- Kategori
- Gündelik Yaşam
Bir taş mı attık?

Harika bir yapıya sahibiz. Hiç diğer canlılara benzemiyoruz. Belki fazla düsündügümüz / düsünmediğimiz için mi! Her şeye çarçabuk alışıyoruz. Bilmem hatırladınız mi? Bir kaç ay evvel bir mürebbiye baktığı çocuğu, ekranlarda nasıl dövmüsdü. Bütün anne babalar gizli kameralar koymuştu, acaba bizim çocuğumuzun başına gelir mı diye.
Sonra gene ekranlarda bir yetiştirme yurdunda yapılan işkenceler, dövülen çocuklar.
Bir de hastanelerde temizlik işçilerin doktor nezareti altında "doktorculuk oynamaları".
En bakıma ihtiyacı olan, aklı rahatsızlıkları olan hastaların hademeler "temizlik işçileri" tarafından bakımları.
Dayak işkence.
Hemen baş hekimin uzaklaştırılması, bir iki kişinin sorgulanıp işine son verilmesi.
Problem bir ikinci gizli kameraya kadar cözülmüstür.
Bir zaman sonra da artık alışmış olduğumuz için, gizli kamera ekibinin bile ilgilendireceği bir konu olmayacaktir..
- Değiştir şu programı hep aynı şeyler.
- Sanki değişen bir şey var da!
Tık, başka program. Neden mi? Bizler insanız, biz çok çabuk alışıyoruz.
Mesela alışamadığım bir konu; O kadar lise mezunumuz, eğitim almış gençlerimiz ünüversite şansını kaybetmiş sokaklarda erirken, ihtiyaç olan yerlere neden yapılacak olan seminerlerle yetiştirilmez? Daha buna benzer sayabileceğim o kadar örnek var ki, böyle teşebbüsleri görememeğe alışamadım.
Sakın böyle şeylerin yalnız ülkemizde olduğunu sanmayın, bu gün Avrupa ülkelerinde de böyle olaylar olmaktadır. Bu durum bir kere ekrana taşındığı taktirde, bir daha böyle bir şey ekrana gelmez. O kanayan yara tedavi yönü yerine kesilip atılır. Artık ortada tedavisi mümkün ölmayacak bir yara yoktur.
Saygılarla.