- Kategori
- Blog
Bir şey yazmalı...

Umut vermek yerine, yapılacak çok az şey kaldığını hatırlatan bir şarkı gibi gelmiştir bana hep, özellikle cumhuriyet mitinglerinde tekrar hatırlanıp ritmine coşkuyla eşlik edilen Moğollar bestesi; “Bir şey yapmalı..”
Bu gün sabah yine, bir zamandır alışkanlığım olduğu gibi, “Milliyet Blog” ana sayfasını açtığımda; yarışsak mı/yarışmasak mı konulu blog yazılarını görünce ve dahi bazı sevdiğim yazarların bu nedenden “bloglarımı da alıp gidiyorum” şeklindeki, benim için üzüntü veren, yazılarını okuyunca (Tabi sadece yarışma değildir bu karar aşamasına gelinmesinde etken, süreci belirleyen pek çok başka sebep de vardır).. Daha da fazla umutsuzluğa kapılmadan kendi adıma, "bir şeyler yazmalı" bu konuda diye düşündüm..
Ama nereden başlamalı?
Burada yazılanların raiting’ini arttırıcı “sanal dokunuşların” bundan önceki on günün konusu olması ve çoğu blog dostunun bu durumla ilgili rahatsızlıkları düşünüldüğünde “yangının üzerine körükle mi gidildi” diye düşünmemek elde değil bu “yarıştırma” işi ile..
Posta kutuma yarışmanın duyurusu ile ilgili mektup ilk düştüğünde ben böyle düşündüm en azından.. Ve bunu, bu platformun, bir üyesi olarak söylemek durumundayım; bu yarışmaya karar verenlerin “bloglarda kalite ve özgünlüğü arttırma” öngörüsü ne yazık ki gerçekleşmeyecektir.. Niyet çok yerindedir, ancak yöntem, teorideki amacı pratiğe taşımayacaktır..
Hepimizin burada bir yazma nedeni var elbette.. Ve o nedenler ortadan kalktığında “yazmamak” özgürlüğümüz de tabi ki.. Ancak Milliyet Blog editörlerinin burada katılımı azaltıcı, en azından bazı katılanların hevesini kırıcı bir uygulama içinde olmalarını yanlış bir yaklaşım olarak değerlendiriyorum..
Yazarlarının varlığı ve etkinliği ölçüsünde ve pek tabii sağlam “Milliyet” çatısı ile bu güne kadar son derece güzel gelişen bu blog, yine aynı yazarların karşı ya da taraf duruşu ile kendi iç dinamiğini doğrudan etkileyen bu “yarışma” için yeniden bir karar vermelidir diye düşünüyorum..
Bu yazdıklarım bireysel duruşumu da göstermek adınadır tabi ki.. Burada benden çok daha uzun süredir yazıp da, yaşanan sürecin etkisi ile yol ayrımına gelenlerin kaygılarını da aklımın bir köşesinde saklayıp, şimdiye kadar yaptığım gibi, bloglarımın olduğu şişeleri denize bırakmaya devam edeceğim, belki okunur düşüncesi ile, sanki “hiç yarışılmıyormuş” gibi..
Sevgi ile kalın..