- Kategori
- Futbol
Bir varmış bir yokmuş

Ismail ikinci yarının en iyisiydi
Maçın ilk golü 23.dakikada geldi. Bu gol geliyorum diyordu zaten. Beşiktaş'ın solu dökülüyor, takımın önü ile arkası birbirine bağlanmıyor. Metin Tekin yorumcu olarak Veli'ye veryansın ediyor ama bu işleri daha tepeden görerek çözebilen, Güntekin Onay " Quaresma da hiç geri gelmiyor " diye ekliyordu...
Ben geçen haftalarda bunu hep yazdım, çokça yazdım. Geçen aylarda da yazıyordum, bu sayfaya yazmadan önce de hep yazıyordum : Quaresma'nın bulunduğu kanat çöküyor özeti ile...
Quaresmalı Beşiktaş, Bursa'da rakip 10 kişi kaldığı halde varlık gösteremiyor, ama kırmızı kart görüp oyundan çıkıyor, 86. dakika itibari ile 1-0 geride olan Quaresmasız Beşiktaş, Holosko ve Sivok'un golleri ile maçı 2-1 kazanıyordu. Maç sonunda Sivok, LigTV'ye verdiği demeçte üstü kapalı Quaresma'yi hedef gösteriyor " mücadeleci oyuncular sahaya girince maçı kazandık " diyor, merkez stüdyodaki Mustafa Denizli'ye " ne olur hocam iyileş de dön takımın başına " der gibi gözleri doluyordu...
***
Ligin ilk yarısının sonuna doğru sakatlanan Quaresma, takımdan ayrılıp Portekiz'e tedavisi için gidince ve bu sakatlığı da uzayınca Beşiktaş, Fernandes'in takıma muhteşem dönüşü ile 12 maç yenilmiyor ama sakatlık bitip " nerdesin oglum sen " pankartı açan trivela sever taraftarına dönüp, takıma katıldığından beri Beşiktaş, 8 maçta, 6. yenilgisini de bu gece alıyordu...
Hatta bu 12 maçlık dönemde " bir de bu takıma Quaresma dönünce çok daha iyi olacak " diyenlere " oluşmuş takım kimyasını bozar ' diye bu satırların yazarı şiddetle karşı çıkıyor, her yazısında Carlos Carvalhal'ı, Qauresma konusunda uyarıyor ve hatta LigTV'deki yorumculuk haftalarında Mustafa Denizli " Quaresma dönünce, Fernandes bu kadar etkili olamaz, çünkü Fernandes'in dikine pasları işe yaramaz, Quaresma hep en dışta topu ayağına bekledigi için" diyordu...
Ve aslında zurnanın zırt dedigi an Mersin İY maçında oluyor, sonradan oyuna giren ve her halinden oynamak istemediğini belli eden Quaresma, kasti bir tekme atarak, tahammüden, planlı bir kırmızı kart daha görüyor, bilerek ve isteyerek takımının Kadiköy'deki derbisine çıkmıyordu...
Ama cezası biter bitmez Carlos bu ihaneti görmezden gelerek, onu derhal ilk 11'de Braga'da oynatıyordu.
İste o an, o güne kadar yine kör topal gelen takımla, Quaresma'nın ilişkisi tamamen kopuyor, Fabian Ernst'in saha içinde tepkileri başlıyor, Ersan maç sonu beyanında ayan beyan Quaresma'yı suçluyor ve son Atletko maçından sonra bu halkaya Ismail Köybaşı de ekleniyordu..
***
Bir oyuncunun takımı nasıl zehirlediğinin canlı kanıtının yaşandığı maç ise bu geceki Atletiko maçı oldu...Ilk yarı nerdeyse yeni bir 8-0 mı geliyor dedirten bir takım, ikinci yarı nasıl olduysa soldaki zaafiyetin faturasını Veli'ye değil, Quaresma'ya çıkarmayı başaran Carlos Carvalhal'ın onu oyundan alması ile takımın dişlerinin birbirine bağlandığı hale dönüyordu.
1 oyuncunun disiplinsizliğı ve takım oyunculuğundan uzak yapısının, bir takımın tümünün nasıl etkilediğini " live " versiyonu yaşanıyordu...Quaresmali Beşiktaş 3-0 maglup, Quaresmasız Beşiktaş ise disiplinli ve takım gibi oynarak devreyi 1-0 önde kaptıyordu...
Evet...
Bir yanda Quaresmasız takım ve istatistikler, diğer yanda ise Quaresmasız takımın görüntüleri...Birileri de çıkmış hala diyorki, Quaresma neden çıktı, takımın gole ihtiyacı varken?
E elinin körü...
Quresmalı takım 3-0 mağlup, Quaresmasız takım 1-0 galip...Quaresmalı takım 8 maçta 6 yenilgi alıyor, Quaresmasız takım 12 maç yenilmiyor, Quaresmalı takım Bursa'da 85 dakka 1-0 mağlup, Quaresmasız takım son 5 dakka 2-0 galip...
Stoch 10 gol atmiş, Grosicki 7, Emre Çolak 5, Doka 5...
Quaresma 3 ; biri penaltıdan, ikincisi serbest vuruştan, üçüncüsü ise attığı ortanın tesadüf rakibe çarpması sonucu...
Istatistik tarafı böyle, hatica tarafı ise takıma verdiği zarar ile yukarda ve bir dolu yazımda..
E işte o yüzden elinin körü işte...
Umarım bu Quaresma'nın son Beşiktaş formalı oyunu olur...