​ Bir şiir, bir şarkı / Edebiyat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '08

 
Kategori
Edebiyat
 

Bir şiir, bir şarkı

Bir şiir, bir şarkı
 

Gemiler gidiyor...


Sonunda youtube açıldı, sonra tekrar kapandı. Açıldı, kapandı. Artema reklamı sanki. Ve sürecek...Sadece şarkı-türkü-ezgileri değil, ülkemizin çeşitli yörelerini görüp tanıyacak hayvan dostlarımızın hünerlerini, çocukların yaramazlıklarını, gençlerimizin beste çalışmalarını, merakla ve hayranlıkla izleyecektik. Ayrıca dünyanın bir başka köşesinden yüklenen ilginç video görüntülerini de izlemekten yoksun kaldık. Youtube bir paylaşım sitesi.

Youtube'a takımlarımızla ilgili onbinlerce videonun yüklendiğini biliyormusunuz?

Spor etkinlikleri başta futbol, basketbol ve diğerleri ile bir çok video görüntüleri de youtube'da.

Güzel ilahîleri, duaları da youtube'da dinleyip izleyebilirsiniz.

Aziz Ata'mızın, bayrağımızın, ülkemizin, insanlarımızın yer aldığı video görüntüleri de youtube'da.

Aramakla bitmeyecek milyonlarca video görüntüleri youtube'da.

Özellikle müzik alanında bir çok video bulunduğu için youtube benim favorilerimden. Son zamanlarda çokça eklenen şiirler de ilgimi çekmeye başladı hele ki Milliyet Blog'da şiirlerin yayınlanmasına izin verildikten sonra şiirden ayrı bir haz aldığımı itiraf etmek isterim. Şiir yazamıyorum ama tanınmış şairlerimizin bilinen şiirlerini
dinletmek için yine youtube sayfalarında dolaştım.

Fazla söze gerek yok, seçtiğim şiir Cemal Süreya'dan;

Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
Elimde, elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara
Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz
"Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz".
Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere
O gülün yüzü gülmüyor sensiz
O köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı
Hepten hüzünlü bu günlerde
Gür ve coşkun bir günışığı dadanmış pencereye
Masada tabaklar neşesiz
Koridor ıssız
Banyoda havlular yalnız
Mutfak dersen - derbeder ve pis
Çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş
Vantilatör soluksuz
Halılar tozlu
Giysilerim garta ve şurda burda
Memo´nun oyuncak sepeti uykularda
Mavi gece lambası hevessiz
Kapı diyor ki açın beni kapayın beni, açın beni kapayın beni
Perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
Radyo desen sessiz
Tabure sandalyalardan çekiniyor
Küçük oda karanlık ve ıssız
Her şey seni bekliyor her şey gelmeni
İçeri girmeni
Senin elinin değmesini
Gözünün dokunmasını
Ve her şey tekrarlıyor
Seni nice sevdiğimi

Cemal Süreya

Şiiri dinlemek için tıklayınız.

http://fizy.org/yhTLy0vIbced

Şarkyı Suavi seslendirecek ;

"... eski bir madende göçük gibiyim,
toprağın altında kalabilirim,
kim vurduya gitmesin, aşkıma ses ver
uçarı değilim
kadir bilirim..."
Yalı Çapkını

http://fizy.org/yiwsBy85u@fZ




NOT :

5 Nisan 2008 Cumartesi
günü MBHO için tabelamızı dikeceğiz. Saat 11:00 de Karşıyaka Orman Müdürlüğü'nde buluşalım. Konu ile ilgili Sayın Yusuf Aysan'ın blogu;

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=98109

Bu arada THK Yangın Uçağı alım kampanyasına katılmak için tüm operatörlerden yangın yazıp 3919 ' a gönderin. Bedeli 6 YTL'dir. Ülkemize katkısı, yemyeşil ormanlar. Daha fazla bilgi için :

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=97741


 
Toplam blog
: 240
: 2494
Kayıt tarihi
: 13.04.07
 
 

6 Mayıs, bir Hıdırellez günü "Merhaba dünya" demişim. Geçen elli küsur yıl. Bir şarkı vardır Osma..