- Kategori
- Siyaset
Bir Politikacı Anıtıdır; Adnan Keskin

“ Padişah özentilerine, bir rüzgarla dağılacak korku İmparatorluğuna karşı; Şimdi el ele vermek, ayrılıklara düşmeden, birbirimize sımsıkı sarılmak, kenetlenmek zamanıdır…” Adnan KESKİN
Sığ ve sağ politikacıların deyişiyle, “ Toplumsal gelişmenin ekonomik gelişmenin önüne geçtiği “ yıllar olan 1970’li yıllarda tanıdım kendisini. CHP Denizli il başkanı olarak görev yapıyordu. Gülen yüzüyle, bilge kişiliği ile ışıldayan bakışlarıyla bir görev ve halk adamıydı.
12 Eylül askeri darbesine ve sonuçlarına şiddetle karşı çıkan politikacılardan biriydi. Bu tavrını 12 Eylül 2010’da Anayasa değişiklikleri için yapılan halkoylaması ve öncesinde de sürdürdü. Bazı arkadaşları gibi görev verilmesini beklemeden, çalmadık kapı dolaşmadık köy kasaba bırakmadı.
1980 öncesinde de Anadol marka arabasıyla karış karış Anadolu’nun her yerini taradı. CHP’de gençlik kolları başkanı olarak başlayan siyasal yaşamını milletvekili, CHP Genel Sekreteri ve kısa süreli Bayındırlık ve İskan Bakanı olarak sürdürdü. Getirildiği bütün görevlere emeğiyle, hakkıyla, dişiyle tırnağıyla mücadele ederek geldi.
Genel başkan Deniz Baykal’la parti yönetimi anlayışlarının farklılık göstermesi nedeniyle bir dönem politikadan ayrı kaldı. 2007 Genel seçimleri öncesinde RTE’nin partililerine Denizli’de Adnan Keskin’e dikkat edin, onunla karşı karşıya gelmeyin diye talimat verdiğini ve daha sonra da Ertuğrul Günay ile birlikte milletvekilliği ve bakanlık önerildiğini biliyoruz. Ancak O, siyasal ikbal uğruna memleketini, halkını, dostlarını satacak adam değildi. Tüm vaat edilenleri elinin tersiyle itti. Türkiye İş Bankası yönetim kurulu üyeliğine getirildi.
Yerel seçimler öncesi Deniz Baykal’ın, referandum öncesi Kemal Kılıçdaroğlu’nun mitingleri esnasında her adı anıldığında kopan alkış fırtınası, Denizlililerin Adnan Keskin’e olan sevgi, saygı ve sahip çıkmalarının ifadesiydi.
CHP milletvekili adaylarını önseçimle belirleme kararı alırsa aday olduğunu açıkladı. Köy, kasaba , mahalle ve ilçeleri dolaşırken önseçim yapılmasa bile aday olması yönünde isteklerle karşılaştığında söz verdim, ağzımdan çıktı bir kere “ Önseçim yapılmazsa aday değilim” dediğine tanığım. Aday olmama olasılığı olduğu halde Denizli’yi köy köy, mahalle mahalle, belde belde, ilçe ilçe bıkmadan yorulmadan defalarca dolaştı. Ülkemizin ve halkımızın içinde bulunduğu durumu ve bu durumda kurtuluş yollarını anlattı.
3 Nisan 2011 tarihinde yapılan önseçimde; hepsi birbirinden değerli, birbirinden çalışkan, birbirinden özverili, birbirinden yurtsever, birbirinden kararlı, halkçı, devrimci, cumhuriyetçi aday adayı arasında, ikinci sırada seçilen adaydan bin küsur oy daha fazla oy alarak siyasette çalışmanın önemini göstermiş oldu. Denizli CHP üyeleri de verdikleri oylarla çok az insana nasip olacak biçimde, Adnan Keskin’in onurlu duruşunu ödüllendirerek, O’na bu onuru yaşattılar.
Şimdi de Denizli halkı; 12 Haziran’dan sonra kurulacak olan CHP iktidarında bakan olmasını istediği ve beklediği politikacı anıtı Adnan abisinden, küreselleşme aktörlerinin oyununu bozma, yaratılan korku imparatorluğunu sonlandırma, çağdaş, bilimsel eğitim düzenini hakim kılma, yalan, talan ve soygun düzenine son verilmesi çalışmalarına katkıda bulunarak Türkiye için ve Denizli için hizmet bekleme moduna girdi.