelecek olan müjdeli habere kadar inşaat işçiliği yapmanın ne sakıncası olabilirdi ki? Ama oldu…
Oldu ve öldü!
Bu ölümle birlikte, atanmayı bekleyen öğretmenlerin “bir öğretmen beklerken nasıl ölür” listesine yeni bir yöntem daha eklenmiş oldu.
Milli bir sporcunun, bir şampiyonun ve bir öğretmenin utanılacak ölümüdür bu yazdığım. Sendikasız bir sporcu, atanamayan bir öğretmen ve iş güvenliği olmayan bir inşaat işçisi olması ise hesap sormamız gereken kısmıdır…
Not: Bu yazı, olayın üzerinden 24 saat geçtikten sonra yazıldı. Ama ne yazık ki Murat Karabaş’ın ölümü Atletizm Federasyonu’nun sitesinde henüz haber bile olamamıştı!