Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
821
 

Bir paket şehriyeden, ne kadar çorba olur?

Bir paket şehriyeden, ne kadar çorba olur?
 

Evliliklerin ilk yılları her yönden tecrübesizliklerle dolu günlerdir. Bunu her alanda belli edersiniz ya da evde yaptığınız işlerden çevreniz bunu kolayca anlayabilir..

Evliliğin ilk zamanlarında hani eş dost sizi yemeğe davet eder, sizde davete icabet gerektirir deyip gidersiniz.. Fakat bu gidişlerin bir de dönüşlerini olacağını o zamanlar pek kestiremezsiniz.. Sonra davet edenlerin, sizinde davet etmeniz gerektiğini düşününce, suratınız birazcık asılır.. Asılmasının sebebi, ev konusunda yemek konusunda henüz tecrübesiz oluşunuzdandır.. Telaşa kapılırsınız ağırlama konusunda..

İşte böyle davet karşılığı olarak bende yakınlarımı bir akşam yemeğe davet etmiştim.. Kolay olarak ne yapayım diye düşünürken, şehriyenin kolay ve çabuk piştiğini eş dost sohbetlerinden biliyordum.. Biliyordum fakat ölçüsünün ne olacağını, ya da şehriyenin pişince çoğalacağını nerden bilebilirdim..

Şehriye çorbası yaparım, patates köfte yaparım vs.. vs gibi yapabileceğimi tahmin ettiğim yemekleri kafamdan geçirip bunları yapmaya karar vermiştim. Kolay ve çabuk olacak diye düşündüğüm çorbanın malzemesini hazırlayıp orta boy bir tencerede salçasını kavurduktan sonra suyunu ve şehriyesini içine koydum..

Siz şimdi şehriyeyi normal ölçülerde koyduğumu düşünüyorsunuzdur değil mi?

Yanılıyorsunuz!!!!

Tecrübesiz ben, orta boy tencereye bir paket şehriyeyi boşalttım.. Ama ben ne yapabilirim ki... İlk başta suyun dibinde normal görünüyorlardı.. Su kaynamaya başladıkça şehriyeler pişti... Şehriyeler piştikçe kocaman şişti... Şiştikçe tencere almamaya başladı..

Elim ayağıma dolandı, çareyi bir boy büyük tencereye aktarmakta buldum...

Yine aynı hazin son bu tencerede de başıma geldi... Bu tencere de yetmedi... Ondan ona, ondan ona aktarım yapıp dururken bir yerler de bir hata yaptığımı da düşünüyordum..

Çorbayı (!) en son 5 litrelik bir tencereye aldığımı hatırlıyorum.... Tabi sonuç mükemmel değildi... O tencereden o tencere aktarıp duruken şehriyeler de harap olmuştu...

Akşam yemekte servis yaparken, herkesin yüz ifadelerini pür dikkat inceliyordum. Tepkilerini ölçmek için.. Eşim tabiki bu fırsatı kaçırmayıp, gelenlere çorbadan istediğiniz kadar içebilirsiniz nasıl olsa 5 litre daha var diye espirilerde bulunuyordu.. 5 litre şehriye çorbası, tuzu unutulmuş köfte ve diğer yemekler o gün hatır için yendi... Büyüklerin ağzından da ''Acemilik olur böyle şeyler, zamanla alışır elinin ölçüsünü bulursun dediler''...

Bazen o günü hatırlar hatırlar güleriz.. Çokkk yol katetmişin diye beni överler....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hala yemeğe tuz koymayı unuturum,çamaşırları makinada,misafirlere çay koymak benim için deveye hendek atlatmaktan daha zor.en komiğide şu bu nu bir yerde kesin yazmalıyım:) zamanın da 39 derece ateşle yatıyor aynı zamanda hafta sonunu çamaşır dağımı eritmeye ayırmışım.bir koltukta iki karpuz misali çamaşırları attım yatak odasında inliyorum.canım eşimde ay hayal ne yapsak hastaneye mi gitsek?? derken bir fırlayış kalktım yerimden o da şaşırdı makinaya ne deterjan ne de yumuşatıcı koymuşum.bütün naz boşa gitti.bende günün geri kalanını hastanede geçirdim.o heyecanla ateşim daha da yükselmiş.off offf napçam ben bu acemiliklerimi:) sevgiyle kalın. H.A.

HAYAL ARSLAN 
 29.01.2007 12:44
Cevap :
:)) oluyor başlarda böyle ufak tefek(!!!) aksilikler..Zamanla tecrübe kazanıyorsunuz..Sizde atlatırsınız sevgiler.  29.01.2007 14:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 529
Toplam yorum
: 2369
Toplam mesaj
: 481
Ort. okunma sayısı
: 3740
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

İstanbul'da doğmuşum... Dünyalar tatlısı bir kızım var... Herkesi kolay kolay sevemem... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster